Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Sâd Sûresi 51–88. Ayetler

51–88. AyetlerSayfa 2 / 2
51

مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ وَشَرَابٍۢ

Orada koltuklarına kurulmuşlar, birçok meyve ve içecek isterler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مُتَّكِـِٔينَ(koltuklara) yaslanılar
فِيهَاorada
يَدْعُونَisterler
فِيهَاorada
بِفَٰكِهَةٍۢmeyva
كَثِيرَةٍۢbir çok
وَشَرَابٍۢve içki

Kendileri için süslenmiş koltuklara kurulup, hizmetçilerinden kendilerine canlarının çektiği çeşit çeşit meyvelerden ve arzuladıkları şarap ve diğer içeceklerden ikram etmelerini isterler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

۞ وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ أَتْرَابٌ

Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş yaşıt eşler vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَعِندَهُمْve yanlarında (vardır)
قَٰصِرَٰتُ(eşlerine) diken
ٱلطَّرْفِbakışlarını
أَتْرَابٌyaşıt dilberler

Yanlarında eşlerinden başkasına bakmayan, onları terk edip başkasına gitmeyen aynı yaşta eşler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ ٱلْحِسَابِ

İşte hesap günü için size vadedilen budur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte budur
مَاşey
تُوعَدُونَsize söz verilen
لِيَوْمِgünü için
ٱلْحِسَابِhesap

Ey muttakiler! İşte bunlar kıyamet gününde dünyadayken yapmış olduğunuz salih amellerinize karşılık size vadedilip mükâfat olarak verilen şeylerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

إِنَّ هَٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُۥ مِن نَّفَادٍ

Şüphesiz bu, bizim (ihsan ettiğimiz) rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّdoğrusu
هَٰذَاbu
لَرِزْقُنَاbizim rızkımızın
مَاyoktur
لَهُۥonun
مِنhiç
نَّفَادٍbitip tükenmesi

Şüphesiz bu zikrettiğiz mükâfat, kıyamet gününde muttaki kullarımıza verdiğimiz rızkımızdandır. İşte onlara verilen bu rızık devamlıdır, hiç kesintiye uğramaz ve sona erip bitmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

هَٰذَا ۚ وَإِنَّ لِلطَّٰغِينَ لَشَرَّ مَـَٔابٍۢ

Bu (takva sahipleri içindi; ama) azgınlar içinse muhakkak varılacak kötü bir yer vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاbu böyledir
وَإِنَّve fakat elbette
لِلطَّٰغِينَazgınlara vardır
لَشَرَّen kötü
مَـَٔابٍۢbir gelecek

Bu zikredilen, muttakilere verilen mükâfatlardır. Küfür ve günahlarla Yüce Allah'ın hudutlarını aşan kâfirlere ise muttakilere verilen mükâfatların zıddı olan bir karşılık vardır. Kıyamet gününde kendisine dönecekleri en kötü yerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

Cehennem. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
جَهَنَّمَcehennem
يَصْلَوْنَهَاoraya girerler
فَبِئْسَne kötü
ٱلْمِهَادُbir döşektir

Bu ceza her taraflarını saran cehennem ateşidir. Onun sıcaklığı ve alevinden şikayet ederler. Orada onlar için kalacak yer vardır. Orası ne kötü bir kalma yeridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

هَٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌۭ وَغَسَّاقٌۭ

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte
فَلْيَذُوقُوهُonu tadsınlar
حَمِيمٌۭkaynar
وَغَسَّاقٌۭve kokuşmuşdur

Bu azap son derece sıcak bir su ve cehennemde azap görenlerin bedenlerinden akan irindir, ondan içsinler. O susuzluğu gidermeyen içecekleridir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَءَاخَرُ مِن شَكْلِهِۦٓ أَزْوَٰجٌ

O türden başka çeşit çeşit (azap) daha vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَءَاخَرُve daha başka (vardır)
مِنona (azaba) benzer
شَكْلِهِۦٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَزْوَٰجٌçeşit çeşit

Ve onlar için bu türden başka azaplar da vardır. Ahirette onların azap göreceği çeşit çeşit azaplar vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

هَٰذَا فَوْجٌۭ مُّقْتَحِمٌۭ مَّعَكُمْ ۖ لَا مَرْحَبًۢا بِهِمْ ۚ إِنَّهُمْ صَالُوا۟ ٱلنَّارِ

(Kendi aralarında şöyle derler:) “İşte şunlar sizinle beraber (elim ateşe) girecek olanlardır.” (Zalimler ise der ki:) “Onlar rahat yüzü görmesinler! Onlar (da bizim gibi) ateşe gireceklerdir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَٰذَاişte şunlar
فَوْجٌۭguruptur
مُّقْتَحِمٌۭ(cehenneme) girecek
مَّعَكُمْsizinle beraber
لَاyoktur
مَرْحَبًۢاmerhaba
بِهِمْonlara
إِنَّهُمْonlar
صَالُوا۟gireceklerdir
ٱلنَّارِateşe

Cehennem ehli cehenneme girdiklerinde husumet sahiplerinin arasında bulunan sayıp sövme bunlar arasında da vuku bulur. Bazısı bazısından uzak olduğunu belirtir. Hatta bazıları şöyle derler: "Bu cehennem ehlinden bir grup ve sizinle beraber cehenneme girdiler." Onlar da buna şöyle cevap verirler: "Onlar rahat yüzü görmesinler. Muhakkak onlar da bizim cehennem azabını tattığımız gibi azabı tatsınlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

قَالُوا۟ بَلْ أَنتُمْ لَا مَرْحَبًۢا بِكُمْ ۖ أَنتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا ۖ فَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ

(Zalimlere uyanlar ise:) “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin. Onu bize siz sundunuz. Ne kötü bir yerdir.” diyeceklerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler ki
بَلْhayır
أَنتُمْasıl size
لَاyoktur
مَرْحَبًۢاmerhaba
بِكُمْsize
أَنتُمْsiz
قَدَّمْتُمُوهُbunu önümüze getirdiniz
لَنَاbizim
فَبِئْسَne kötü
ٱلْقَرَارُdurak

Tabi olan grup, tabi oldukları efendilerine şöyle derler: "Bilakis siz ey kendilerine tabi olduğumuz efendiler! Asıl size rahat yüzü olmasın, bizi dalalete sürükleyip yoldan çıkararak bu elim dolu azaba çarptırılmamıza siz sebep oldunuz. Bu yer ne kötü bir yerdir. Bu kötü olan yer bizim ve sizin hepimizin yeri olan cehennem ateşidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

قَالُوا۟ رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًۭا ضِعْفًۭا فِى ٱلنَّارِ

“Rabbimiz! Kim bunu bizim önümüze sürdüyse, onun ateşteki azabını kat kat arttır.” derler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
رَبَّنَاRabbimiz
مَنkim
قَدَّمَönümüze getirdiyse
لَنَاbizim
هَٰذَاbunu
فَزِدْهُonun artır
عَذَابًۭاazabını
ضِعْفًۭاbir kat daha
فِىateşteki
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Tabi olanlar: "Ey Rabbimiz! Bizlere hidayet geldikten sonra kim bizi saptırdıysa; onun ateşteki azabını kat kat artır." derler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

وَقَالُوا۟ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالًۭا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلْأَشْرَارِ

Derler ki: "Ne oluyor da, kendilerini kötülerden saydığımız adamları göremiyoruz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالُوا۟ve dediler
مَاne oldu ki?
لَنَاbize
لَاgörmüyoruz
نَرَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
رِجَالًۭاadamları
كُنَّاsaydığımız
نَعُدُّهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنَkötülerden
ٱلْأَشْرَارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kibirli ve zorba olan müşrikler şöyle derler: "Bize ne oldu da dünyada kötü saydığımız ve azabı hak eden adamları burada göremiyoruz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

أَتَّخَذْنَٰهُمْ سِخْرِيًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ ٱلْأَبْصَٰرُ

Biz onlarla alay ederdik. Yoksa gözler mi onlardan kaydı (da göremiyoruz)?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَتَّخَذْنَٰهُمْhani onları edinirdik
سِخْرِيًّاalay konusu
أَمْyoksa
زَاغَتْkaydı (mı?)
عَنْهُمُonlardan
ٱلْأَبْصَٰرُgözler(imiz)

Bizler onlarla alay etmemiz ve onları küçümsememiz konusunda hata mı ettik? Onları cehennemin azabını hak edenler olarak burada göremedik? Yahut onlar hakkında yapmış olduğumuz alayımız ve küçümsememiz yerinde ve doğru idi. Onlar cehenneme girdiler ama gözlerimiz onlardan kaydığı için onları göremedik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

إِنَّ ذَٰلِكَ لَحَقٌّۭ تَخَاصُمُ أَهْلِ ٱلنَّارِ

İşte cehennem halkının birbiriyle olan bu tartışması kesin gerçektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmutlaka
ذَٰلِكَbu
لَحَقٌّۭgerçektir
تَخَاصُمُtartışmasıdır
أَهْلِhalkının
ٱلنَّارِateş

Şüphesiz size bu zikredilen kâfirlerin kıyamet gününde olan tartışmaları şek ve şüphesiz kesin bir gerçektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٌۭ ۖ وَمَا مِنْ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ

De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Tek ve Kahhâr olan Allah’tan başka bir (hak) ilah yoktur."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
إِنَّمَآancak
أَنَا۠ben
مُنذِرٌۭbir uyarıcıyım
وَمَاve yoktur
مِنْhiçbir
إِلَٰهٍtanrı
إِلَّاbaşka
ٱللَّهُAllah'tan
ٱلْوَٰحِدُtek
ٱلْقَهَّارُkahreden

Ey Muhammed! Kavmindeki kâfirlere de ki: "Şüphesiz ben, Allah'ı küfrünüz ve resulleri yalanlamanız sebebiyle başınıza gelecek azaptan sizi uyaran bir uyarıyıcıyım. Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan başka ibadeye layık hak ilah yoktur. Azametinde, isimlerinde ve sıfatlarında tek olan O'dur. O, her şeye galip gelendir. Her şey O'na boyun eğip itaat eder."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

(O) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir, çok güçlüdür, çok bağışlayandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبُّRabbidir
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
وَمَاve olanların
بَيْنَهُمَاikisi arasında
ٱلْعَزِيزُdaima üstündür
ٱلْغَفَّٰرُçok bağışlayandır

O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O, mülkünde kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz, kullarından tövbe edenlerin günahlarını bağışlayan Gaffâr'dır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

قُلْ هُوَ نَبَؤٌا۟ عَظِيمٌ

De ki: "Bu (Kur'an), büyük bir haberdir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
هُوَO
نَبَؤٌا۟bir haberdir
عَظِيمٌbüyük

Ey Resul! Bu yalanlayanlara de ki: "Şüphesiz Kur'an, şanı çok büyük bir haberdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

أَنتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ

Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنتُمْsiz
عَنْهُondan
مُعْرِضُونَyüz çeviriyorsunuz

Siz ise önemi çok büyük olan bu haberden yüz çeviriyorsunuz, ona dönüp bakmıyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

مَا كَانَ لِىَ مِنْ عِلْمٍۭ بِٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰٓ إِذْ يَخْتَصِمُونَ

Yüce topluluk (mele-i a'la) aralarında tartışırlarken benim hiçbir bilgim yoktu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاyoktu
كَانَbenim
لِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْhiçbir
عِلْمٍۭbilgi(m)
بِٱلْمَلَإِtopluluk
ٱلْأَعْلَىٰٓyüce
إِذْsırada
يَخْتَصِمُونَtartıştıkları

Eğer Allah bana vahiy edip öğretmiş olmasaydı, melekler arasında Âdem'in yaratılışı ile ilgi konuşulanlar hakkında hiçbir bilgim olmazdı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

إِن يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِلَّآ أَنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌ

“Ben, ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنvahyedilmiyor
يُوحَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىَّbana
إِلَّآdışında
أَنَّمَآsadece
أَنَا۠ben (olduğum için)
نَذِيرٌۭbir uyarıcı
مُّبِينٌapaçık

Yüce Allah, sizleri apaçık azaptan uyaran bir uyarıcı olmam için bana vahyetmektedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًۭا مِّن طِينٍۢ

Hani Rabbin meleklere; “Gerçekten ben çamurdan bir beşer yaratacağım.” demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti ki
رَبُّكَRabbin
لِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklere
إِنِّىelbette ben
خَٰلِقٌۢyaratacağım
بَشَرًۭاbir insan
مِّنçamurdan
طِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Hani Rabbin meleklere muhakkak ben çamurdan bir insan yaratacağım dediği zamanı hatırla. O insan Âdem -aleyhisselam-'dır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

Ben şeklini verip, ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِذَاzaman
سَوَّيْتُهُۥonu biçimlendirdiğim
وَنَفَخْتُve üflediğim
فِيهِona
مِنruhumdan
رُّوحِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَقَعُوا۟derhal kapanın
لَهُۥona
سَٰجِدِينَsecdeye

Onun yaratılışını şekillendirip suretini tamamladığımda ve ruhumdan ona üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

Meleklerin tümü hep birlikte secdeye kapandılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَسَجَدَsecde ettiler
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmelekler
كُلُّهُمْhepsi
أَجْمَعُونَtüm olarak

Meleklerin hepsi topluca Rablerinin emrine uyarak ona saygı secdesi yapıp, hepsi istisnasız olarak Âdem'e secde ettiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

إِلَّآ إِبْلِيسَ ٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

İblis müstesnâ. Büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّآdışında
إِبْلِيسَİblis
ٱسْتَكْبَرَo büyüklük tasladı
وَكَانَve oldu
مِنَkafirlerden
ٱلْكَٰفِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yalnız İblis secde etmekten kibirlendi. O Rabbinin secde etme emrine karşı kibirlenmesiyle kâfirlerden oldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَىَّ ۖ أَسْتَكْبَرْتَ أَمْ كُنتَ مِنَ ٱلْعَالِينَ

(Allah) Buyurdu ki: "Ey İblis! İki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldun?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
يَٰٓإِبْلِيسُey İblis
مَاnedir?
مَنَعَكَseni alıkoyan
أَنsecde etmekten
تَسْجُدَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِمَاyarattığıma
خَلَقْتُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِيَدَىَّiki elimle
أَسْتَكْبَرْتَbüyüklük mü tasladın?
أَمْyoksa
كُنتَ(mi) oldun?
مِنَyücelerden
ٱلْعَالِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah: "Ey İblis! İki elimle yarattığım Âdem'e seni secde etmekten alıkoyan nedir? Seni secde etmekten büyüklük taslaman mı engelledi? Yoksa sen daha önceden Rabbine karşı kibir sahibi miydin?" diye buyurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

قَالَ أَنَا۠ خَيْرٌۭ مِّنْهُ ۖ خَلَقْتَنِى مِن نَّارٍۢ وَخَلَقْتَهُۥ مِن طِينٍۢ

Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
أَنَا۠ben
خَيْرٌۭiyiyim
مِّنْهُondan
خَلَقْتَنِىbeni yarattın
مِنateşten
نَّارٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَخَلَقْتَهُۥonu ise yarattın
مِنçamurdan
طِينٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İblis: "Ben Âdem'den daha hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın ve Âdem'i çamurdan yarattın." İblis'in bu iddiasına göre ateş, element olarak çamurdan daha üstündü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌۭ

(Allah) buyurdu ki: "Öyleyse çık oradan. Sen artık kovulmuş birisin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَbuyurdu ki
فَٱخْرُجْhaydi çık
مِنْهَاoradan
فَإِنَّكَşüphesiz sen
رَجِيمٌۭkovuldun

Yüce Allah, İblis'e: "Cennetten çık!.Şüphesiz sen lanetlisin ve yerilmişsin." diye buyurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

وَإِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

“Ve şüphesiz ceza gününe kadar benim lanetim senin üzerindedir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
عَلَيْكَsenin üzerinedir
لَعْنَتِىٓlanetim
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلدِّينِceza

Şüphesiz cennetten kovulman, hesap gününe (kıyamet günü) kadardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

(İblis): “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver!” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّRabbim
فَأَنظِرْنِىٓöyleyse bana süre ver
إِلَىٰkadar
يَوْمِgüne
يُبْعَثُونَyeniden dirilecekleri

İblis: "Ey Rabbim! Öyle ise kullarını dirilteceğin güne kadar bana mühlet ver ve öldürme." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

(Allah) buyurdu ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَbuyurdu
فَإِنَّكَelbette sen
مِنَsüre verilenlerdensin
ٱلْمُنظَرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Yüce Allah: "Şüphesiz sen mühlet verilenlerdensin." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

Vakti bilinen bir güne kadar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَىٰkadar
يَوْمِgününe
ٱلْوَقْتِvaktin
ٱلْمَعْلُومِbilinen

Helak edilmen için belirlenen güne kadar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

"Senin izzetin adına yemin ederim ki, onların hepsini aldatıp saptıracağım." dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
فَبِعِزَّتِكَsenin izzetine and olsun ki
لَأُغْوِيَنَّهُمْonları azdıracağım
أَجْمَعِينَtümünü

İblis: "Senin kudret ve üstünlüğüne yemin ederim ki, âdemoğularının hepsini saptıracağım." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların müstesna.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاdışında
عِبَادَكَkulların
مِنْهُمُonlardan
ٱلْمُخْلَصِينَihlaslı

Ancak senin benim saptırmamdan koruduğun ve yalnız kendi ibadetine ihlaslı kıldığın kulların bundan müstesnadır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

قَالَ فَٱلْحَقُّ وَٱلْحَقَّ أَقُولُ

(Allah) Buyurdu ki: “İşte bu haktır ve ben hakkı söylerim.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَbuyurdu ki
فَٱلْحَقُّgerçektir
وَٱلْحَقَّve gerçekten
أَقُولُben diyorum ki

Allah Teâlâ: "Hak bendendir ve ben hakkı söylerim ve ondan başka bir şey de söylemem." diye buyurdu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنْهُمْ أَجْمَعِينَ

Cehennem'i tamamen senden olanlar ve sana uyanlarla dolduracağım.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَأَمْلَأَنَّelbette dolduracağım
جَهَنَّمَcehennemi
مِنكَsenden
وَمِمَّنve kimselerden
تَبِعَكَsana uyan
مِنْهُمْonlar içinde
أَجْمَعِينَtümüyle

Kıyamet gününde mutlaka cehennemi senden olan ve küfründe sana tabi olan âdemoğlunun hepsiyle dolduracağım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

قُلْ مَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍۢ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُتَكَلِّفِينَ

De ki: "Ben sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir yükümlülük getirenlerden de değilim."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
مَآben sizden istemiyorum
أَسْـَٔلُكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِbuna karşı
مِنْhiçbir
أَجْرٍۢücret
وَمَآve değil(im)
أَنَا۠ben
مِنَyapmacık yapanlardan
ٱلْمُتَكَلِّفِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Resul! Bu müşriklere de ki: "Ben size tebliğ ettiğim nasihatlerime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ve emredildiğim bir şeye kendiliğimden artırarak bir yükümlülük getirmiyorum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ

O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğildir
هُوَO (Kur'an)
إِلَّاbaşkası
ذِكْرٌۭöğüt(ten)
لِّلْعَٰلَمِينَbütün alemlere

Kur'an, insanlardan ve cinlerden mükellef olanlara öğütten başka bir şey değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ

Onun haberini bir süre sonra bileceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَتَعْلَمُنَّgayet iyi bileceksiniz
نَبَأَهُۥonun haberini
بَعْدَsonra
حِينٍۭbir süre

Kur'an'ın haberini öğreneceksiniz, öldüğünüz zaman yakın bir vakitte doğruluğunu bileceksiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir