Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Zâriyât Sûresi 51–60. Ayetler

51–60. AyetlerSayfa 2 / 2
51

وَلَا تَجْعَلُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ ۖ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ

Allah ile beraber başkasını ilah edinmeyin. Zira ben, size O'nun tarafından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
تَجْعَلُوا۟uydurmayın
مَعَile beraber
ٱللَّهِAllah
إِلَٰهًاtanrılar
ءَاخَرَbaşka
إِنِّىşüphesiz ben
لَكُمsize
مِّنْهُO'nun tarafından
نَذِيرٌۭbir uyarıcıyım
مُّبِينٌۭapaçık

Yüce Allah ile beraber kendisine ibadet ettiğiniz başka ilahlar edinmeyin. Şüphesiz ben, size O'nun tarafından (gönderilmiş) açık bir uyarıcıyım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

52

كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ

İşte böylece, onlardan öncekilere herhangi bir peygamber geldiğinde hemen; "O, bir büyücüdür veya delidir." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَişte böyle
مَآgelmedi
أَتَىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلَّذِينَonlara ki
مِنonlardan önce
قَبْلِهِمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنhiçbir
رَّسُولٍelçi
إِلَّاmutlaka
قَالُوا۟dediler
سَاحِرٌbüyücüdür
أَوْveya
مَجْنُونٌcinlenmiştir

Mekke ehlinin yalanladığı gibi geçmiş ümmetler de yalanlamıştı. Kendilerine bir peygamber geldiğinde: "O, büyücüdür ya da mecnundur." dediler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

53

أَتَوَاصَوْا۟ بِهِۦ ۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌۭ طَاغُونَ

Bunu birbirlerine vasiyet mi ettiler? Doğrusu onlar, taşkın bir toplum idiler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَتَوَاصَوْا۟tavsiye mi ettiler?
بِهِۦbunu
بَلْdoğrusu
هُمْonlar
قَوْمٌۭbir topluluktur
طَاغُونَazgın

Resulleri yalanlama hususunda geçmiş dönemde yaşayan kâfirler ve sonradan gelenler bunları birbirine vasiyet mi ettiler? Doğrusu! Onlar bu azgınlıkları üzere idiler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

54

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍۢ

Sen yüz çevir onlardan, artık kınanacak değilsin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَتَوَلَّyüz çevir
عَنْهُمْonlardan
فَمَآdeğilsin
أَنتَsen
بِمَلُومٍۢkınanacak

-Ey Resul!- Bu yalanlayanlardan yüz çevir. Sen bundan dolayı kınanacak değilsin. Onlara gönderildiğin şeyi hakkıyla ulaştırdın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

55

وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَذَكِّرْama yine de hatırlat
فَإِنَّçünkü
ٱلذِّكْرَىٰhatırlatmak
تَنفَعُyararlıdır
ٱلْمُؤْمِنِينَinananlara

Onlardan yüz çevirmen, seni onlara öğüt vermekten ve hatırlatmalarda bulunmaktan alıkoymasın. Onlara öğüt ver ve hatırlat. Çünkü öğüt, Allah'a iman edenlere fayda verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

56

وَمَا خَلَقْتُ ٱلْجِنَّ وَٱلْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ben cinleri de insanları da ancak bana ibadet etsinler, diye yarattım.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
خَلَقْتُben yaratmadım
ٱلْجِنَّcinleri
وَٱلْإِنسَve insanları
إِلَّاdışında
لِيَعْبُدُونِbana kulluk etmeleri

Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. Bana şirk koşmaları için yaratmadım.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

57

مَآ أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍۢ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ

Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَآben istemiyorum
أُرِيدُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنْهُمonlardan
مِّنhiçbir
رِّزْقٍۢrızık
وَمَآve
أُرِيدُistemiyorum
أَنbeni beslemelerini
يُطْعِمُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Onlardan rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

58

إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ

Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah'tır
هُوَO
ٱلرَّزَّاقُrızık veren
ذُوsahibi
ٱلْقُوَّةِkuvvet
ٱلْمَتِينُsağlam

Yüce Allah, kullarını rızıklandırandır. Bütün mahlukat, O'nun rızkına muhtaçtır. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği güç kuvvet sahibidir. Bütün cinler ve insanlar Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın kuvvetine boyun eğmişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

59

فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذَنُوبًۭا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَٰبِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Muhakkak (geçmişteki) arkadaşlarının azaptan payları olduğu gibi, zulmedenlerin de azaptan bir payları vardır. Artık acele etmesinler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنَّmuhakkak
لِلَّذِينَvardır
ظَلَمُوا۟zulmedenlerin
ذَنُوبًۭاbir (azab) payı
مِّثْلَgibi
ذَنُوبِpayı
أَصْحَٰبِهِمْarkadaşlarının
فَلَاo halde
يَسْتَعْجِلُونِacele etmesinler

-Ey Resul!- Seni yalanlayarak kendi nefislerine zulmedenlerin de geçmişteki arkadaşlarını payı gibi azaptan payları vardır. O azabın belirli bir vakti vardır. Onun vakti gelmeden bir an önce gelmesini benden talep etmeyin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

60

فَوَيْلٌۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن يَوْمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

Tehdit olundukları o (azap) günlerinden dolayı vay o kâfir olanlara!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَوَيْلٌۭvay haline
لِّلَّذِينَkafirlerin
كَفَرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنdolayı
يَوْمِهِمُgünlerinden
ٱلَّذِىuyarıldıkları
يُوعَدُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Hüsrana uğramalarından ve helak olmalarından dolayı Allah'a iman etmeyip, kâfir olanların vay hallerine! Onlar, üzerilerine azap indirilmek ile tehdit olundukları kıyamet gününe iman etmeyerek resullerini yalanladılar.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir