Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Şuarâ Sûresi 101–150. Ayetler

101–150. AyetlerSayfa 3 / 5
101

وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍۢ

"Samimi bir dost da yok."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve yoktur
صَدِيقٍbir dostumuz
حَمِيمٍۢsıcak

"Bizi müdafaa edecek ve bize şefaat edecek sevgide samimi bir dostumuz da yoktur."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

102

فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةًۭ فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

"Ah! Keşke bizim için (dünyaya) bir dönüş daha olsa da Müminlerden olsak!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَوْah keşke
أَنَّbizim için olsa
لَنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَرَّةًۭbir (dönüş) daha
فَنَكُونَve olsak
مِنَinananlardan
ٱلْمُؤْمِنِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Ah! Keşke bizim için dünyaya dönüş olsaydı da, Allah Teâlâ'ya iman edenlerden olsaydık."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

103

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Şüphesiz bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama yine
كَانَolmazlar
أَكْثَرُهُمçokları
مُّؤْمِنِينَinananlardan

Şüphesiz İbrahim -aleyhisselam-'ın bahis konusu olan kıssasında ve yalanlayanların akıbetinde ibret alanlar için bir öğüt vardır. Buna rağmen onların çoğu Mümin değildirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

104

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَO'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır ve onlardan tövbe edenlere de çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

105

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Nûh kavmi rasûlleri yalanladılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanladı
قَوْمُkavmi
نُوحٍNuh
ٱلْمُرْسَلِينَgönderilen elçileri

Nuh'un kavmi Nuh -aleyhisselam-'ı yalanladığında bütün resulleri de yalanlamış oldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

106

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardeşleri Nûh onlara demişti ki: "Siz sakınmıyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti
لَهُمْonlara
أَخُوهُمْkardeşleri
نُوحٌNuh
أَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Soy bakımından kardeşleri olan Nuh onlara şöyle demişti: "Kendisinden korkarak O'ndan başkasına ibadeti bırakıp Allah Teâlâ'dan sakınmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

107

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىmuhakkak ben
لَكُمْsizin için
رَسُولٌbir elçiyim
أَمِينٌۭgüvenilir

"Şüphesiz ben size gönderilmiş resulüm. Beni size Yüce Allah gönderdi. Yüce Allah'ın gönderdiği vahye bir ekleme ve çıkarma yapmayan elçiyim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

108

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkup, sakının. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

109

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَسْـَٔلُكُمْben sizden istemiyorum
عَلَيْهِbuna karşı
مِنْhiç
أَجْرٍbir ücret
إِنْyoktur
أَجْرِىَbana bir ücret
إِلَّاbaşka
عَلَىٰait olandan
رَبِّRabbine
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatım, ancak mahlukatın Rabbi olan Allah'a aittir, başkasına değil."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

110

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

“O halde, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟öyle ise korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

111

۞ قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

Dediler ki: “Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken(biz) sana iman eder miyiz?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler ki
أَنُؤْمِنُbiz inanır mıyız?
لَكَsana
وَٱتَّبَعَكَuymuşken
ٱلْأَرْذَلُونَbayağı kimseler

Nuh -aleyhisselam-'a kavmi şöyle dedi: "Ey Nuh! Senin peşinden gelenler, ancak sıradan aşağılık ve düşük seviyeli kimselerdir. Onların arasında eşraftan ve üst tabakadakilerden hiç kimse bulunmamaktadır. Durum böyle iken bizler senin getirdiklerine tabi olup amel mi edeceğiz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

112

قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Nûh, şöyle dedi: “Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
وَمَاve
عِلْمِىben bilmem
بِمَاşeyleri
كَانُوا۟oldukları
يَعْمَلُونَonların yapıyor

Nuh -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Müminlerin ne yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir? Onların yapmış oldukları amellerinin hesabını tutmakla görevli değilim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

113

إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى ۖ لَوْ تَشْعُرُونَ

“Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdoğrusu
حِسَابُهُمْonların hesabı
إِلَّاancak
عَلَىٰaittir
رَبِّىRabbime
لَوْeğer
تَشْعُرُونَdüşünürseniz

"Onların hesabı, ancak gizli ve açık hallerini bilen Yüce Allah'a aittir, bana ait değildir. Eğer söylediklerinizin ne anlama geldiğini bilseydiniz bunları söylemezdiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

114

وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

"Ben, Müminleri kovacak değilim."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve değilim
أَنَا۠ben
بِطَارِدِkovacak
ٱلْمُؤْمِنِينَinananları

"Sizler iman edesiniz diye sizin isteğinize uyarak Müminleri meclisimden kovacak değilim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

115

إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ

"Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğilim
أَنَا۠ben
إِلَّاbaşka
نَذِيرٌۭbir uyarıcı(dan)
مُّبِينٌۭapaçık

Ben, ancak Allah'ın azabından sakındıran apaçık bir uyarıcıyım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

116

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

Dediler ki: “Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
لَئِنeğer
لَّمْvazgeçmezsen
تَنتَهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَٰنُوحُey Nuh
لَتَكُونَنَّmutlaka olacaksın
مِنَtaşlananlardan
ٱلْمَرْجُومِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kavmi ona şöyle dedi: "Eğer sen bizi davet ettiğin şeyden vazgeçmezsen, mutlaka hakaret edilenlerden ve taşlanarak öldürülenlerden olacaksın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

117

قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Nuh) dedi
رَبِّRabbim
إِنَّşüphesiz
قَوْمِىkavmim
كَذَّبُونِbeni yalanladı

Nuh, Rabbine dua ederek şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kavmim beni yalanladı. Onlara senin katından getirdiğim şeyde bana inanmadılar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

118

فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًۭا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan Müminleri kurtar."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱفْتَحْo halde aç
بَيْنِىbenimle
وَبَيْنَهُمْonların arasını
فَتْحًۭا(kesin hükümle) açarak
وَنَجِّنِىve beni kurtar
وَمَنve bulunanları
مَّعِىَbenimle beraber
مِنَmü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Batıl üzerine ısrar etmeleri sebebiyle benimle onların arasında sen hüküm ver. Kavmimden kâfir olanları helak ettiğin şeyden beni ve beraberimdeki Müminleri kurtar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

119

فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

Biz de onu ve onunla birlikte olanları dopdolu o gemi içerisinde kurtardık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَنجَيْنَٰهُbiz de onu kurtardık
وَمَنve bulunanları
مَّعَهُۥonunla beraber
فِىiçinde
ٱلْفُلْكِgemi
ٱلْمَشْحُونِdolu

Bunun üzerine biz onun duasına icabet ettik. İnsanlar ve hayvanlar ile dolu olan gemide, onu ve onunla beraber olan Müminleri kurtardık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

120

ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

Sonra geride kalanları suda boğduk.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
أَغْرَقْنَاboğduk
بَعْدُbunun ardından
ٱلْبَاقِينَgeride kalanları

Onlardan sonra Nuh'un kavminden geride kalanları suda boğduk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

121

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Muhakkak bunda bir ayet vardır. Onların çoğu iman etmediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama yine
كَانَdeğildir
أَكْثَرُهُمçokları
مُّؤْمِنِينَinananlardan

Şüphesiz Nuh ve kavmi hakkında, Nuh'un ve onunla beraber olan Müminlerin kurtulması ve kavminden kâfir olanların helak olmasıyla ilgili kıssada, ibret alanlar için bir öğüt vardır. Ne var ki onların çoğu iman eden kimseler değillerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

122

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَişte O'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Onlardan tövbe edenlere de çokça merhamet edendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

123

كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

Âd kavmi de peygamberleri yalanlamıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanladı
عَادٌAd (kavmi) de
ٱلْمُرْسَلِينَgönderilen elçileri

Âd kavmi, peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanladıkları zaman bütün resulleri de yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

124

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani onlara kardeşleri Hûd, “Sakınmaz mısınız?” demişti.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti
لَهُمْonlara
أَخُوهُمْkardeşleri
هُودٌHud
أَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Soy bakımından kardeşleri olan Hûd'un onlara şöyle dediğini hatırla: "Kendisinden korkarak O'ndan başkasına ibadeti bırakıp Allah Teâlâ'dan sakınmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

125

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

“Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىşüphesiz ben
لَكُمْsizin için
رَسُولٌbir elçiyim
أَمِينٌۭgüvenilir

"Ben Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. Güvenilir biriyim. Allah'ın bana tebliğ etmeyi emrettiğinde ekleme ve eksiltme yapmam."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

126

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Öyle ise Allah'tan sakının ve bana itaat edin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek, yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim size emrettiğim ve yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

127

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآben sizden istemiyorum
أَسْـَٔلُكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِbuna karşı
مِنْhiç
أَجْرٍbir ücret
إِنْbenim ücretim
أَجْرِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاancak
عَلَىٰaittir
رَبِّRabbine
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı, ancak tüm canlıların Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

128

أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةًۭ تَعْبَثُونَ

"Siz her yüksek yerde eğlenmek için koca bir bina mı inşa edip durursunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَتَبْنُونَsiz yapıyor musunuz?
بِكُلِّher
رِيعٍtepeye (yol üzerine)
ءَايَةًۭbir işaret (saraylar)
تَعْبَثُونَeğleniyor (musunuz?)

"Sizler yüksek ve çevreye hakim yerlere dikkat çekmek için dünyanızda ve de ahiretinizde size hiçbir faydası olmayan binalar mı yapıyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

129

وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

"Ve ebedi kalırsınız ümidi ile sapasağlam kaleler mi yapar durursunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَتَّخِذُونَve ediniyorsunuz
مَصَانِعَköşkler (ve müstahkem kaleler)
لَعَلَّكُمْbelki
تَخْلُدُونَebedi yaşarsınız diye

"Sanki bu dünyada ebedî kalıp buradan başka bir yere gitmeyecekmişsiniz gibi sağlam kaleler ve saraylar mı ediniyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

130

وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

"Yakaladığınız zaman da zorbaca mı davranırsınız?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
بَطَشْتُمyakaladığınız
بَطَشْتُمْyakalıyorsunuz
جَبَّارِينَzorbalar gibi

"Sizler öldürmek için saldırdığınız zaman zorbaca öldürüyorsunuz veya merhamet etmeden ve şefkat göstermeden zorbaca vuruyorsunuz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

131

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟o halde korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte ve yasaklamakta olduğum şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

132

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

"Bilmekte olduğunuz şeylerle size yardım edenden korkup sakının."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّقُوا۟ve korkun
ٱلَّذِىٓkimseden
أَمَدَّكُمsize bol bol veren
بِمَاşeyleri (ni'metleri)
تَعْلَمُونَbildiğiniz

"Bilmekte olduğunuz nimetlerinden sizlere bahşeden Allah Teâlâ'nın öfkesinden korkun."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

133

أَمَدَّكُم بِأَنْعَٰمٍۢ وَبَنِينَ

"Size hayvanlar ve çocuklar (vererek) yardım etti."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمَدَّكُمki O size vermiştir
بِأَنْعَٰمٍۢdavarlar
وَبَنِينَve oğullar

Size hayvanlar ve çocuklar bahşetmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

134

وَجَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍ

Hem de bahçeler ve pınarlar da (vermiştir).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَجَنَّٰتٍۢve bahçeler
وَعُيُونٍve çeşmeler

Size bahçeler ve akan pınarlar bahşetmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

135

إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ

"Gerçekten sizin için büyük bir günün azabından korkarım."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىٓdoğrusu ben
أَخَافُkorkuyorum
عَلَيْكُمْsize
عَذَابَazabından
يَوْمٍbir günün
عَظِيمٍۢbüyük

-Ey Kavmim!- "Şüphesiz ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum. Bu gün kıyamet günüdür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

136

قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ

Onlar dediler ki: "Sen öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler ki
سَوَآءٌaynıdır
عَلَيْنَآbizce
أَوَعَظْتَöğüt versen de
أَمْveya
لَمْolmasan da
تَكُنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنَöğüt verenlerden
ٱلْوَٰعِظِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kavmi ona şöyle dedi: "Öğüt versen de, vermesen de bizim yanımızda birdir. Sana asla iman etmeyeceğiz ve üzerinde bulunduğumuz inancımızdan asla dönmeyeceğiz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

137

إِنْ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

"Bu öncekilerin adetlerinden başka bir şey değildir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنْdeğildir
هَٰذَآbu (davranışımız)
إِلَّاbaşka
خُلُقُahlakı(ndan)
ٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

"Bu, ancak öncekilerin dini, geleneği ve ahlakından başka bir şey değildir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

138

وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

"Biz azap olunacaklardan da değiliz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve değiliz
نَحْنُbiz
بِمُعَذَّبِينَazaba uğratılacak

"Biz, azaba uğratılacak kimseler değiliz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

139

فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَٰهُمْ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

"Böylece onu yalanladılar. Biz de onları helâk ettik. Muhakkak bunda bir ayet vardır. Onların çoğu da iman etmiş değildi."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَذَّبُوهُonu yalanladılar
فَأَهْلَكْنَٰهُمْbiz de onları helak ettik
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama yine
كَانَdeğildir
أَكْثَرُهُمçokları
مُّؤْمِنِينَinananlardan

(Onlar) Peygamberleri Hûd -aleyhisselam-'ı yalanlamaya devam ettiler. Yalanlamaları sebebi ile Biz de onları yok edici bir rüzgâr ile helak ettik. Bunda ibret alanlar için öğüt vardır. Onların çoğu ise Mümin değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

140

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَişte O'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

141

كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

Semûd da rasulleri yalanladılar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanladı
ثَمُودُSemud (kavmi) de
ٱلْمُرْسَلِينَgönderilen elçileri

Semûd kavmi de peygamberleri Salih -aleyhisselam-'ı yalanlayarak bütün resulleri yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

142

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardeşleri Salih onlara demişti ki: "Sakınmaz mısınız?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti ki
لَهُمْonlara
أَخُوهُمْkardeşleri
صَٰلِحٌSalih
أَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Soy bakımından kardeşleri olan Salih onlara şöyle demişti: "Kendisinden korkarak O'ndan başkasına ibadeti bırakıp Allah Teâlâ'dan sakınmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

143

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

“Ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىdoğrusu ben
لَكُمْsizin için
رَسُولٌbir elçiyim
أَمِينٌۭgüvenilir

"Ben, Yüce Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiklerimde güvenilirim. O'nun adına ne fazla ve ne de eksik söylüyorum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

144

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"O halde Allah’tan korkun ve bana itaat edin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emrettiğim ve yasakladığım şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

145

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآben sizden istemiyorum
أَسْـَٔلُكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِbuna karşı
مِنْhiç
أَجْرٍbir ücret
إِنْbenim ücretim
أَجْرِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاyalnız
عَلَىٰaittir
رَبِّRabbine
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı, ancak mahlukatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

146

أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

"Siz burada güven içinde bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَتُتْرَكُونَbırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?
فِىiçinde
مَاburada
هَٰهُنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَامِنِينَgüven

"Size verilen güzellik ve nimetler içinde korkudan uzak ve güvenli bir yaşam süreceğinizi mi ümit ediyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

147

فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

Bahçelerde ve akarsular arasında,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِىiçinde
جَنَّٰتٍۢbahçeler
وَعُيُونٍۢve çeşme başlarında

Bağlar, bahçeler ve akan su pınarları arasında.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

148

وَزُرُوعٍۢ وَنَخْلٍۢ طَلْعُهَا هَضِيمٌۭ

Ekinler ve meyveleri olgunlaşmış güzel hurma ağaçları arasında,

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَزُرُوعٍۢve ekinler arasında
وَنَخْلٍۢve hurmalıklarda
طَلْعُهَاtomurcuklu
هَضِيمٌۭyumuşak

Ekinler ve meyvesi olgun ve yumuşak güzel hurma ağaçları arasında.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

149

وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًۭا فَٰرِهِينَ

“Dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapıyorsunuz?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَنْحِتُونَve yontuyorsunuz
مِنَdağlardan
ٱلْجِبَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بُيُوتًۭاevler
فَٰرِهِينَustalıkla

"Bir de içinde oturmak için dağları ustalıkla yontup evler yapıyorsunuz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

150

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim de size emrettiğim ve size yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir