Şuarâ Sûresi 51–100. Ayetler
إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
“Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin bizim hatalarımızı bağışlayacağını ummaktayız.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa'ya ilk iman edip onu tasdik eden olduğumuzdan dolayı Yüce Allah'ın daha önceden işlediğimiz günahlarımızı affetmesini umarız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ
Biz Mûsâ’ya; “Kullarımı geceleyin yola çıkar. Muhakkak ki takip edileceksiniz.” diye vahyettik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa'ya geceleyin İsrailoğulları'yla beraber yola çıkmasını emrettik. Zira Firavun ve beraberindekiler sizi geri döndürmek için mutlaka takip edecekler diye vahyettik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu sırada Firavun ise İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılışlarını öğrenince bazı askerlerini onları geri döndürmek için asker toplayıcılar olarak şehirlere gönderdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌۭ قَلِيلُونَ
“Şüphesiz bunlar azınlık olan bir topluluktur (dediler).”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun, İsrailoğulları'nın durumlarını küçümseyerek şöyle demişti: "Şüphesiz bunlar azınlıkta olan bir topluluktur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ
"Ve onlar bizi kızdırmaktadırlar."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Kuşkusuz onlar bizleri kızdıran hareketler yapmaktadırlar."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ
Biz ise şüphesiz uyanık, ihtiyatlı bir topluluğuz."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Biz onlara karşı hazırlıklı ve uyanık bir topluluğuz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ
(Allah Teâlâ buyurdu ki): Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz de Firavun'u ve kavmini zengin bahçeleri ve akan su pınarları olan Mısır topraklarından çıkardık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَكُنُوزٍۢ وَمَقَامٍۢ كَرِيمٍۢ
Hazinelerden ve değerli yerlerden.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun'u ve kavmini hazinelerden ve güzel köşklerden çıkardık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
İşte böyle yaptık ve onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun'u ve kavmini bu nimetlerden mahrum ettik. Ardından onlara vermiş olduğumuz aynı nimetleri Şam diyarında bulunan İsrailoğulları'na verdik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun ve kavmi ise Güneş'in doğuş vaktinde İsrailoğulları'nın peşine düştüler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ
İki topluluk birbirini görünce, Mûsâ’nın adamları: "İşte yakalandık." dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Firavun ve adamları ile Musa ve adamları birbirlerini görünce Musa'nın arkadaşları şöyle dediler: "Muhakkak Firavun ve adamları bize yetişecekler. Bizim ise onlara karşı koyacak hiçbir gücümüz de yoktur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ
Mûsâ: “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa kavmine şöyle dedi: "İş, sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Şüphesiz Rabbim, desteğiyle ve yardımıyla benimle beraberdir. Beni irşat edip kurtuluş yolunu gösterecektir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍۢ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ
İşte o sırada, Mûsâ’ya: "Asanı denize vur!" diye vahyettik. O, hemen yarıldı ve (on iki yol açıldı) her parçası koca bir dağ gibi oluverdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bunun üzerine Musa'ya asası ile denize vurmasını emredip vahyettik. Musa asası ile vurunca, deniz derhal yarıldı. İsrailoğulları'nın kabilelerinin sayısı kadar on iki yol açıldı. Denizin her parçası büyüklük ve sabitlik bakımından koca bir dağ gibi olmuştu ve aralarında da hiç su akmıyordu.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْءَاخَرِينَ
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İsrailoğulları'nın arkasından Firavun'u ve kavmini oraya yaklaştırdık ve yolu açık zannederek denize girdiler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ
Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Musa'yı ve İsrailoğulları'ndan onunla beraber olanları kurtardık. Onlardan hiçbir kimse helak olmadı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ
Sonra ötekileri suda boğduk.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sonra, Firavun'u ve kavmini denizde boğarak öldürdük.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz denizin Musa için ikiye ayrılmasında, boğulmaktan kurtulmasında, Firavun ve kavminin helak olmalarında Musa'nın doğru olduğunu gösteren bir ayet ve ibret vardır. Öyle iken Firavun ile beraber olanların çoğu Mümin değillerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır. Onlardan tövbe edenlere de çok merhametlidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ
Ey Muhammed! Onlara İbrahim’in haberini de oku.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Onlara İbrahim -aleyhisselam-'ın kıssasını oku.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ
Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Hani (İbrahim) babası Azer ve kavmine şöyle demişti: "Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًۭا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ
“Putlara ibadet ediyoruz ve onlara ibadet etmeye devam edeceğiz.” demişlerdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kavmi ona şöyle dedi: "Putlara ibadet ediyoruz ve onlara ibadet etmeye de devam edeceğiz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ
İbrahim, dedi ki: “Onlara dua ettiğinizde sizi işitiyorlar mı?”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Dua ettiğiniz zaman, putlar sizin duanızı işitiyorlar mı?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ
“Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Onlara itaat ettiğinizde size fayda verirler mi veya onlara isyan ettiğinizde size zararları dokunur mu?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ
“Hayır! Ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk.” dediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar da şöyle demişlerdi: "Onlara dua ettiğimizde duamızı duymazlar, itaat ettiğimizde bize fayda vermezler, isyan ettiğimizde de bize zarar vermezler. Bizler babalarımızı böyle yaparken bulduk ve biz onlara tabi olup, taklit ediyoruz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ
İbrahim, şöyle dedi: “Gördünüz mü şu sizin (ve önceki atalarınızın) neye ibadet ettiklerini?”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim şöyle demişti: "Allah'ı bırakıp hangi putlara tapmakta olduğunuzu düşünüp gördünüz mü?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ
Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Siz ve daha önce geçmiş atalarınızın neye ibadet ettiklerini.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّۭ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ
"İşte onlar benim düşmanlarımdır. Yalnız alemlerin Rabbi hariç."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Kuşkusuz onların hepsi benim düşmanımdır. Tüm canlıların Rabbi olan Allah Teâlâ hariç, (kendisine ibadet edilen) her şey batıldır."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ
“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Beni yaratan, beni dünya ve ahiretin iyiliklerine irşat eden O'dur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ
"Beni yediren ve içiren O'dur.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Acıktığımda beni yediren ve susadığımda beni içiren tek varlık O'dur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
"Hastalandığımda da O bana şifa verir."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Hasta olduğum zaman yalnızca O bana şifa verir. O'ndan başka bana şifa veren yoktur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ
“O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Ecelim geldiğinde beni öldürecek olan yalnız O'dur. Öldükten sonra tekrar beni diriltecek olan da O'dur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ
“O, hesap gününde hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Hesap günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim tek varlık O’dur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًۭا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ
“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İbrahim Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Rabbim bana dinde fıkıh ve derin bilgi ver ve benden önce gelen salih peygamberlerle beraber cennete girmem için beni onların arasına kat.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍۢ فِى ٱلْءَاخِرِينَ
“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Benden sonra gelecek nesiller arasında, beni güzellikle anılanlardan ve hoş bir şekilde övülenlerden kıl."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ
“Beni Naîm Cenneti'nin varislerinden eyle.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Mümin kullarının nimetlerden istifade edip, içinde yaşadığı cennet konaklarının varislerinden eyle ve beni orada oturanlardan kıl."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ
"Babamı da bağışla. Şüphesiz o sapıklardandır."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Babamı da bağışla. Çünkü o, şirk sebebi ile sapıklık içinde olanlardandı." İbrahim'in, babası için yaptığı bu dua onun cehennem ehlinden olduğu ortaya çıkmadan önceydi. Babasının müşrik olduğu ortaya çıktıktan sonra ondan beri oldu ve onun için asla dua etmedi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ
“(Kulların yeniden) diriltilecekleri gün beni utandırma!”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"İnsanların hesap için tekrardan diriltilecekleri gün beni rezil etme!"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌۭ وَلَا بَنُونَ
“O gün ki ne mal fayda verir, ne oğullar!”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Zira o gün, insanın dünyada topladığı ne mal ve ne de kendilerinden yardım aldığı çocukları kendisine fayda verir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍۢ
“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ancak şirkten, münafıklıktan, riyadan ve kibirden selim bir kalp ile Allah'a gelenler başka. O gün, Allah yolunda harcadığı malından ve kendisine dua eden çocuklarından fayda bulur.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ
O gün cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Cennet, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Rablerine karşı takvalı olanlar için yaklaştırılmıştır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ
Cehennem de azgınlar için ortaya çıkarılıverir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Hak dinden sapan azgınlar için cehennem, mahşerde apaçık gösterilip, ortaya çıkarılır.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ
Ve onlara; "İbadet etmekte olduklarınız nerede?" denilir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlara azarlama babından şöyle denilecektir: "Hani, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar nerede?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ
Allah'ın dışında (edindiğiniz ilahların), size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Allah'ı bırakıp onlara mı ibadet ediyorsunuz? Onlar sizden Allah'ın azabını engelleyerek size yardım edebilirler mi yahut kendilerine yardımları dokunur mu?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ
Onlar ve azgınlar hep birlikte oraya atılırlar.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar ve onları saptıranlar, hep birlikte üst üste cehenneme atılırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ
Ve İblis'in bütün orduları da.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İblis'in şeytanlardan oluşan tüm yardımcıları istisnasız hepsi cehenneme atılırlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ
Orada birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah'tan başkasına ibadet edip O'ndan başka ortaklar edinen müşrikler, Allah' ı bırakıp da ibadet ettikleri ile cehennemde çekişerek şöyle derler:
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍ
“Allah’a andolsun, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Vallahi biz, gerçekten haktan uzak apaçık bir sapıklıkta idik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
“Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Çünkü biz sizi, tüm yaratılmışların Rabbi ile eşit tutmuştuk. O'na ibadet ettiğimiz gibi size de ibadet ediyorduk."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ
Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Bizi hak yoldan saptıranlar Allah'ı bırakıp da bizi kendilerine ibadet etmeye davet eden o günahkârlardan başkası değildi."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ
“Artık bize şefaat edecek bir kimse de yoktur.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Allah Teâlâ'nın katında bize şefaat edecek ve O'nun azabından kurtaracak şefaatçilerimiz de yoktur."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir