Ayet ve Sure

Sâffât Sûresi 101–150. Ayetler

101–150. AyetlerSayfa 3 / 4
101

فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍۢ

Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.

Ayet sayfası →
102

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Ne zaman ki o babasının yanı sıra yürümeye başlayınca dedi ki: “Oğulcağızım, gerçekten ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak, artık sen ne düşünürsün?” Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”

Ayet sayfası →
103

فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

Böylece her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) alnı üstü yere yatırdı.

Ayet sayfası →
104

وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

Biz ona: “Ey İbrahim!” diye seslendik.

Ayet sayfası →
105

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Sen rüyanı gerçekten tasdik ettin. Biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.

Ayet sayfası →
106

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.

Ayet sayfası →
107

وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍۢ

Biz ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

Ayet sayfası →
108

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ

Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.

Ayet sayfası →
109

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

İbrahim’e selam olsun!

Ayet sayfası →
110

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Ayet sayfası →
111

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.

Ayet sayfası →
112

وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّۭا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Biz ona, salihlerden bir peygamber olarak İshak'ı müjdeledik.

Ayet sayfası →
113

وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ ۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌۭ وَظَالِمٌۭ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌۭ

Onu ve İshak’ı mübarek kıldık. İkisinin soyundan iyi davranan da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.

Ayet sayfası →
114

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Andolsun ki, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.

Ayet sayfası →
115

وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

Onları ve kavimlerini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Ayet sayfası →
116

وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

Onlara yardım ettik. Böylece üstün gelenler onlar oldular.

Ayet sayfası →
117

وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ

O ikisine apaçık olan kitabı verdik.

Ayet sayfası →
118

وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

Her ikisini de doğru yola ilettik.

Ayet sayfası →
119

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْءَاخِرِينَ

Sonradan gelenler arasında o ikisi için (güzel bir) nam bıraktık.

Ayet sayfası →
120

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Mûsâ ve Hârûn’a selam olsun!

Ayet sayfası →
121

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Ayet sayfası →
122

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Çünkü o ikisi, Mümin kullarımızdan idi.

Ayet sayfası →
123

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Muhakkak İlyas da gönderilmiş rasullerdendi.

Ayet sayfası →
124

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

Halkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”

Ayet sayfası →
125

أَتَدْعُونَ بَعْلًۭا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ

"Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi ibadet ediyorsunuz?"

Ayet sayfası →
126

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.

Ayet sayfası →
127

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.

Ayet sayfası →
128

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.

Ayet sayfası →
129

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ

Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.

Ayet sayfası →
130

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ

İlyas’a selam olsun!

Ayet sayfası →
131

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.

Ayet sayfası →
132

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.

Ayet sayfası →
133

وَإِنَّ لُوطًۭا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Şüphesiz Lût da gönderilmiş rasullerdendir.

Ayet sayfası →
134

إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Hani biz onu ve aile halkını birlikte kurtarmıştık.

Ayet sayfası →
135

إِلَّا عَجُوزًۭا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan oldu.

Ayet sayfası →
136

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْءَاخَرِينَ

Sonra diğerlerini helâk ettik.

Ayet sayfası →
137

وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

Siz, sabah vakti onların (diyarından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.

Ayet sayfası →
138

وَبِٱلَّيْلِ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Ve geceleyin (de onlara uğruyorsunuz). Yine de akıllanmayacak mısınız?

Ayet sayfası →
139

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Muhakkak Yûnus da gönderilmiş rasullerdendi.

Ayet sayfası →
140

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

Hani o, kaçıp yüklü bir gemiye binmişti.

Ayet sayfası →
141

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ

Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.

Ayet sayfası →
142

فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌۭ

Derken onu balık yutmuştu, o kınanır bir davranışta bulunmuştu.

Ayet sayfası →
143

فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ

Eğer o gerçekten tesbih edenlerden olmasaydı,

Ayet sayfası →
144

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.

Ayet sayfası →
145

۞ فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌۭ

Biz de onu, hasta bir halde boş bir alana/sahile attık.

Ayet sayfası →
146

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةًۭ مِّن يَقْطِينٍۢ

Üzerine kabak türünden (gölge yapması için) bir ağaç bitirdik.

Ayet sayfası →
147

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

Sonra da onu, yüz bin kişiye hatta daha fazlasına gönderdik.

Ayet sayfası →
148

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍۢ

Sonunda ona iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.

Ayet sayfası →
149

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ

Şimdi onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin, erkek çocukları da kendilerinin midir?”

Ayet sayfası →
150

أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًۭا وَهُمْ شَٰهِدُونَ

Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?

Ayet sayfası →