Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Şuarâ Sûresi 51–100. Ayetler

51–100. AyetlerSayfa 2 / 5
51

إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

“Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin bizim hatalarımızı bağışlayacağını ummaktayız.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّاşüphesiz biz
نَطْمَعُumarız
أَنbağışlayacağını
يَغْفِرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنَاbizi
رَبُّنَاRabbimizin
خَطَٰيَٰنَآhatalarımızı
أَنiçin
كُنَّآolduğumuz
أَوَّلَilk
ٱلْمُؤْمِنِينَinananlar

Musa'ya ilk iman edip onu tasdik eden olduğumuzdan dolayı Yüce Allah'ın daha önceden işlediğimiz günahlarımızı affetmesini umarız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

۞ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

Biz Mûsâ’ya; “Kullarımı geceleyin yola çıkar. Muhakkak ki takip edileceksiniz.” diye vahyettik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَوْحَيْنَآve vahyettik
إِلَىٰMusa'ya
مُوسَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنْdiye
أَسْرِgeceleyin yürüt
بِعِبَادِىٓkullarımı
إِنَّكُمsiz mutlaka
مُّتَّبَعُونَtakibedileceksiniz

Musa'ya geceleyin İsrailoğulları'yla beraber yola çıkmasını emrettik. Zira Firavun ve beraberindekiler sizi geri döndürmek için mutlaka takip edecekler diye vahyettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَرْسَلَsonra gönderdi
فِرْعَوْنُFir'avn
فِىkentlere
ٱلْمَدَآئِنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَٰشِرِينَ(asker) toplayıcılar

Bu sırada Firavun ise İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılışlarını öğrenince bazı askerlerini onları geri döndürmek için asker toplayıcılar olarak şehirlere gönderdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌۭ قَلِيلُونَ

“Şüphesiz bunlar azınlık olan bir topluluktur (dediler).”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
هَٰٓؤُلَآءِşunlar
لَشِرْذِمَةٌۭtopluluktur
قَلِيلُونَaz bir

Firavun, İsrailoğulları'nın durumlarını küçümseyerek şöyle demişti: "Şüphesiz bunlar azınlıkta olan bir topluluktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

"Ve onlar bizi kızdırmaktadırlar."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّهُمْve elbette onlar
لَنَاbizi
لَغَآئِظُونَkızdırmaktadırlar

"Kuşkusuz onlar bizleri kızdıran hareketler yapmaktadırlar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ

Biz ise şüphesiz uyanık, ihtiyatlı bir topluluğuz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّاve mutlaka biz;
لَجَمِيعٌbir cemaatiz
حَٰذِرُونَihtiyatlı

"Biz onlara karşı hazırlıklı ve uyanık bir topluluğuz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

(Allah Teâlâ buyurdu ki): Böylece onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَخْرَجْنَٰهُمböylece biz onları çıkardık
مِّنbahçeler(in)den
جَنَّٰتٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعُيُونٍۢve çeşmeler(inden)

Biz de Firavun'u ve kavmini zengin bahçeleri ve akan su pınarları olan Mısır topraklarından çıkardık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

وَكُنُوزٍۢ وَمَقَامٍۢ كَرِيمٍۢ

Hazinelerden ve değerli yerlerden.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكُنُوزٍۢve hazineler(inden)
وَمَقَامٍۢve yer(lerinden)
كَرِيمٍۢo güzel

Firavun'u ve kavmini hazinelerden ve güzel köşklerden çıkardık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

İşte böyle yaptık ve onlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَböylece
وَأَوْرَثْنَٰهَاbunları miras yaptık
بَنِىٓoğullarına
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Firavun'u ve kavmini bu nimetlerden mahrum ettik. Ardından onlara vermiş olduğumuz aynı nimetleri Şam diyarında bulunan İsrailoğulları'na verdik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَتْبَعُوهُمonların ardına düştüler
مُّشْرِقِينَgüneş doğarken

Firavun ve kavmi ise Güneş'in doğuş vaktinde İsrailoğulları'nın peşine düştüler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

61

فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

İki topluluk birbirini görünce, Mûsâ’nın adamları: "İşte yakalandık." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّاne zaman ki
تَرَٰٓءَاbirbirini görünce
ٱلْجَمْعَانِiki topluluk
قَالَdedi(ler)
أَصْحَٰبُadamları
مُوسَىٰٓMusa'nın
إِنَّاşüphesiz biz
لَمُدْرَكُونَişte yakalandık

Firavun ve adamları ile Musa ve adamları birbirlerini görünce Musa'nın arkadaşları şöyle dediler: "Muhakkak Firavun ve adamları bize yetişecekler. Bizim ise onlara karşı koyacak hiçbir gücümüz de yoktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

62

قَالَ كَلَّآ ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Mûsâ: “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Musa) dedi
كَلَّآhayır
إِنَّşüphesiz
مَعِىَbenimle beraberdir
رَبِّىRabbim
سَيَهْدِينِbana yol gösterecektir

Musa kavmine şöyle dedi: "İş, sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Şüphesiz Rabbim, desteğiyle ve yardımıyla benimle beraberdir. Beni irşat edip kurtuluş yolunu gösterecektir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

63

فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍۢ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

İşte o sırada, Mûsâ’ya: "Asanı denize vur!" diye vahyettik. O, hemen yarıldı ve (on iki yol açıldı) her parçası koca bir dağ gibi oluverdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَوْحَيْنَآdiye vahyettik
إِلَىٰMusa'ya
مُوسَىٰٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنِvur
ٱضْرِبAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِّعَصَاكَdeğneğinle
ٱلْبَحْرَdenize
فَٱنفَلَقَsonra yarıldı
فَكَانَve oldu
كُلُّher
فِرْقٍۢbölüm
كَٱلطَّوْدِbir dağ gibi
ٱلْعَظِيمِkocaman

Bunun üzerine Musa'ya asası ile denize vurmasını emredip vahyettik. Musa asası ile vurunca, deniz derhal yarıldı. İsrailoğulları'nın kabilelerinin sayısı kadar on iki yol açıldı. Denizin her parçası büyüklük ve sabitlik bakımından koca bir dağ gibi olmuştu ve aralarında da hiç su akmıyordu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

64

وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْءَاخَرِينَ

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَزْلَفْنَاve yaklaştırdık
ثَمَّburaya
ٱلْءَاخَرِينَötekileri

İsrailoğulları'nın arkasından Firavun'u ve kavmini oraya yaklaştırdık ve yolu açık zannederek denize girdiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

65

وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Mûsâ’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنجَيْنَاve kurtardık
مُوسَىٰMusa'yı
وَمَنve olanları
مَّعَهُۥٓberaberinde
أَجْمَعِينَhepsini

Musa'yı ve İsrailoğulları'ndan onunla beraber olanları kurtardık. Onlardan hiçbir kimse helak olmadı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

66

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ

Sonra ötekileri suda boğduk.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَغْرَقْنَاboğduk
ٱلْءَاخَرِينَötekilerini

Sonra, Firavun'u ve kavmini denizde boğarak öldürdük.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

67

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama
كَانَçokları
أَكْثَرُهُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّؤْمِنِينَinanmazlar

Şüphesiz denizin Musa için ikiye ayrılmasında, boğulmaktan kurtulmasında, Firavun ve kavminin helak olmalarında Musa'nın doğru olduğunu gösteren bir ayet ve ibret vardır. Öyle iken Firavun ile beraber olanların çoğu Mümin değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

68

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَO'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır. Onlardan tövbe edenlere de çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

69

وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

Ey Muhammed! Onlara İbrahim’in haberini de oku.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتْلُoku
عَلَيْهِمْonlara
نَبَأَhaberini
إِبْرَٰهِيمَİbrahim'in

-Ey Resul!- Onlara İbrahim -aleyhisselam-'ın kıssasını oku.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

70

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti
لِأَبِيهِbabasına
وَقَوْمِهِۦve kavmine
مَاneye?
تَعْبُدُونَtapıyorsunuz

Hani (İbrahim) babası Azer ve kavmine şöyle demişti: "Allah'tan başka neye ibadet ediyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

71

قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًۭا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ

“Putlara ibadet ediyoruz ve onlara ibadet etmeye devam edeceğiz.” demişlerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
نَعْبُدُtapıyoruz
أَصْنَامًۭاputlara
فَنَظَلُّduruyoruz
لَهَاonların önünde
عَٰكِفِينَibadete

Kavmi ona şöyle dedi: "Putlara ibadet ediyoruz ve onlara ibadet etmeye de devam edeceğiz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

72

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

İbrahim, dedi ki: “Onlara dua ettiğinizde sizi işitiyorlar mı?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
هَلْonlar sizi işitiyorlarmı?
يَسْمَعُونَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِذْzaman
تَدْعُونَdu'a ettiğiniz

İbrahim -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Dua ettiğiniz zaman, putlar sizin duanızı işitiyorlar mı?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

73

أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

“Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْyahut
يَنفَعُونَكُمْsize fayda verebiliyorlar (mı?)
أَوْveya
يَضُرُّونَzarar verebiliyorlar( mı)?

"Onlara itaat ettiğinizde size fayda verirler mi veya onlara isyan ettiğinizde size zararları dokunur mu?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

74

قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

“Hayır! Ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk.” dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
بَلْhayır
وَجَدْنَآbulduk
ءَابَآءَنَاbabalarımızı
كَذَٰلِكَböyle
يَفْعَلُونَyaparlarken

Onlar da şöyle demişlerdi: "Onlara dua ettiğimizde duamızı duymazlar, itaat ettiğimizde bize fayda vermezler, isyan ettiğimizde de bize zarar vermezler. Bizler babalarımızı böyle yaparken bulduk ve biz onlara tabi olup, taklit ediyoruz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

75

قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

İbrahim, şöyle dedi: “Gördünüz mü şu sizin (ve önceki atalarınızın) neye ibadet ettiklerini?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
أَفَرَءَيْتُمgördünüz mü?
مَّاneye
كُنتُمْtapıyorsunuz
تَعْبُدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

İbrahim şöyle demişti: "Allah'ı bırakıp hangi putlara tapmakta olduğunuzu düşünüp gördünüz mü?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

76

أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَنتُمْsiz
وَءَابَآؤُكُمُve atalarınız
ٱلْأَقْدَمُونَeski

Siz ve daha önce geçmiş atalarınızın neye ibadet ettiklerini.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

77

فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّۭ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

"İşte onlar benim düşmanlarımdır. Yalnız alemlerin Rabbi hariç."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّهُمْonlar
عَدُوٌّۭdüşmanımdır
لِّىٓbenim
إِلَّاyalnız hariç
رَبَّRabbi
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Kuşkusuz onların hepsi benim düşmanımdır. Tüm canlıların Rabbi olan Allah Teâlâ hariç, (kendisine ibadet edilen) her şey batıldır."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

78

ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

“O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِىbeni yaratan
خَلَقَنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَهُوَO'dur
يَهْدِينِbana yol gösteren

"Beni yaratan, beni dünya ve ahiretin iyiliklerine irşat eden O'dur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

79

وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

"Beni yediren ve içiren O'dur.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِىve
هُوَO'dur
يُطْعِمُنِىbana yediren
وَيَسْقِينِve içiren

"Acıktığımda beni yediren ve susadığımda beni içiren tek varlık O'dur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

80

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

"Hastalandığımda da O bana şifa verir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
مَرِضْتُhastalandığım
فَهُوَO'dur
يَشْفِينِbana şifa veren

"Hasta olduğum zaman yalnızca O bana şifa verir. O'ndan başka bana şifa veren yoktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

81

وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

“O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِىO'dur
يُمِيتُنِىbeni öldürecek olan
ثُمَّsonra
يُحْيِينِdiriltecek olan

"Ecelim geldiğinde beni öldürecek olan yalnız O'dur. Öldükten sonra tekrar beni diriltecek olan da O'dur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

82

وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

“O, hesap gününde hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِىٓve O'dur
أَطْمَعُumduğum
أَنafftmesini
يَغْفِرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِىbeni
خَطِيٓـَٔتِىhatamı
يَوْمَgünü
ٱلدِّينِdin (ceza)

"Hesap günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim tek varlık O’dur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

83

رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًۭا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

“Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبِّRabbim
هَبْver
لِىbana
حُكْمًۭاhüküm
وَأَلْحِقْنِىve beni kat
بِٱلصَّٰلِحِينَSalihler arasına

İbrahim Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Rabbim bana dinde fıkıh ve derin bilgi ver ve benden önce gelen salih peygamberlerle beraber cennete girmem için beni onların arasına kat.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

84

وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍۢ فِى ٱلْءَاخِرِينَ

“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱجْعَلve nasib eyle
لِّىbana
لِسَانَdili
صِدْقٍۢdoğruluk
فِىiçinde
ٱلْءَاخِرِينَsonra gelenler

"Benden sonra gelecek nesiller arasında, beni güzellikle anılanlardan ve hoş bir şekilde övülenlerden kıl."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

85

وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

“Beni Naîm Cenneti'nin varislerinden eyle.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱجْعَلْنِىve beni kıl
مِنvarislerinden
وَرَثَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
جَنَّةِcennetinin
ٱلنَّعِيمِni'met(i bol olan)

"Mümin kullarının nimetlerden istifade edip, içinde yaşadığı cennet konaklarının varislerinden eyle ve beni orada oturanlardan kıl."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

86

وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

"Babamı da bağışla. Şüphesiz o sapıklardandır."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱغْفِرْve bağışla
لِأَبِىٓbabamı
إِنَّهُۥçünkü o
كَانَ-dandır
مِنَsapıklardandır
ٱلضَّآلِّينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Babamı da bağışla. Çünkü o, şirk sebebi ile sapıklık içinde olanlardandı." İbrahim'in, babası için yaptığı bu dua onun cehennem ehlinden olduğu ortaya çıkmadan önceydi. Babasının müşrik olduğu ortaya çıktıktan sonra ondan beri oldu ve onun için asla dua etmedi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

87

وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

“(Kulların yeniden) diriltilecekleri gün beni utandırma!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاbeni utandırma
تُخْزِنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَوْمَgün
يُبْعَثُونَdiriltilecekleri

"İnsanların hesap için tekrardan diriltilecekleri gün beni rezil etme!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

88

يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌۭ وَلَا بَنُونَ

“O gün ki ne mal fayda verir, ne oğullar!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَوْمَo gün
لَاfayda vermez
يَنفَعُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَالٌۭ(ne) mal
وَلَاne de
بَنُونَoğullar

Zira o gün, insanın dünyada topladığı ne mal ve ne de kendilerinden yardım aldığı çocukları kendisine fayda verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

89

إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍۢ

“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاdışındakine
مَنْkimse
أَتَىgetiren
ٱللَّهَAllah'a
بِقَلْبٍۢkalb
سَلِيمٍۢsağlam ve temiz

Ancak şirkten, münafıklıktan, riyadan ve kibirden selim bir kalp ile Allah'a gelenler başka. O gün, Allah yolunda harcadığı malından ve kendisine dua eden çocuklarından fayda bulur.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

90

وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

O gün cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأُزْلِفَتِve yaklaştırılır
ٱلْجَنَّةُcennet
لِلْمُتَّقِينَmuttakiler için

Cennet, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Rablerine karşı takvalı olanlar için yaklaştırılmıştır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

91

وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

Cehennem de azgınlar için ortaya çıkarılıverir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَبُرِّزَتِve karşısına çıkarılır
ٱلْجَحِيمُcehennem
لِلْغَاوِينَazgınların

Hak dinden sapan azgınlar için cehennem, mahşerde apaçık gösterilip, ortaya çıkarılır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

92

وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

Ve onlara; "İbadet etmekte olduklarınız nerede?" denilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقِيلَve denilir
لَهُمْonlara
أَيْنَhani nerede?
مَاşeyler
كُنتُمْtaptıklarınız
تَعْبُدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlara azarlama babından şöyle denilecektir: "Hani, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz putlar nerede?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

93

مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

Allah'ın dışında (edindiğiniz ilahların), size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مِنbaşkası
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
هَلْsize yardım ediyorlarmı?
يَنصُرُونَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْyahut
يَنتَصِرُونَkendilerine yardımları dokunuyor (mu?)

"Allah'ı bırakıp onlara mı ibadet ediyorsunuz? Onlar sizden Allah'ın azabını engelleyerek size yardım edebilirler mi yahut kendilerine yardımları dokunur mu?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

94

فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

Onlar ve azgınlar hep birlikte oraya atılırlar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكُبْكِبُوا۟tepe taklak atılırlar
فِيهَاoraya
هُمْonlar
وَٱلْغَاوُۥنَve azgınlar

Onlar ve onları saptıranlar, hep birlikte üst üste cehenneme atılırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

95

وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

Ve İblis'in bütün orduları da.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجُنُودُve askerleri
إِبْلِيسَİblis'in
أَجْمَعُونَbütün

İblis'in şeytanlardan oluşan tüm yardımcıları istisnasız hepsi cehenneme atılırlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

96

قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

Orada birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟derler ki
وَهُمْonlar
فِيهَاorada
يَخْتَصِمُونَçekişerek

Allah'tan başkasına ibadet edip O'ndan başka ortaklar edinen müşrikler, Allah' ı bırakıp da ibadet ettikleri ile cehennemde çekişerek şöyle derler:

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

97

تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍ

“Allah’a andolsun, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
تَٱللَّهِvallahi
إِنgerçekten
كُنَّاbiz -imişiz
لَفِىiçinde
ضَلَٰلٍۢbir sapıklık
مُّبِينٍapaçık

Vallahi biz, gerçekten haktan uzak apaçık bir sapıklıkta idik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

98

إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Çünkü sizi, âlemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْçünkü
نُسَوِّيكُمsizi eşit tutuyorduk
بِرَبِّRabbine
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Çünkü biz sizi, tüm yaratılmışların Rabbi ile eşit tutmuştuk. O'na ibadet ettiğimiz gibi size de ibadet ediyorduk."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

99

وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآbizi saptıramazlar
أَضَلَّنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşkası
ٱلْمُجْرِمُونَsuçlulardan

"Bizi hak yoldan saptıranlar Allah'ı bırakıp da bizi kendilerine ibadet etmeye davet eden o günahkârlardan başkası değildi."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

100

فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ

“Artık bize şefaat edecek bir kimse de yoktur.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَمَاartık yoktur
لَنَاbizim
مِنşefa'atçilerimiz
شَٰفِعِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Allah Teâlâ'nın katında bize şefaat edecek ve O'nun azabından kurtaracak şefaatçilerimiz de yoktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir