Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Sâffât Sûresi 51–100. Ayetler

51–100. AyetlerSayfa 2 / 4
51

قَالَ قَآئِلٌۭ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌۭ

İçlerinden biri; "Benim bir arkadaşım vardı." der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
قَآئِلٌۭbir sözcü
مِّنْهُمْonlardan
إِنِّىşüphesiz
كَانَvardı
لِىbenim
قَرِينٌۭbir arkadaşım

O Müminlerden biri: "Benim dünyada ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr eden bir arkadaşım vardı." der.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ

Bana derdi ki: "Sen gerçekten tasdik edenlerden misin?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَقُولُderdi ki
أَءِنَّكَsen misin?
لَمِنَkimseler(den)
ٱلْمُصَدِّقِينَdoğrulayan(lar)

Bana, inkâr ederek ve alay ederek; "Ey dostum! Sen ölülerin tekrar dirilmesini doğruluyanlardan mısın?" derdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

"Ölüp toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman yeniden mi diriltileceğiz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَءِذَاzaman mı?
مِتْنَاbiz öldüğümüz
وَكُنَّاve olduğumuz
تُرَابًۭاtoprak
وَعِظَٰمًاve kemik
أَءِنَّاbiz mi?
لَمَدِينُونَcezalanacağız

"Biz ölüp toprak ve kemik yığını haline geldiğimiz zaman yeniden diriltilecek ve dünyada yapmış olduğumuz amellerimizden dolayı hesaba mı çekileceğiz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

(Cennet'e giren) Ona; "Ne olduğunu görüyor musunuz?" der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
هَلْsiz
أَنتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّطَّلِعُونَbakar mısınız?

Müminin dostu cennette olan arkadaşlarına: "Tekrar ölümden sonra dirilmeyi inkâr eden cehenneme giren dostuma bakar mısınız? Hâli ne oldu?" dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

Bakar ve onu cehennemin ortasında görür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱطَّلَعَbaktı
فَرَءَاهُonu gördü
فِىortasında
سَوَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْجَحِيمِcehennemin

Bunun üzerine dönüp bakar ve o arkadaşını yanan ateşin ortasında görür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ

"Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helâk edecektin!" der.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
تَٱللَّهِtallahi
إِنsen az daha
كِدتَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَتُرْدِينِbeni de alçaltacaktın

"Allah'a yemin olsun ki, sen beni küfretmeye ve ölümden sonra tekrar dirilmeyi inkâr etmeye davet ederek neredeyse beni de cehenneme girmekle helak edecektin?" der.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْلَاve olmasaydı
نِعْمَةُni'meti
رَبِّىRabbimin
لَكُنتُşimdi ben de olurdum
مِنَ(oraya) getirilenlerden
ٱلْمُحْضَرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Eğer Allah'ın iman etmeye ve onda beni muvaffak kılma hidayeti olmasaydı, mutlaka ben de senin gibi cehennem azabına getirilenlerden olurdum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

"Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz değil mi?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَمَاdeğil miyiz?
نَحْنُbiz
بِمَيِّتِينَöleceklerden

Cennetlik olan bizler bundan sonra artık ölmeyeceğiz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاdışında
مَوْتَتَنَاölümümüz
ٱلْأُولَىٰilk
وَمَاve değiliz
نَحْنُbiz
بِمُعَذَّبِينَazaba uğratılcak

Dünya hayatındaki ilk ölümden sonra artık bir daha ölmeyeceğiz. Bilakis biz cennette ebedî kalacağız. Bizler kâfirler gibi azaba uğrayanlardan olmayacağız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

İşte bu, en büyük kurtuluştur.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّgerçekten
هَٰذَاbu
لَهُوَta kendisidir
ٱلْفَوْزُbaşarının
ٱلْعَظِيمُbüyük

Rabbimizin – cennete girme ve cehennemden de bizi korumuş olma- mükâfatı hiç şüphesiz eşi benzeri olmayan en büyük zaferdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ

Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِمِثْلِmisli gibi
هَٰذَاbunun
فَلْيَعْمَلِçalışsınlar
ٱلْعَٰمِلُونَçalışanlar

Çalışıp amel edenler işte bu büyük mükâfatı elde etmek için çalışıp amel etmesi gerekir. Muhakkak kazançlı ticaret budur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

أَذَٰلِكَ خَيْرٌۭ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

(Nimet olarak) Bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَذَٰلِكَbu mu?
خَيْرٌۭhayırlı
نُّزُلًاağırlanmak için
أَمْyoksa
شَجَرَةُağacı (mı?)
ٱلزَّقُّومِzakkum

Yüce Allah'ın kendisine ihlas, itaat ile ibadet eden kulları için hazırladığı zikri geçen bu nimetler, makam ve ikram bakımından daha üstün ve hayırlı mıdır yoksa Kur'an'da melun olarak belirtilmiş, ne şişmanlatan ne de açlığı gideren kafirlerin yiyeceği zakkum ağacı mı?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةًۭ لِّلظَّٰلِمِينَ

Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاelbette biz
جَعَلْنَٰهَاonu yaptık
فِتْنَةًۭbir fitne (sınav)
لِّلظَّٰلِمِينَzalimler için

Şüphesiz biz bu ağacı, küfür ve günahlarla kendilerine zulmedenler için bir fitne kıldık. Öyle ki onlar: "Muhakkak ateş, ağaçları yakıp kül eder, ağaçların orada bitmesi imkânsızdır." derlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

إِنَّهَا شَجَرَةٌۭ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ

O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهَاelbette o
شَجَرَةٌۭbir ağaçtır
تَخْرُجُçıkan
فِىٓdibinde
أَصْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْجَحِيمِcehennemin

Şüphesiz zakkum ağacı, pis yerde biten kötü bir ağaçtır ve cehennemin dibinin derinliklerinden çıkar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
طَلْعُهَاtomurcukları
كَأَنَّهُۥgibidir
رُءُوسُbaşları
ٱلشَّيَٰطِينِşeytanların

Zakkum ağacından çıkan meyve şeytanların başları gibi çirkin görünümlüdür. Şeklinin çirkinliği, haliyle de kendisinden haber verilenin çirkin olduğuna işaret eder. Bundan maksat, onun meyvesinin tadının pis olduğudur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

فَإِنَّهُمْ لَءَاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّهُمْonlar
لَءَاكِلُونَyiyeceklerdir
مِنْهَاondan
فَمَالِـُٔونَve dolduracaklardır
مِنْهَاonunla
ٱلْبُطُونَkarınlarını

Şüphesiz kâfirler bu ağacın acı ve çirkin meyvesinden yerler ve boş olan karınlarını bununla doldururlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًۭا مِّنْ حَمِيمٍۢ

Sonra, onlar için üzerine kaynar su katılmış içki vardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنَّşüphesiz
لَهُمْonların vardır
عَلَيْهَاbunun üzerine
لَشَوْبًۭاbir içkileri
مِّنْkaynar sudan
حَمِيمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Sonra onlar zakkum ağacından yediklerinin üzerine sıcak iğrenç bir karışım içerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ

Sonra da onların dönüşü yine Cehennem'edir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
إِنَّelbette
مَرْجِعَهُمْdönecekleri yer
لَإِلَىmutlaka
ٱلْجَحِيمِcehennemdir

Bundan sonra onlar, cehennem azabına dönerler. Böylece bir azaptan diğer bir başka azaba geçerler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ

Onlar; babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُمْçünkü onlar
أَلْفَوْا۟buldular
ءَابَآءَهُمْbabalarını
ضَآلِّينَsapık kimseler

Gerçekten o kâfirler, babalarını hidayet yolundan sapmış kimseler olarak bulmuşlardı. Delile dayanarak değil onları taklit ederek örnek aldılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ

Kendileri de onların izlerinden koşturuluyorlardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَهُمْkendileri de
عَلَىٰٓüzerinde
ءَاثَٰرِهِمْonların izleri
يُهْرَعُونَkoşturuyorlar

Onlar, sapıklıkta babalarının izinden süratle koşturuyorlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
ضَلَّsapmıştı
قَبْلَهُمْonlardan önce
أَكْثَرُçoğu
ٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Ey Resul! İlk haktan sapan senin ümmetin değil. Ant olsun, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

Andolsun ki, onlar arasında uyarıp, korkutanlar göndermiştik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
أَرْسَلْنَاbiz göndermiştik
فِيهِمonların içine
مُّنذِرِينَuyarıcılar

Ant olsun ki, önceki ümmetlere onları Allah'ın azabından korkutan resuller göndermemize rağmen onlar yine de Allah'ı küfrettiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱنظُرْbak
كَيْفَnasıl
كَانَoldu
عَٰقِبَةُsonu
ٱلْمُنذَرِينَuyarılanların

Ey Resul! Resullerinin uyardığı ve o uyarılara icabet etmeyen kavimlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bak. Şüphesiz onların küfürleri ve resullerini yalanlamaları sebebiyle sonları cehenneme girip orada ebedî kalmak oldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاancak hariçtir
عِبَادَkulları
ٱللَّهِAllah'ın
ٱلْمُخْلَصِينَhalis

Ancak Yüce Allah'ın ihlaslı bir şekilde iman etmeyi muvaffak kıldığı kulları bundan müstesnadır. Şüphesiz bu kullar, yalanlayıcı kâfirlerin sonları olan azaptan kurtuluşa eren kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌۭ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ

Andolsun, Nuh bize seslenmişti de ne güzel icâbet etmiştik!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَقَدْve andolsun
نَادَىٰنَاbize yalvarmıştı
نُوحٌۭNuh
فَلَنِعْمَne güzel
ٱلْمُجِيبُونَkabul buyurmuştuk

Peygamber olarak görevlendirdiğimiz Nuh, kendisini yalanlayan kavmine beddua ettiği zaman, doğrusu biz onlara olan duasını süratli bir şekilde kabul ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَنَجَّيْنَٰهُonu kurtarmıştık
وَأَهْلَهُۥve ailesini
مِنَsıkıntıdan
ٱلْكَرْبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْعَظِيمِbüyük

Şüphesiz onu, ailesini ve onunla birlikte olan Müminleri kavminin eziyetinden ve kavminin kâfir olanlarına gönderilen büyük tufanda boğulmaktan kurtarmıştık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ

Yalnız onun soyunu sürekli kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَعَلْنَاve yaptık
ذُرِّيَّتَهُۥonun zürriyetini
هُمُonları
ٱلْبَاقِينَkalıcı

Sadece onun ailesini ve ona tabi olan Müminleri, büyük tufanda boğulmaktan kurtardık. Kâfir olan kavmini ise gerçekten boğduk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ

Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَرَكْنَاve (iyi bir ün) bıraktık
عَلَيْهِona
فِىarasında
ٱلْءَاخِرِينَsonra gelenler

Sonradan gelen ümmetlerin arasında onun için güzel övgülerle övecekleri iyi bir nam bıraktık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍۢ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ

Âlemler içinde Nûh’a selam olsun!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَلَٰمٌselam olsun
عَلَىٰNuh'a
نُوحٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىiçinde
ٱلْعَٰلَمِينَalemler

Sonradan gelecek ümmetler arasında Nuh kendisi hakkında kötü söz söylenilmesinden eman ve selamet içindedir. Bilakis güzel övgülerle ve iyiliklerle anılacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاşüphesiz biz
كَذَٰلِكَişte böyle
نَجْزِىmükafatlandırırız
ٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananları

Nuh -aleyhisselam-'ı mükâfatlandırdığımız gibi ibadeti ve itaati yalnızca Yüce Allah'a olan muhsinleri de böyle mükâfatlandırırız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّهُۥçünkü o
مِنْbizim kullarımızdandır
عِبَادِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُؤْمِنِينَinanan

Şüphesiz Nuh, Allah'a itaat ile ibadet eden Mümin kullarımızdandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ

Sonra ötekilerini suda boğduk.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَغْرَقْنَاsuda boğduk
ٱلْءَاخَرِينَötekilerini

Sonra biz diğer geri kalanları üzerlerine gönderdiğimiz büyük tufanda boğduk. Onlardan hiçbir kimse kalmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ

Şüphesiz İbrahim de onun yolunda olanlardan idi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
مِنonun kolundan idi
شِيعَتِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَإِبْرَٰهِيمَİbrahim de

Şüphesiz İbrahim, Yüce Allah'ın tevhidine davet yolunda Nuh'a muvafakat edip, ona tabi olanlardandı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍ

Hani O, Rabbine (şirkten) selamette olan bir kalp ile gelmişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْzira
جَآءَgelmişti
رَبَّهُۥRabbine
بِقَلْبٍۢbir kalb ile
سَلِيمٍtertemiz

Yüce Allah'ın yarattıklarına nasihat eden, Rabbine şirkten tertemiz selim bir kalp ile geldiğini hatırla.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ

Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti ki
لِأَبِيهِbabasına
وَقَوْمِهِۦve kavmine
مَاذَاneye
تَعْبُدُونَtapıyorsunuz

Babası ve kavmini azarlayarak: "Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?" dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

أَئِفْكًا ءَالِهَةًۭ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

"Allah’tan başka uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَئِفْكًاuydurma
ءَالِهَةًۭtanrılar (mı?)
دُونَbırakıp
ٱللَّهِAllah'ı
تُرِيدُونَistiyorsunuz

"Allah'tan başka birtakım uydurma ilahlara mı ibadet etmek istiyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Âlemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَاnedir?
ظَنُّكُمzannınız
بِرَبِّRabbi hakkında
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Ey kavmim! O'ndan başkasına ibadet etmiş olarak alemlerin Rabbi ile karşılaştığınız zaman hakkında zannınız nedir? Size ne yapacağını düşünüyorsunuz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

فَنَظَرَ نَظْرَةًۭ فِى ٱلنُّجُومِ

Derken yıldızlara bir göz attı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَنَظَرَbaktı
نَظْرَةًۭgöz atarak
فِىyıldızlara
ٱلنُّجُومِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve kavmiyle beraber hareket etmemek için bir çare tasarladı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌۭ

“Ben hastayım.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقَالَve dedi
إِنِّىelbette ben
سَقِيمٌۭhastayım

Kavmiyle beraber bayramlarına gitmemek için bir bahane bularak; "Doğrusu ben hastayım." dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

Arkalarını dönüp gittiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتَوَلَّوْا۟bunun üzerine kaçtılar
عَنْهُondan
مُدْبِرِينَarkalarını dönüp

Onu gerilerinde bırakıp gittiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına varıp; “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَرَاغَo da gizlice sokuldu
إِلَىٰٓonların tanrılarına
ءَالِهَتِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَقَالَve dedi
أَلَاyemez misini?
تَأْكُلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah'tan başka ibadet ettikleri ilahlarına küçümseyici bir ifadeyle; "Müşriklerin size hazırlayıp yapmış olduğu yemeklerden yemiyor musunuz?" dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَاneyiniz var?
لَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَاkonuşmuyorsunuz
تَنطِقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz? Size bir soru sorana cevap vermiyorsunuz. Allah'tan başka bunlar gibisine ibadet edilir mi?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

Sonra üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَرَاغَve gizlice sokulup
عَلَيْهِمْüzerlerine
ضَرْبًۢاdarbe indirdi
بِٱلْيَمِينِsağ eliyle

İbrahim putları kırmak için yöneldi ve sağ eliyle vurmaya başladı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

Bunun üzerine hemen koşarak kendisine geldiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَقْبَلُوٓا۟hemen gittiler
إِلَيْهِona
يَزِفُّونَkoşarak

Putlara tapanlar koşarak İbrahim'e doğru geldiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

İbrahim onlara: "Ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz?" dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
أَتَعْبُدُونَşeylere-mi tapıyorsunuz?
مَاşeylere
تَنْحِتُونَyonttuğunuz

İbrahim onları sebat ile karşıladı ve azarlayarak: "Allah'tan başka elleriniz ile yonttuğunuz ilahlara mı tapıyorsunuz?" dedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱللَّهُoysa Allah
خَلَقَكُمْsizi yaratmıştır
وَمَاve (bu şeyleri)
تَعْمَلُونَyaptığınız

Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizi ve yapmış olduğunuz amelleri yaratmıştır. Sizin yapmış olduğunuz amellerden birisi de bu putlardır. O, yalnızca kendisine ibadet edilmeyi hak eder ve O'na hiçbir şey ortak koşulmaz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًۭا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

"Onun için bir bina yapın, onu alevli ateşin içine atın!" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
ٱبْنُوا۟yapın
لَهُۥonun için
بُنْيَٰنًۭاbir bina
فَأَلْقُوهُve onu atın
فِىateşe
ٱلْجَحِيمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İbrahim'e karşı kavmi delil ile mücadele etmede aciz kaldıktan sonra, şiddet ve kuvvete başvurdular. İbrahim'e ne yapacakları hususunda aralarında istişare ettiler. "Onun için bir bina yapın, onun içini odunla doldurun. O odunları yakın, sonra da onu o ateşe atın!" dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılık kimseler kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَرَادُوا۟ve istediler
بِهِۦona
كَيْدًۭاbir tuzak kurmak
فَجَعَلْنَٰهُمُbiz de onları kıldık
ٱلْأَسْفَلِينَaşağılıklardan

İbrahim'in kavmi, İbrahim hakkında kötülük yapmayı düşünüp onu öldürerek ondan kurtulmayı istedi. Biz, ateşi ona serin ve zararsız kıldığımız zamanda onları en çok hüsrana uğrayanlardan kıldık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

99

وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Dedi ki: "Ben Rabbime gideceğim. O, beni doğru yola iletecektir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi ki
إِنِّىelbette ben
ذَاهِبٌgideceğim
إِلَىٰRabbime
رَبِّىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَيَهْدِينِO beni doğru yola iletecek

İbrahim şöyle dedi: "Ben, kavmimin yurdunu terk ederek O'na ibadet etme imkânına kavuşmak için Rabbime hicret ediyorum. Rabbim bana dünyada ve ahirette hayırlı olanı gösterecektir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

100

رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

"Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبِّRabbim
هَبْlutfet
لِىbana
مِنَiyilerden (bir çocuk)
ٱلصَّٰلِحِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Rabbim, bana yardımcı ve gurbette kavmimden olacak boşluğun yerini dolduracak salihlerden bir çocuk bağışla."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir