Sâffât Sûresi 151–182. Ayetler
أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ
İyi bilin ki onlar iftiralarından dolayı derler ki:
Ayet sayfası →وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ
“Allah doğurdu.” (diyorlar) Şüphesiz onlar elbette yalancıdırlar.
Ayet sayfası →أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ
Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
Ayet sayfası →مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
Ayet sayfası →أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Düşünüp öğüt almaz mısınız?
Ayet sayfası →أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌۭ مُّبِينٌۭ
Yoksa sizin çok açık bir deliliniz mi var?
Ayet sayfası →فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
Ayet sayfası →وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًۭا ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Andolsun ki, melekler de (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Ayet sayfası →سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ
Allah; onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
Ayet sayfası →إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Ayet sayfası →فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ
Artık ne siz ne de ibadet ettikleriniz;
Ayet sayfası →مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ
O'na karşı hiç kimseyi fitneye düşüremezsiniz.
Ayet sayfası →إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ
Ancak Cehennem'e girecek olanlar müstesna.
Ayet sayfası →وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌۭ مَّعْلُومٌۭ
(Melekler der ki:) “Bizden her birimiz için belli bir makam vardır.”
Ayet sayfası →وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ
Muhakkak biz saf saf duranlarız.
Ayet sayfası →وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ
Ve şüphesiz biz tesbih edenleriz.
Ayet sayfası →وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ
Muhakkak onlar şöyle diyorlardı:
Ayet sayfası →لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًۭا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
“Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”
Ayet sayfası →لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”
Ayet sayfası →فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Fakat ona (iman etmeyip) kâfir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bilecekler.
Ayet sayfası →وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ
Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:
Ayet sayfası →إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ
“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”
Ayet sayfası →وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ
Ve galip gelecek olanlar, mutlaka bizim ordumuzdur.
Ayet sayfası →فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ayet sayfası →وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
(Başlarına geleceğini) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.
Ayet sayfası →أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
Yoksa azabımızın çabuk gelmesini mi istiyorlar?
Ayet sayfası →فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!
Ayet sayfası →وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ayet sayfası →وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Ve (başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.
Ayet sayfası →سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
Üstünlük (izzet) sahibi Rabbin onların nitelemelerinden münezzehtir.
Ayet sayfası →وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
Gönderilmiş resûllere selam olsun.
Ayet sayfası →وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Hamt, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Ayet sayfası →