Ayet ve Sure

Vâkıa Sûresi 51–96. Ayetler

51–96. AyetlerSayfa 2 / 2
51

ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

Sonra gerçekten sizler ey sapıklar, yalanlayıcılar!

Ayet sayfası →
52

لَءَاكِلُونَ مِن شَجَرٍۢ مِّن زَقُّومٍۢ

Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.

Ayet sayfası →
53

فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

Karınlarınızı hep ondan dolduracaksınız.

Ayet sayfası →
54

فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.

Ayet sayfası →
55

فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

Susamış develerin içişi gibi içeceksiniz.

Ayet sayfası →
56

هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur.

Ayet sayfası →
57

نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

Sizi biz yarattık. (Tekrardan yaratılışı) tasdik etmeniz gerekmez mi ?

Ayet sayfası →
58

أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

Akıttığınız meniyi gördünüz mü?

Ayet sayfası →
59

ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

Onu siz mi yaratıyorsunuz? Yoksa yaratan biz miyiz?

Ayet sayfası →
60

نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

Aranızda ölümü takdir eden biziz. Bizler aciz de değiliz.

Ayet sayfası →
61

عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

Yerinize benzerlerinizi getirip, değiştirmek ve sizi bilemediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususunda.

Ayet sayfası →
62

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Andolsun ki ilk yaratmayı bildiniz. O halde düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?

Ayet sayfası →
63

أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

Ektiğiniz şeyleri gördünüz mü?

Ayet sayfası →
64

ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

Onu siz mi bitiriyorsunuz? Yoksa bitiren biz miyiz?

Ayet sayfası →
65

لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًۭا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık; siz de şaşırıp kalırdınız.

Ayet sayfası →
66

إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

Doğrusu borç altına girdik.

Ayet sayfası →
67

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

"Daha doğrusu biz yoksul bırakıldık (dersiniz)."

Ayet sayfası →
68

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

İçtiğiniz suyu gördünüz mü?

Ayet sayfası →
69

ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

Onu buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa indiren biz miyiz?

Ayet sayfası →
70

لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًۭا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?

Ayet sayfası →
71

أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

Tutuşturup, yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?

Ayet sayfası →
72

ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

Onun ağacını siz mi yarattınız? Yoksa yaratan biz miyiz?

Ayet sayfası →
73

نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةًۭ وَمَتَٰعًۭا لِّلْمُقْوِينَ

Biz onu, bir ibret ve gelip geçen yolcuların istifadesi için yarattık.

Ayet sayfası →
74

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!

Ayet sayfası →
75

۞ فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

Yıldızların yerlerine yemin ederim ki!

Ayet sayfası →
76

وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌۭ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

Eğer bilirseniz, gerçekten bu büyük bir yemindir.

Ayet sayfası →
77

إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌۭ كَرِيمٌۭ

Şüphesiz bu, değerli bir Kur'an'dır.

Ayet sayfası →
78

فِى كِتَٰبٍۢ مَّكْنُونٍۢ

Gizli/korunmuş bir kitaptadır.

Ayet sayfası →
79

لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

Ona ancak temizlenmiş olanlar dokunabilir.

Ayet sayfası →
80

تَنزِيلٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

Ayet sayfası →
81

أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

Şimdi siz, bu sözü mü yalanlıyorsunuz?

Ayet sayfası →
82

وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükrediyorsunuz?

Ayet sayfası →
83

فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

Hani can boğaza gelip dayandığında.

Ayet sayfası →
84

وَأَنتُمْ حِينَئِذٍۢ تَنظُرُونَ

O vakit siz bakıp durursunuz.

Ayet sayfası →
85

وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

Biz; ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Ayet sayfası →
86

فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

Madem ki (tekrardan dirilip) ceza görmeyecekmişsiniz.

Ayet sayfası →
87

تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

Eğer doğru söylüyor iseniz, onu (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize!

Ayet sayfası →
88

فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Eğer o (ölen kişi), yakın kılınanlardan ise.

Ayet sayfası →
89

فَرَوْحٌۭ وَرَيْحَانٌۭ وَجَنَّتُ نَعِيمٍۢ

Ona rahatlık, güzel rızık ve Naim Cenneti vardır.

Ayet sayfası →
90

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Eğer o, sağdakilerden ise.

Ayet sayfası →
91

فَسَلَٰمٌۭ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

Ey sağdaki! Sana selam olsun!

Ayet sayfası →
92

وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

Eğer o, yalanlayan sapıklardan ise.

Ayet sayfası →
93

فَنُزُلٌۭ مِّنْ حَمِيمٍۢ

İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.

Ayet sayfası →
94

وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

Ve (onun sonu) Cehennem'e atılmaktır.

Ayet sayfası →
95

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

Şüphe yok ki, kesin gerçek işte budur.

Ayet sayfası →
96

فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!

Ayet sayfası →