Sâffât Sûresi 51–100. Ayetler
قَالَ قَآئِلٌۭ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌۭ
İçlerinden biri; "Benim bir arkadaşım vardı." der.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
O Müminlerden biri: "Benim dünyada ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bir arkadaşım vardı." der.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ
Bana derdi ki: "Sen gerçekten tasdik edenlerden misin?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bana, inkâr ederek ve alay ederek; "Ey dostum! Sen ölülerin tekrar dirilmesini doğruluyanlardan mısın?" derdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ
"Ölüp toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman yeniden mi diriltileceğiz?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Biz ölüp toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman yeniden diriltilecek ve dünyada yapmış olduğumuz amellerimizden dolayı hesaba mı çekileceğiz?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ
(Cennet'e giren) Ona; "Ne olduğunu görüyor musunuz?" der.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Müminin dostu cennette olan arkadaşlarına: "Tekrar ölümden sonra dirilmeyi inkâr eden cehenneme giren dostuma bakar mısınız? Hâli ne oldu?" dedi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ
Bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunun üzerine dönüp bakar ve o arkadaşını yanan ateşin ortasında görür.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ
"Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helâk edecektin!" der.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Allah'a yemin olsun ki, sen beni küfretmeye ve ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr etmeye davet ederek neredeyse beni de cehenneme girmekle helak edecektin?" der.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ
"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Eğer Allah'ın iman etmeye ve onda beni muvaffak kılma hidayeti olmasaydı, mutlaka ben de senin gibi cehennem azabına getirilenlerden olurdum."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ
"Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz değil mi?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennetlik olan bizler bundan sonra artık ölmeyeceğiz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ
"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dünya hayatındaki ilk ölümden sonra artık bir daha ölmeyeceğiz. Bilakis biz cennette ebedî kalacağız. Bizler kâfirler gibi azaba uğrayanlardan olmayacağız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Rabbimizin – cennete girme ve cehennemden de bizi korumuş olma- mükâfatı hiç şüphesiz eşi benzeri olmayan en büyük zaferdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Çalışıp amel edenler işte bu büyük mükâfatı elde etmek için çalışıp amel etmesi gerekir. Muhakkak kazançlı ticaret budur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَذَٰلِكَ خَيْرٌۭ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ
(Nimet olarak) Bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah'ın kendisine ihlas, itaat ile ibadet eden kulları için hazırladığı zikri geçen bu nimetler, makam ve ikram bakımından daha üstün ve hayırlı mıdır yoksa Kur'an'da melun olarak belirtilmiş, ne şişmanlatan ne de açlığı gideren kafirlerin yiyeceği zakkum ağacı mı?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةًۭ لِّلظَّٰلِمِينَ
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz biz bu ağacı, küfür ve günahlarla kendilerine zulmedenler için bir fitne kıldık. Öyle ki onlar: "Muhakkak ateş, ağaçları yakıp kül eder, ağaçların orada bitmesi imkânsızdır." derlerdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهَا شَجَرَةٌۭ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ
O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz zakkum ağacı, pis yerde biten kötü bir ağaçtır ve cehennemin dibinin derinliklerinden çıkar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ
Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Zakkum ağacından çıkan meyve şeytanların başları gibi çirkin görünümlüdür. Şeklinin çirkinliği, haliyle de kendisinden haber verilenin çirkin olduğuna işaret eder. Bundan maksat, onun meyvesinin tadının pis olduğudur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَإِنَّهُمْ لَءَاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ
İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz kâfirler bu ağacın acı ve çirkin meyvesinden yerler ve boş olan karınlarını bununla doldururlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًۭا مِّنْ حَمِيمٍۢ
Sonra, onlar için üzerine kaynar su katılmış içki vardır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra onlar zakkum ağacından yediklerinin üzerine sıcak iğrenç bir karışım içerler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ
Sonra da onların dönüşü yine Cehennem'edir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bundan sonra onlar, cehennem azabına dönerler. Böylece bir azaptan diğer bir başka azaba geçerler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ
Onlar; babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Gerçekten o kâfirler, babalarını hidayet yolundan sapmış kimseler olarak bulmuşlardı. Delile dayanarak değil onları taklit ederek örnek aldılar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ
Kendileri de onların izlerinden koşturuluyorlardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar, sapıklıkta babalarının izinden süratle koşturuyorlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey Resul! İlk haktan sapan senin ümmetin değil. Ant olsun, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ
Andolsun ki, onlar arasında uyarıp, korkutanlar göndermiştik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ant olsun ki, önceki ümmetlere onları Allah'ın azabından korkutan resuller göndermemize rağmen onlar yine de Allah'ı küfrettiler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ
Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey Resul! Resullerinin uyardığı ve o uyarılara icabet etmeyen kavimlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak. Şüphesiz onların küfürleri ve resullerini yalanlamaları sebebiyle sonları cehenneme girip orada ebedî kalmak oldu.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ancak Yüce Allah'ın ihlaslı bir şekilde iman etmeyi muvaffak kıldığı kulları bundan müstesnadır. Şüphesiz bu kullar, yalanlayıcı kâfirlerin sonları olan azaptan kurtuluşa eren kimselerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌۭ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ
Andolsun, Nuh bize seslenmişti de ne güzel icâbet etmiştik!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Peygamber olarak görevlendirdiğimiz Nuh, kendisini yalanlayan kavmine beddua ettiği zaman, doğrusu biz onlara olan duasını süratli bir şekilde kabul ettik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz onu, ailesini ve onunla birlikte olan Müminleri kavminin eziyetinden ve kavminin kâfir olanlarına gönderilen büyük tufanda boğulmaktan kurtarmıştık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ
Yalnız onun soyunu sürekli kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sadece onun ailesini ve ona tabi olan Müminleri, büyük tufanda boğulmaktan kurtardık. Kâfir olan kavmini ise gerçekten boğduk.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonradan gelen ümmetlerin arasında onun için güzel övgülerle övecekleri iyi bir nam bıraktık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍۢ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ
Âlemler içinde Nûh’a selam olsun!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonradan gelecek ümmetler arasında Nuh kendisi hakkında kötü söz söylenilmesinden eman ve selamet içindedir. Bilakis güzel övgülerle ve iyiliklerle anılacaktır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Nuh -aleyhisselam-'ı mükâfatlandırdığımız gibi ibadeti ve itaati yalnızca Yüce Allah'a olan muhsinleri de böyle mükâfatlandırırız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz Nuh, Allah'a itaat ile ibadet eden Mümin kullarımızdandır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ
Sonra ötekilerini suda boğduk.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra biz diğer geri kalanları üzerlerine gönderdiğimiz büyük tufanda boğduk. Onlardan hiçbir kimse kalmadı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ
Şüphesiz İbrahim de onun yolunda olanlardan idi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz İbrahim, Yüce Allah'ın tevhidine davet yolunda Nuh'a muvafakat edip, ona tabi olanlardandı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍ
Hani O, Rabbine (şirkten) selamette olan bir kalp ile gelmişti.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yüce Allah'ın yarattıklarına nasihat eden, Rabbine şirkten tertemiz selim bir kalp ile geldiğini hatırla.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ
Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Babası ve kavmini azarlayarak: "Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?" dedi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَئِفْكًا ءَالِهَةًۭ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ
"Allah’tan başka uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Allah'tan başka birtakım uydurma ilahlara mı ibadet etmek istiyorsunuz?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
“Âlemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey kavmim! O'ndan başkasına ibadet etmiş olarak alemlerin Rabbi ile karşılaştığınız zaman hakkında zannınız nedir? Size ne yapacağını düşünüyorsunuz?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَنَظَرَ نَظْرَةًۭ فِى ٱلنُّجُومِ
Derken yıldızlara bir göz attı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim yıldızlara bir göz attı ve kavmiyle beraber hareket etmemek için bir çare tasarladı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌۭ
“Ben hastayım.” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kavmiyle beraber bayramlarına gitmemek için bir bahane bularak; "Doğrusu ben hastayım." dedi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ
Arkalarını dönüp gittiler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onu gerilerinde bırakıp gittiler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ
Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına varıp; “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahlarına küçümseyici bir ifadeyle; "Müşriklerin size hazırlayıp yapmış olduğu yemeklerden yemiyor musunuz?" dedi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ
"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz? Size bir soru sorana cevap vermiyorsunuz. Allah'tan başka bunlar gibisine ibadet edilir mi?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ
Sonra üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim putları kırmak için yöneldi ve sağ eliyle vurmaya başladı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ
Bunun üzerine hemen koşarak kendisine geldiler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Putlara tapanlar koşarak İbrahim'e doğru geldiler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ
İbrahim onlara: "Ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz?" dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim onları sebat ile karşıladı ve azarlayarak: "Allah'tan başka elleriniz ile yonttuğunuz ilahlara mı tapıyorsunuz?" dedi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizi ve yapmış olduğunuz amelleri yaratmıştır. Sizin yapmış olduğunuz amellerden birisi de bu putlardır. O, yalnızca kendisine ibadet edilmeyi hak eder ve O'na hiçbir şey ortak koşulmaz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًۭا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ
"Onun için bir bina yapın, onu alevli ateşin içine atın!" dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim'e karşı kavmi delil ile mücadele etmede aciz kaldıktan sonra, şiddet ve kuvvete başvurdular. İbrahim'e ne yapacakları hususunda aralarında istişare ettiler. "Onun için bir bina yapın, onun içini odunla doldurun. O odunları yakın, sonra da onu o ateşe atın!" dediler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılık kimseler kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim'in kavmi, İbrahim hakkında kötülük yapmayı düşünüp onu öldürerek ondan kurtulmayı istedi. Biz, ateşi ona serin ve zararsız kıldığımız zamanda onları en çok hüsrana uğrayanlardan kıldık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ
Dedi ki: "Ben Rabbime gideceğim. O, beni doğru yola iletecektir."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim şöyle dedi: "Ben, kavmimin yurdunu terk ederek O'na ibadet etme imkânına kavuşmak için Rabbime hicret ediyorum. Rabbim bana dünyada ve ahirette hayırlı olanı gösterecektir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
"Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Rabbim, bana yardımcı ve gurbette kavmimden olacak boşluğun yerini dolduracak salihlerden bir çocuk bağışla."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir