Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Şuarâ Sûresi 151–200. Ayetler

151–200. AyetlerSayfa 4 / 5
151

وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

"Aşırı olanların emrine uymayın!"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاuymayın
تُطِيعُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمْرَemrine
ٱلْمُسْرِفِينَaşırıların

"Günahlar işleyerek kendi nefisleri hakkında aşırıya gidip zulmedenlerin emrine uymayın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

152

ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır ve (hiçbir şeyi) ıslah etmezler."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلَّذِينَkimselerin
يُفْسِدُونَbozgunculuk yapan
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاve
يُصْلِحُونَıslah etmeyenlerin

Onlar yaydıkları günahlarla yeryüzünde bozgunculuk yapmakta, Allah Teâlâ'ya sürekli itaat etmeyerek nefislerini ıslah etmiyorlar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

153

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

Dediler ki: “Sen muhakkak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler
إِنَّمَآdoğrusu
أَنتَsen
مِنَiyice büyülenmişlerdensin
ٱلْمُسَحَّرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kavmi ona şöyle demişti: "Sen ancak defalarca büyülenmiş ve sihrin akıllarını alıp götürdüğü kimselerdensin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

154

مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

“Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَآdeğilsin
أَنتَsen
إِلَّاbaşka
بَشَرٌۭbir insandan
مِّثْلُنَاbizim gibi
فَأْتِbize getir
بِـَٔايَةٍbir mu'cize
إِنeğer
كُنتَisen
مِنَdoğrulardan
ٱلصَّٰدِقِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Sen de bizim gibi bir insansın Bizden üstün olacak bir meziyetin de yoktur ki, resul olasın. Eğer resul olduğun iddiasında doğruyu söyleyenlerden isen, haydi resul olduğunu gösteren bir mucize getir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

155

قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌۭ لَّهَا شِرْبٌۭ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍۢ مَّعْلُومٍۢ

Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi ki
هَٰذِهِۦişte bu
نَاقَةٌۭdişi devedir
لَّهَاonun vardır
شِرْبٌۭsu içme hakkı
وَلَكُمْve sizin vardır
شِرْبُsu içme hakkı
يَوْمٍۢbir gün
مَّعْلُومٍۢbelli

Salih -aleyhisselam- (Allah Teâlâ kendisine bir mucize vermiştir. Bu mucize Yüce Allah'ın kayadan çıkarmış olduğu dişi bir devedir) onlara şöyle demişti: "İşte bu gözle görülen ve elle dokunulan dişi bir devedir. Onun su içmesi için belli bir günü vardır. Sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır. O sizin olan günde su içmez ve siz de onun olan gününde su içmezsiniz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

156

وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍۢ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ

“Sakın ona bir kötülükle dokunmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاsakın
تَمَسُّوهَاona dokundurmayın
بِسُوٓءٍۢbir kötülük
فَيَأْخُذَكُمْsonra sizi yakalar
عَذَابُazabı
يَوْمٍbir günün
عَظِيمٍۢbüyük

Sakın ola! Keserek veya vurarak ona kötülük gelecek şekilde dokunmayın. Yoksa bu sebeple üzerinize inecek olan belanın yaşanacağı büyük bir günde Allah Teâlâ'nın sizi helak edeceği bir azap gelir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

157

فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ

Derken onu kestiler de pişman oluverdiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَعَقَرُوهَاnihayet onu kestiler
فَأَصْبَحُوا۟ama oldular
نَٰدِمِينَpişman

Dişi deveyi kesmek üzere ittifak etmişlerdi. İçlerinden en kötüsü deveyi kesti. Sonra da azaptan kurtulmanın imkânsız olduğunu ve mutlak azabın kendilerine ineceğini öğrendiklerinde yaptıklarına pişman oldular. Fakat azabın görünmesi sırasında olan pişmanlık sahibine fayda vermez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

158

فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ ۗ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Bunun üzerine azap onları yakaladı. Muhakkak bunda bir ayet vardır ama onların çoğu iman etmediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَخَذَهُمُve onları yakaladı
ٱلْعَذَابُazab
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama yine
كَانَdeğildir
أَكْثَرُهُمçokları
مُّؤْمِنِينَinananlardan

Vadedildikleri azap onları yakalayıvermişti. O azap, şiddetli bir sarsıntı ve çok güçlü bir çığlık idi. Şüphesiz Salih -aleyhisselam- ve kavminin kıssasında ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu iman eden kimseler değildirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

159

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Muhakkak senin Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّşüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَişte O'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

160

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

Lût’un kavmi de rasûlleri yalanlamıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَتْyalanladı
قَوْمُkavmi
لُوطٍLut
ٱلْمُرْسَلِينَgönderilen elçileri

Lût'un kavmi,peygamberleri Lût -aleyhisselam-'ı yalanladıkları zaman gönderilen bütün resulleri yalanlamışlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

161

إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız?”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti
لَهُمْonlara
أَخُوهُمْkardeşleri
لُوطٌLut
أَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Soy bakımından kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: "Allah'tan sakınarak O'na şirk koşmayı terk edip Yüce Allah'tan sakınmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

162

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىşüphesiz ben
لَكُمْsizin için
رَسُولٌbir elçiyim
أَمِينٌۭgüvenilir

"Ben, Allah'ın size göndermiş olduğu bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiklerimde güvenilirim. O'nun adına eksik ve fazla şeyler söylemiyorum."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

163

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

“Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Size emretmekte olduğum ve yapmanızı yasakladığım şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

164

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآben sizden istemiyorum
أَسْـَٔلُكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِbuna karşı
مِنْhiç
أَجْرٍbir ücret
إِنْbenim ücretim
أَجْرِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاyalnız
عَلَىٰaittir
رَبِّRabbine
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlukatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

165

أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

"İnsanların içinde erkeklere mi yanaşıyorsunuz?"

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَتَأْتُونَerkeklere-mi gidiyorsunuz?
ٱلذُّكْرَانَerkeklere
مِنَiçinde
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Siz insanlar içinden erkeklere arkalarından mı yaklaşıyorsunuz?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

166

وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

“Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi terk edersiniz demek? Hayır, siz haddi aşan bir kavimsiniz.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَتَذَرُونَve bırakıyor (musunuz?)
مَاşeyleri
خَلَقَyarattığı
لَكُمْsizin için
رَبُّكُمRabbinizin
مِّنْeşlerinizi
أَزْوَٰجِكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَلْbilakis
أَنتُمْsiz
قَوْمٌbir kavimsiniz
عَادُونَsınırı aşan

Allah Teâlâ'nın şehvetlerinizi gidermemiz için yaratmış olduğu eşlerinizle cinsel ilişkiyi bırakıyor musunuz? Bilakis siz, münker olan bu cinsî sapıklıkla Yüce Allah'ın sınırını aşıyorsunuz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

167

قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

Dediler ki: "Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوا۟dediler
لَئِنandolsun eğer
لَّمْvazgeçmezsen
تَنتَهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَٰلُوطُey Lut
لَتَكُونَنَّmutlaka olacaksın
مِنَsürülenlerden
ٱلْمُخْرَجِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kavmi ona şöyle dedi: Ey Lût! Bu fiili işlememizde bize engel olmaya ve bizim o fiili yapmamızı yadsımaya son vermezsen, mutlaka sen ve seninle beraber olanlar köyümüzden sürülüp çıkarılanlardan olacaksınız.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

168

قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

(Lût) dedi ki: "Doğrusu ben sizin yaptığınıza çok kızanlardanım. "

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَ(Lut) dedi ki
إِنِّىşüphesiz ben
لِعَمَلِكُمsizin bu işinize
مِّنَkızanlardanım
ٱلْقَالِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Lût onlara şöyle dedi: "Doğrusu ben, sizin yapmış olduğunuz bu işinizi hoş görmeyip buğuz edenlerdenim."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

169

رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

“Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبِّRabbim
نَجِّنِىbeni kurtar
وَأَهْلِىve ailemi
مِمَّاşeylerden
يَعْمَلُونَyaptıkları

Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Rabbim! Bunların yapmış oldukları kötülükler sebebi ile başlarına gelecek azaptan beni ve ailemi kurtar."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

170

فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَنَجَّيْنَٰهُbiz de onu kurtardık
وَأَهْلَهُۥٓve ailesini
أَجْمَعِينَtamamen

Biz onun duasını kabul ettik. Onu ve ailesinin hepsini kurtardık.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

171

إِلَّا عَجُوزًۭا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

Ancak o yaşlı kadın müstesna. O, geride kalanlardan oldu.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِلَّاyalnız hariç
عَجُوزًۭاbir koca karı
فِىarasında
ٱلْغَٰبِرِينَgeride kalanlar

Sadece hanımı müstesna; o kâfirdi. Geride kalıp helak olanlardan oldu.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

172

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْءَاخَرِينَ

Sonra diğerlerini helâk ettik.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّsonra
دَمَّرْنَاhelak ettik
ٱلْءَاخَرِينَötekilerini

Lût ve ailesi (Sedûm) köyünden çıktıktan sonra, geride kalan kavmini en şiddetli bir şekilde helak ettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

173

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًۭا ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَمْطَرْنَاve yağdırdık
عَلَيْهِمüzerlerine
مَّطَرًۭاbir yağmur
فَسَآءَçok kötü oldu
مَطَرُyağmuru
ٱلْمُنذَرِينَuyarılanların

Üzerlerine şiddetli yağmur yağdırır gibi gökten taş yağdırdık. Lût'un, Yüce Allah'ın azabından uyardığı ve sakındırdığı bu yağmur ne de korkunçtu. İşledikleri günah ve münkerleri yapageldikleri için bu azap onların başına geldi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

174

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama yine
كَانَdeğildir
أَكْثَرُهُمçokları
مُّؤْمِنِينَinananlardan

Yaptıkları kötü fiil sebebiyle Lût -aleyhisselam-'ın kavmine gönderildiği ifade edilen bu azapta, ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

175

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Muhakkak işte o, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَişte O'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

176

كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

Eyke halkı da peygamberleri (Şuayb'ı) yalanlamıştı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَّبَyalanladı
أَصْحَٰبُhalkı
لْـَٔيْكَةِEyke
ٱلْمُرْسَلِينَgönderilen elçileri

Sarmaşık ağaçları olan köyün halkı, peygamberleri Şuayb -aleyhisselam-'ı yalanladıklarında bütün rasûlleri yalanlamışlardı.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

177

إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

Hani Şu’ayb, onlara şöyle demişti: "Siz sakınmıyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِذْhani
قَالَdemişti
لَهُمْonlara
شُعَيْبٌŞu'ayb
أَلَاkorunmaz mısınız?
تَتَّقُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Kardeşleri Şuayb, onlara şöyle demişti: "Allah'ın korkusuyla O'na şirk koşmayı terk ederek, sakınmaz mısınız?"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

178

إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنِّىşüphesiz ben
لَكُمْsizin için
رَسُولٌbir elçiyim
أَمِينٌۭgüvenilir

"Ben Yüce Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiğim şeyde güvenilir biriyim. Allah'ın bana tebliğ etmeyi emrettiklerinde hiçbir ekleme ve eksiltme yapmam."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

179

فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

"Artık, Allah'tan sakının ve bana itaat edin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَأَطِيعُونِve bana ita'at edin

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim size emrettiğim ve size yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

180

وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve
أَسْـَٔلُكُمْben sizden istemiyorum
عَلَيْهِbuna karşı
مِنْhiç
أَجْرٍbir ücret
إِنْbenim ücretim
أَجْرِىَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاyalnız
عَلَىٰaittir
رَبِّRabbine
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

"Rabbim katından size getirip tebliğ ettiğim şeylerden dolayı sizden bir karşılık talep etmiyorum. Mükâfatımı ancak mahlukatın Rabbi olan Allah verecektir. (Mükâfatımı vermek) Başkasına ait değildir."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

181

۞ أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوْفُوا۟tam yapın
ٱلْكَيْلَölçüyü
وَلَاve
تَكُونُوا۟olmayın
مِنَeksiltenlerden
ٱلْمُخْسِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"İnsanlara satış yaptığınız zaman ölçüyü tam yapın ve eksik tartanlardan olmayın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

182

وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

"Doğru terazi ile tartın."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَزِنُوا۟tartın;
بِٱلْقِسْطَاسِterazi ile
ٱلْمُسْتَقِيمِdosdoğru

"Başkasına tarttığınız zaman doğru terazi ile tartın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

183

وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

“İnsanların mal ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
تَبْخَسُوا۟kısmayın
ٱلنَّاسَinsanların
أَشْيَآءَهُمْhaklarını
وَلَاve
تَعْثَوْا۟karışıklık çıkarmayın
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُفْسِدِينَbozgunculuk yaparak

"İnsanların hakkı olan şeyleri eksiltmeyin. Yeryüzünde günah işleyerek çokça bozgunculuk yapmayın."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

184

وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

"Sizi ve önceki nesilleri yaratandan sakının."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّقُوا۟ve korkun
ٱلَّذِىsizi yaratandan
خَلَقَكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْجِبِلَّةَve nesilleri
ٱلْأَوَّلِينَönceki

"Sizi ve daha önceki ümmetleri yaratanın, başınıza bir ceza indirmesinden korkarak O'ndan sakının."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

185

قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

Dediler ki: "Sen ancak aşırı bir şekilde büyülenmişlerdensin."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالُوٓا۟dediler ki
إِنَّمَآmuhakkak
أَنتَsen
مِنَiyice büyülenmişlerdensin
ٱلْمُسَحَّرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Şuayb'ın kavmi Şuayb'a şöyle dedi: "Sen, kendisine defalarca sihir yapılmış bir kimsesin. Bu sihir aklına galip gelip, onu kaybetmiş bir kişisin."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

186

وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌۭ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve muhakkak biz seni yalancılardan sanıyoruz."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve değilsin
أَنتَsen
إِلَّاbaşka bir şey
بَشَرٌۭbir insandan
مِّثْلُنَاbizim gibi
وَإِنve
نَّظُنُّكَbiz seni sanıyoruz
لَمِنَmutlaka yalancılardan
ٱلْكَٰذِبِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve bizim üzerimize herhangi bir üstün özelliğin yoktur. O halde nasıl resul olursun? Biz senin resul olduğunu iddia etmende yalancı olduğunu zannediyoruz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

187

فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

"Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten parçalar indir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَأَسْقِطْo halde düşür
عَلَيْنَاüzerimize
كِسَفًۭاparçalar
مِّنَgökten
ٱلسَّمَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنeğer
كُنتَisen
مِنَdoğrulardan
ٱلصَّٰدِقِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

"Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söylüyorsan, üzerimize gökten parçalar düşür."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

188

قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

Şuayb: “Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir.” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قَالَdedi
رَبِّىٓRabbim
أَعْلَمُdaha iyi bilir
بِمَاşeyi
تَعْمَلُونَyaptığınız

Şuayb onlara şöyle dedi: "Rabbim, yapmış olduğunuz şirki ve günahları daha iyi bilir ve yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

189

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Onlar Şuayb’ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَكَذَّبُوهُfakat onu yalanladılar
فَأَخَذَهُمْnihayet onları yakaladı
عَذَابُazabı
يَوْمِgününün
ٱلظُّلَّةِgölge
إِنَّهُۥgerçekten o
كَانَidi
عَذَابَazabı
يَوْمٍbir günün
عَظِيمٍbüyük

Yalanlamalarına devam ettiler ve onların başına büyük bir azap geldi. Çok sıcak bir günden sonra onların üzerini bir bulut kapladı ve o bulut üzerlerine ateş yağdırdı ve onları yakıp, kavurdu. Şüphesiz onların helak edildikleri gün, çok korkunç bir gündü.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

190

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak ki
فِىvardır
ذَٰلِكَbunda
لَءَايَةًۭbir ibret
وَمَاama yine
كَانَdeğildir
أَكْثَرُهُمçokları
مُّؤْمِنِينَinananlardan

Şüphesiz Şuayb -aleyhisselam-'ın kavminin helak edilmesini anlatan bu kıssada ibret alanlar için bir öğüt vardır. Buna rağmen onların çoğu Mümin değillerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

191

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّve şüphesiz
رَبَّكَRabbin
لَهُوَişte O'dur
ٱلْعَزِيزُüstün olan
ٱلرَّحِيمُmerhamet eden

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez.) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı çok merhametlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

192

وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

"Muhakkak ki bu (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir."

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّهُۥmuhakkak ki o (Kur'an)
لَتَنزِيلُindirmesidir
رَبِّRabbinin
ٱلْعَٰلَمِينَalemlerin

Şüphesiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirilen bu Kur'an, bütün yaratılmışların Rabbi tarafından indirilmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

193

نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

O'nu Rûhu'l-Emîn/Cebrâil indirdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نَزَلَindirdi
بِهِonu
ٱلرُّوحُRuhu'(l-Emin)
ٱلْأَمِينُ(Ruhu')l-Emin

Onu Ruhu'l-Emîn/Cebrail -aleyhisselam- indirdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

194

عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

Uyaranlardan olman için senin kalbine (indirdi).

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
عَلَىٰsenin kalbine
قَلْبِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِتَكُونَolman için
مِنَuyarıcılardan
ٱلْمُنذِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Resul! Cebrail bu Kur'anı, insanları uyaran ve onları Allah'ın azabıyla korkutan resullerden olman için senin kalbine indirmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

195

بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّۢ مُّبِينٍۢ

Apaçık Arapça bir dille.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
بِلِسَانٍbir dille
عَرَبِىٍّۢArapça
مُّبِينٍۢapaçık

Bu kitabı apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

196

وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

Şüphesiz bu (Kur’an) öncekilerin kitaplarında da vardı.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنَّهُۥşüphesiz o
لَفِىvardır
زُبُرِKitaplarında
ٱلْأَوَّلِينَevvelkilerin

Muhakkak bu Kur'an, daha öncekilerin kitaplarında da zikredilmiştir. Önceki semavi kitaplar onu müjdelemişlerdi.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

197

أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

İsrail oğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için ispatlayıcı bir delil (ayet) değil midir?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَوَلَمْdeğil mi?
يَكُنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّهُمْonlar için
ءَايَةًbir delil
أَنonu bilmesi
يَعْلَمَهُۥAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عُلَمَٰٓؤُا۟bilginlerinin
بَنِىٓoğulları
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail

Seni yalanlayan o kimseler için senin doğruluğunu bildiren bir işaret yok mu ki; İsrailoğulları'nın âlimlerinden Abdullah b. Selâm gibi senin üzerine indirilmiş olanın hakikatini bilsin?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

198

وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

Eğer onu Arapça bilmeyen birine de indirmiş olsaydık.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَوْve şayet
نَزَّلْنَٰهُbiz onu indirseydik
عَلَىٰüzerine
بَعْضِbiri
ٱلْأَعْجَمِينَyabancılardan

Eğer biz bu Kur'an'ı Arapça konuşamayan bazı acemlerin üzerine indirseydik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

199

فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

O da onlara (Kur'an'ı Arapça) okusaydı, yine de ona iman edecek değillerdi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَقَرَأَهُۥonu okusaydı
عَلَيْهِمonlara
مَّاolmazlardı
كَانُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦona
مُؤْمِنِينَinanıyor

Eğer bu kitabı onlara ( Arapça) okusaydı, ona yine de iman etmeyip, şöyle diyeceklerdi: "Biz onu anlamıyoruz." Hâlbuki kendi dilleriyle indirdiği için Allah'a hamt etmelidirler."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

200

كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

İşte böylece biz onu günahkârların kalbine soktuk.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَöylece
سَلَكْنَٰهُbiz onu soktuk
فِىiçine
قُلُوبِkalbleri
ٱلْمُجْرِمِينَsuçluların

İşte böylece yalanlamayı ve küfrü günahkârların kalplerine soktuk.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir