Şuarâ Sûresi 151–200. Ayetler
وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ
"Aşırı olanların emrine uymayın!"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Günahlar işleyerek kendi nefisleri hakkında aşırıya gidip zulmedenlerin emrine uymayın."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır ve (hiçbir şeyi) ıslah etmezler."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onlar yaydıkları günahlarla yeryüzünde bozgunculuk yapmakta, Allah Teâlâ'ya sürekli itaat etmeyerek nefislerini ıslah etmiyorlar.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ
Dediler ki: “Sen muhakkak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kavmi ona şöyle demişti: "Sen ancak defalarca büyülenmiş ve sihrin akıllarını alıp götürdüğü kimselerdensin."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Sen de bizim gibi bir insansın Bizden üstün olacak bir meziyetin de yoktur ki, resul olasın. Eğer resul olduğun iddiasında doğruyu söyleyenlerden isen, haydi resul olduğunu gösteren bir mucize getir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌۭ لَّهَا شِرْبٌۭ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ
Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Salih -aleyhisselam- (Allah Teâlâ kendisine bir mucize vermiştir. Bu mucize Yüce Allah'ın kayadan çıkarmış olduğu dişi bir devedir) onlara şöyle demişti: "İşte bu gözle görülen ve elle dokunulan dişi bir devedir. Onun su içmesi için belli bir günü vardır. Sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır. O sizin olan günde su içmez ve siz de onun olan gününde su içmezsiniz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍۢ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ
“Sakın ona bir kötülükle dokunmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sakın ola! Keserek veya vurarak ona kötülük gelecek şekilde dokunmayın. Yoksa bu sebeple üzerinize inecek olan belanın yaşanacağı büyük bir günde Allah Teâlâ'nın sizi helak edeceği bir azap gelir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ
Derken onu kestiler de pişman oluverdiler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Dişi deveyi kesmek üzere ittifak etmişlerdi. İçlerinden en kötüsü deveyi kesti. Sonra da azaptan kurtulmanın imkânsız olduğunu ve mutlak azabın kendilerine ineceğini öğrendiklerinde yaptıklarına pişman oldular. Fakat azabın görünmesi sırasında olan pişmanlık sahibine fayda vermez.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Bunun üzerine azap onları yakaladı. Muhakkak bunda bir ayet vardır ama onların çoğu iman etmediler.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Vadedildikleri azap onları yakalayıvermişti. O azap, şiddetli bir sarsıntı ve çok güçlü bir çığlık idi. Şüphesiz Salih -aleyhisselam- ve kavminin kıssasında ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu iman eden kimseler değildirler.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Muhakkak senin Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ
Lût’un kavmi de rasûlleri yalanlamıştı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Lût'un kavmi,peygamberleri Lût -aleyhisselam-'ı yalanladıkları zaman gönderilen bütün resulleri yalanlamışlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ
Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız?”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Soy bakımından kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: "Allah'tan sakınarak O'na şirk koşmayı terk edip Yüce Allah'tan sakınmaz mısınız?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ
“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Ben, Allah'ın size göndermiş olduğu bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiklerimde güvenilirim. O'nun adına eksik ve fazla şeyler söylemiyorum."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
“Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlukatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ
"İnsanların içinde erkeklere mi yanaşıyorsunuz?"
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Siz insanlar içinden erkeklere arkalarından mı yaklaşıyorsunuz?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ
“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi terk edersiniz demek? Hayır, siz haddi aşan bir kavimsiniz.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Allah Teâlâ'nın şehvetlerinizi gidermemiz için yaratmış olduğu eşlerinizle cinsel ilişkiyi bırakıyor musunuz? Bilakis siz, münker olan bu cinsî sapıklıkla Yüce Allah'ın sınırını aşıyorsunuz.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ
Dediler ki: "Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kavmi ona şöyle dedi: Ey Lût! Bu fiili işlememizde bize engel olmaya ve bizim o fiili yapmamızı yadsımaya son vermezsen, mutlaka sen ve seninle beraber olanlar köyümüzden sürülüp çıkarılanlardan olacaksınız.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ
(Lût) dedi ki: "Doğrusu ben sizin yaptığınıza çok kızanlardanım. "
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Lût onlara şöyle dedi: "Doğrusu ben, sizin yapmış olduğunuz bu işinizi hoş görmeyip buğuz edenlerdenim."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ
“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Rabbim! Bunların yapmış oldukları kötülükler sebebi ile başlarına gelecek azaptan beni ve ailemi kurtar."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ
Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Biz onun duasını kabul ettik. Onu ve ailesinin hepsini kurtardık.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِلَّا عَجُوزًۭا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ
Ancak o yaşlı kadın müstesna. O, geride kalanlardan oldu.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sadece hanımı müstesna; o kâfirdi. Geride kalıp helak olanlardan oldu.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْءَاخَرِينَ
Sonra diğerlerini helâk ettik.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Lût ve ailesi (Sedûm) köyünden çıktıktan sonra, geride kalan kavmini en şiddetli bir şekilde helak ettik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًۭا ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Üzerlerine şiddetli yağmur yağdırır gibi gökten taş yağdırdık. Lût'un, Yüce Allah'ın azabından uyardığı ve sakındırdığı bu yağmur ne de korkunçtu. İşledikleri günah ve münkerleri yapageldikleri için bu azap onların başına geldi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yaptıkları kötü fiil sebebiyle Lût -aleyhisselam-'ın kavmine gönderildiği ifade edilen bu azapta, ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Muhakkak işte o, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ
Eyke halkı da peygamberleri (Şuayb'ı) yalanlamıştı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Sarmaşık ağaçları olan köyün halkı, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-'ı yalanladıklarında bütün rasûlleri yalanlamışlardı.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ
Hani Şu’ayb, onlara şöyle demişti: "Siz sakınmıyor musunuz?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Kardeşleri Şuayb, onlara şöyle demişti: "Allah'ın korkusuyla O'na şirk koşmayı terk ederek, sakınmaz mısınız?"
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Ben Yüce Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiğim şeyde güvenilir biriyim. Allah'ın bana tebliğ etmeyi emrettiklerinde hiçbir ekleme ve eksiltme yapmam."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
"Artık, Allah'tan sakının ve bana itaat edin."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim size emrettiğim ve size yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlukatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
۞ أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ
“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"İnsanlara satış yaptığınız zaman ölçüyü tam yapın ve eksik tartanlardan olmayın."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ
"Doğru terazi ile tartın."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Başkasına tarttığınız zaman doğru terazi ile tartın."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
“İnsanların mal ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"İnsanların hakkı olan şeyleri eksiltmeyin. Yeryüzünde günah işleyerek çokça bozgunculuk yapmayın."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ
"Sizi ve önceki nesilleri yaratandan sakının."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Sizi ve daha önceki ümmetleri yaratanın, başınıza bir ceza indirmesinden korkarak O'ndan sakının."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ
Dediler ki: "Sen ancak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şuayb'ın kavmi Şuayb'a şöyle dedi: "Sen, kendisine defalarca sihir yapılmış bir kimsesin. Bu sihir aklına galip gelip, onu kaybetmiş bir kişisin."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ
"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve muhakkak biz seni yalancılardan sanıyoruz."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve bizim üzerimize herhangi bir üstün özelliğin yoktur. O halde nasıl resul olursun? Biz senin resul olduğunu iddia etmende yalancı olduğunu zannediyoruz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
"Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten parçalar indir."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
"Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söylüyorsan, üzerimize gökten parçalar düşür."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ
Şuayb: “Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir.” dedi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şuayb onlara şöyle dedi: "Rabbim, yapmış olduğunuz şirki ve günahları daha iyi bilir ve yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ
Onlar Şuayb’ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Yalanlamalarına devam ettiler ve onların başına büyük bir azap geldi. Çok sıcak bir günden sonra onların üzerini bir bulut kapladı ve o bulut üzerlerine ateş yağdırdı ve onları yakıp, kavurdu. Şüphesiz onların helak edildikleri gün, çok korkunç bir gündü.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz Şuayb -aleyhisselam-'ın kavminin helak edilmesini anlatan bu kıssada ibret alanlar için bir öğüt vardır. Buna rağmen onların çoğu Mümin değillerdir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı çok merhametlidir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
"Muhakkak ki bu (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir."
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, bütün yaratılmışların Rabbi tarafından indirilmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ
O'nu Rûhu'l-Emîn/Cebrâil indirdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Onu Ruhu'l-Emîn/Cebrail -aleyhisselam- indirdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ
Uyaranlardan olman için senin kalbine (indirdi).
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Ey Resul! Cebrail bu Kur'anı, insanları uyaran ve onları Allah'ın azabıyla korkutan resullerden olman için senin kalbine indirmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّۢ مُّبِينٍۢ
Apaçık Arapça bir dille.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Bu kitabı apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ
Şüphesiz bu (Kur’an) öncekilerin kitaplarında da vardı.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Muhakkak bu Kur'an, daha öncekilerin kitaplarında da zikredilmiştir. Önceki semavi kitaplar onu müjdelemişlerdi.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail oğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için ispatlayıcı bir delil (ayet) değil midir?
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Seni yalanlayan o kimseler için senin doğruluğunu bildiren bir işaret yok mu ki; İsrailoğulları'nın âlimlerinden Abdullah b. Selâm gibi senin üzerine indirilmiş olanın hakikatini bilsin?
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ
Eğer onu Arapça bilmeyen birine de indirmiş olsaydık.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer biz bu Kur'an'ı Arapça konuşamayan bazı acemlerin üzerine indirseydik.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ
O da onlara (Kur'an'ı Arapça) okusaydı, yine de ona iman edecek değillerdi.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
Eğer bu kitabı onlara ( Arapça) okusaydı, ona yine de iman etmeyip, şöyle diyeceklerdi: "Biz onu anlamıyoruz." Hâlbuki kendi dilleriyle indirdiği için Allah'a hamt etmelidirler."
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir
كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ
İşte böylece biz onu günahkârların kalbine soktuk.
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam ▾
İşte böylece yalanlamayı ve küfrü günahkârların kalplerine soktuk.
Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir