Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Bakara Sûresi 201–250. Ayetler

201–250. AyetlerSayfa 5 / 6
201

وَمِنْهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةًۭ وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ حَسَنَةًۭ وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

İnsanlardan: “Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru!” diyen kimseler de vardır.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنْهُمve onlardan
مَّنkimi de
يَقُولُderki
رَبَّنَآRabbimiz
ءَاتِنَاbize ver
فِىdünyada da
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَسَنَةًۭgüzellik
وَفِىahirette de
ٱلْءَاخِرَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَسَنَةًۭgüzellik
وَقِنَاve bizi koru
عَذَابَazabından
ٱلنَّارِateş

İnsanların bir kısmı da Allah'a ve ahirete de iman etmiştir. Allah'ın azabından selamette olmak ve cenneti kazanmak istedikleri gibi dünyada da Rabbinden, dünya nimetleri ve salih amel isterler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

202

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ نَصِيبٌۭ مِّمَّا كَسَبُوا۟ ۚ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

İşte onlara, kazançlarından ötürü bir pay/karşılık vardır. Nitekim Allah, hesabı çok çabuk görür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أُو۟لَٰٓئِكَişte
لَهُمْonlara vardır
نَصِيبٌۭbir pay
مِّمَّاkazandıklarından
كَسَبُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱللَّهُAllah
سَرِيعُçabuk görendir
ٱلْحِسَابِhesabı

Dünya ve ahiret hayatının hayrı için dua eden o kimselere, dünyada yaptıkları salih amellerine karşılık büyük sevap olan bir pay vardır. Allah amellerin hesabını çok hızlı görür.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

203

۞ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ فِىٓ أَيَّامٍۢ مَّعْدُودَٰتٍۢ ۚ فَمَن تَعَجَّلَ فِى يَوْمَيْنِ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ وَمَن تَأَخَّرَ فَلَآ إِثْمَ عَلَيْهِ ۚ لِمَنِ ٱتَّقَىٰ ۗ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُمْ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

Allah’ı sayılı günlerde de anın. Günahtan sakınan kimseye, acele edip (Mina’daki ibadeti) iki günde bitirse de günah yoktur, geri kalsa da günah yoktur. Allah’tan sakının, O'nun huzurunda toplanacağınızı bilin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱذْكُرُوا۟ve anın
ٱللَّهَAllah'ı
فِىٓgünlerde
أَيَّامٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّعْدُودَٰتٍۢsayılı
فَمَنkim
تَعَجَّلَacele ederse
فِىiki gün içinde
يَوْمَيْنِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلَآyoktur
إِثْمَgünah
عَلَيْهِona
وَمَنve kim
تَأَخَّرَgeri kalırsa
فَلَآyoktur
إِثْمَgünah
عَلَيْهِona da
لِمَنِkimse için
ٱتَّقَىٰsakınan
وَٱتَّقُوا۟korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّكُمْşüphesiz siz
إِلَيْهِO'nun huzuruna
تُحْشَرُونَtoplanacaksınız

Allah'ı, zilhicce ayının on birinci, on ikinci ve on üçüncü günleri olan o az günlerde tekbir ve kelime-i tevhit getirerek zikredin. Kim acele eder ve on ikinci gün taşlama yaptıktan sonra Mina’dan çıkarsa bunda bir beis yoktur. Ona, bundan ötürü bir günah yoktur. Çünkü Allah, ona bu hükmü kolaylaştırmıştır. Her kim, on üçüncü günde taşlayana kadar çıkışını ertelerse de, buna hakkı vardır. Onun için de bir beis yoktur. O böylece bu işi tastamam yapmış ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ameline uymuş olur. Bütün bunlar yaptığı hacda Allah’tan korkan ve Allah'ın emrettiği şekilde haccını yapan kimse içindir. Emirlerine uyarak ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Şunu iyi bilin ki; şüphesiz siz bir tek O'na dönecek, O'na varacaksınız. O da sizlere yaptığınız amellerinizin karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

204

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُعْجِبُكَ قَوْلُهُۥ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَيُشْهِدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا فِى قَلْبِهِۦ وَهُوَ أَلَدُّ ٱلْخِصَامِ

İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında konuştuklarında bu senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbindekilerine (samimi olduğuna) Allah'ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنkiminin
يُعْجِبُكَsenin hoşuna gider
قَوْلُهُۥsözü
فِىdair
ٱلْحَيَوٰةِhayatına
ٱلدُّنْيَاdünya
وَيُشْهِدُve şahid tutar
ٱللَّهَAllah'ı
عَلَىٰolana
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىkalbinde
قَلْبِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَoysa o
أَلَدُّen azılısıdır
ٱلْخِصَامِhasımların

Ey Peygamber! İnsanlardan münafık olanın bu dünyadaki sözü hoşuna gider. Onun hoş sözlü olduğunu görür, onun doğru sözlü ve ihlaslı olduğunu zannedersin. Oysa onun gerçek amacı kendi canını ve malını korumaktır. Yalancı biri olduğu halde kalbindeki iman ve iyiliğe Allah'ı şahit tutar. O, aslında Müslümanlara karşı büyük bir husumet ve düşmanlık beslemektedir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

205

وَإِذَا تَوَلَّىٰ سَعَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ لِيُفْسِدَ فِيهَا وَيُهْلِكَ ٱلْحَرْثَ وَٱلنَّسْلَ ۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلْفَسَادَ

Senin yanından ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
تَوَلَّىٰdöndüğü
سَعَىٰçalışır
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لِيُفْسِدَbozgunculuğa
فِيهَاorada
وَيُهْلِكَve yok etmeğe
ٱلْحَرْثَekin
وَٱلنَّسْلَve nesli
وَٱللَّهُAllah
لَاsevmez
يُحِبُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْفَسَادَbozgunculuğu

Arkasını dönüp senin yanından ayrılınca, ekinleri yok etmek, besi hayvanlarını öldürmek ve yeryüzünü günahlarla ifsat etmek için gayret göstererek çabalar. Doğrusu Allah, yeryüzünde bozgunculuğu ve bozgunculuk yapanları sevmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

206

وَإِذَا قِيلَ لَهُ ٱتَّقِ ٱللَّهَ أَخَذَتْهُ ٱلْعِزَّةُ بِٱلْإِثْمِ ۚ فَحَسْبُهُۥ جَهَنَّمُ ۚ وَلَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

Ona, Allah’tan kork, denince gururu kendisine günah işletir. Ona Cehennem yeter. Gerçekten (orası, varılacak) yerin en kötüsüdür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
قِيلَdendiği
لَهُona
ٱتَّقِkork
ٱللَّهَAllah'tan
أَخَذَتْهُkendisini sürükler
ٱلْعِزَّةُgururu
بِٱلْإِثْمِgünaha
فَحَسْبُهُۥartık ona yeter
جَهَنَّمُcehennem
وَلَبِئْسَve ne kötü
ٱلْمِهَادُbir yataktır o

Şayet bu bozguncuya nasihat etmek amacıyla: “Allah'ın koyduğu sınırları yücelterek ve yasaklarından sakınarak Allah'an kork!" dense, kibri ve gururu onun hakka dönmesine engel olur ve günah işlemeye devam eder. Ona yeterli gelecek olan ceza, cehenneme girmesidir. Orası cehennem ehli için ne kadar kötü bir yer ve barınaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

207

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشْرِى نَفْسَهُ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ رَءُوفٌۢ بِٱلْعِبَادِ

İnsanlar arasında, Allah’ın rızasını kazanmak için canını feda edenler vardır. Allah kullarına karşı çok merhametlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمِنَinsanlardan
ٱلنَّاسِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَنöylesi var ki
يَشْرِىsatar
نَفْسَهُkendisini
ٱبْتِغَآءَaramak için
مَرْضَاتِrızasını
ٱللَّهِAllah'ın
وَٱللَّهُAllah da
رَءُوفٌۢçok şefkatlidir
بِٱلْعِبَادِkullar(ın)a

İnsanlardan Mümin olan, Rabbine itaat eder. O'nun yolunda cihat edip rızasını arzulayarak kendi canını verir ve harcar. Allah, kullarına karşı çok geniş merhamet gösterir ve onlara karşı çok şefkatlidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

208

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱدْخُلُوا۟ فِى ٱلسِّلْمِ كَآفَّةًۭ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَٰنِ ۚ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّۭ مُّبِينٌۭ

Ey iman edenler! Hep birden İslam dinine tümüyle eksiksiz girin, Şeytan'ın adımlarına uymayın! O sizin apaçık düşmanınızdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَٰٓأَيُّهَاey
ٱلَّذِينَkimeler
ءَامَنُوا۟iman eden(ler)
ٱدْخُلُوا۟girin
فِىislama (veya barışa)
ٱلسِّلْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
كَآفَّةًۭhepiniz birlikte
وَلَاizlemeyin
تَتَّبِعُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خُطُوَٰتِadımlarını
ٱلشَّيْطَٰنِşeytanın
إِنَّهُۥçünkü o
لَكُمْsize
عَدُوٌّۭdüşmandır
مُّبِينٌۭapaçık

Ey Allah’a iman ve resulüne itaat edenler! İslam’a hiçbirini terk etmeden, bütünüyle girin. Kitap ehlinin yaptığı gibi, kitabın bir bölümüne iman edip, bir başka bölümünü inkâr etmeyin. Şeytanın yollarını takip etmeyin. Çünkü o size apaçık düşmanlık eden ve bunu gösteren bir düşmandır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

209

فَإِن زَلَلْتُم مِّنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْكُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Eğer size apaçık deliller geldiği halde yine de hata ederseniz, bilin ki Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنeğer
زَلَلْتُمkayarsanız
مِّنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاsize geldikten
جَآءَتْكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْبَيِّنَٰتُaçık deliller
فَٱعْلَمُوٓا۟bilin ki
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَزِيزٌdaima üstündür
حَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

İçinde hiçbir şüphe olmayan apaçık deliller geldikten sonra, eğer sizden yine de bir hata ve sapma meydana gelirse bilin ki; Allah kudretinde ve kahrında güçlü, kurduğu düzen ve kanunlarında hikmet sahibidir. O'ndan korkun ve O'nu yüceltin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

210

هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن يَأْتِيَهُمُ ٱللَّهُ فِى ظُلَلٍۢ مِّنَ ٱلْغَمَامِ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَقُضِىَ ٱلْأَمْرُ ۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

Bulut gölgeleri ile birlikte Allah’ın ve meleklerin gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? Bütün işler Allah’a döndürülüp götürülecektir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
هَلْmı?
يَنظُرُونَgözlüyorlar
إِلَّآgelmesini
أَنAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يَأْتِيَهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
فِىiçinde
ظُلَلٍۢgölgeler
مِّنَbuluttan
ٱلْغَمَامِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُve meleklerin
وَقُضِىَve bitirilmesini
ٱلْأَمْرُişin
وَإِلَى(halbuki)
ٱللَّهِAllah'a
تُرْجَعُdöndürülür
ٱلْأُمُورُbütün işler

Şeytanın yollarına uyup hak yolundan sapanlar, Allah Subhanehu'nun kıyamet günü aralarında hükmetmek için, bulut gölgeleriyle birlikte yüceliğine yaraşır bir şekilde gelmesi ve meleklerin, onları her yönden kuşatarak gelmesi dışında bir şey beklemiyorlar. İşte o zaman Allah'ın onlar hakkındaki hükmü uygulanır ve oradan tahliye edilirler. mahlukatın bütün iş ve meseleleri tek olan Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya döner.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

211

سَلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ كَمْ ءَاتَيْنَٰهُم مِّنْ ءَايَةٍۭ بَيِّنَةٍۢ ۗ وَمَن يُبَدِّلْ نِعْمَةَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

İsrâiloğulları'na bir sor, onlara apaçık nice ayetler verdik. Kim, Allah’ın nimeti kendisine ulaştıktan sonra onu değiştirirse, şüphesiz Allah’ın cezası çok şiddetlidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
سَلْsor
بَنِىٓoğullarına
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail
كَمْnice
ءَاتَيْنَٰهُمonlara verdik
مِّنْayetlerden
ءَايَةٍۭAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بَيِّنَةٍۢaçık
وَمَنve kim
يُبَدِّلْdeğiştirirse
نِعْمَةَni'metini
ٱللَّهِAllah'ın
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاgeldikten
جَآءَتْهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah'ın
شَدِيدُçetindir
ٱلْعِقَابِcezası

Ey Peygamber! İsrâiloğulları'nı kınayıp, azarlamak babından onlara şu soruyu sor: "Allah Teâlâ, peygamberlerin doğruluğuna delalet eden kaç açık ayette sizlere açıklamada bulundu? Oysa onları yalanladınız ve onlardan yüz çevirdiniz." Kim Allah'ın nimetini, onu bilip ortaya çıktıktan sonra inkâr ederek ve yalanlayarak değiştirirse, şüphesiz Allah yalanlayan inkârcıları çok şiddetli cezalandırır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

212

زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۘ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ فَوْقَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ وَٱللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍۢ

Dünya hayatı kâfirlere süslü gösterildi. Bu yüzden iman edenlerle alay ederler. Oysa takva sahipleri, kıyamet günü onların çok üstündedirler. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
زُيِّنَsüslü gösterildi
لِلَّذِينَkimselere
كَفَرُوا۟inkar edenlere
ٱلْحَيَوٰةُhayatı
ٱلدُّنْيَاdünya
وَيَسْخَرُونَve alay ederler
مِنَkimselerle
ٱلَّذِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَامَنُوا۟inanan(lar)
وَٱلَّذِينَve kimselerle
ٱتَّقَوْا۟takva sahipleri
فَوْقَهُمْonlardan üstündürler
يَوْمَgününde
ٱلْقِيَٰمَةِkıyamet
وَٱللَّهُAllah
يَرْزُقُrızık verir
مَنkimseye
يَشَآءُdilediği
بِغَيْرِhesapsız
حِسَابٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Allah'ı inkâr eden kimselere dünya hayatı ve orada bulunan geçici tatlar ve zevkler güzel gösterildi. Onlar Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerle alay ederler. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkanlar, ahiret günü o kâfirlerin üzerindedirler. Allah onları Adn cennetlerine yerleştirecektir. Allah dilediği kullarına sayısız ve hesapsız olarak verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

213

كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّۦنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۚ وَمَا ٱخْتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ ۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ مِنَ ٱلْحَقِّ بِإِذْنِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍ

İnsanlar tek bir ümmetti. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi ve insanların ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hükmetmesi için onlarla birlikte hak olan kitaplar indirdi. Ancak kitap gönderilenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden onda ayrılığa düştüler. Allah ise iman edenleri, onların hakkında ayrılığa düştükleri doğruya kendi izniyle ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَانَidi
ٱلنَّاسُinsanlar
أُمَّةًۭümmet
وَٰحِدَةًۭbir tek
فَبَعَثَsonra gönderdi
ٱللَّهُAllah
ٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleri
مُبَشِّرِينَmüjdeciler
وَمُنذِرِينَve uyarıcılar olarak
وَأَنزَلَve indirdi
مَعَهُمُonlarla beraber
ٱلْكِتَٰبَKitabı
بِٱلْحَقِّhak olarak
لِيَحْكُمَhükmetmek üzere
بَيْنَarasında
ٱلنَّاسِinsanlar
فِيمَا(konularda)
ٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştükleri
فِيهِonda
وَمَاve
ٱخْتَلَفَanlaşmazlığa düştü(ler)
فِيهِo(Kitap hakkı)nda
إِلَّاdışında
ٱلَّذِينَkendilerine
أُوتُوهُ(Kitap) verilmiş olanlar
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاkendilerine geldikten
جَآءَتْهُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْبَيِّنَٰتُaçık deliller
بَغْيًۢاsırf kıskançlıktan ötürü
بَيْنَهُمْaralarındaki
فَهَدَىbunun üzerine iletti
ٱللَّهُAllah
ٱلَّذِينَkimseleri
ءَامَنُوا۟iman eden
لِمَاayrılığa düştükleri
ٱخْتَلَفُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِيهِkendisinde
مِنَgerçeğe
ٱلْحَقِّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِإِذْنِهِۦkendi izniyle
وَٱللَّهُAllah
يَهْدِىiletir
مَنkimseyi
يَشَآءُdilediği
إِلَىٰyola
صِرَٰطٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُّسْتَقِيمٍdoğru

Şeytan onları saptırıncaya kadar insanlar, babaları Âdem’in dinine bağlı doğru yol üzerine ittifak etmiş tek bir ümmet halindeydi. Sonra Mümin ve kâfir olarak birbirlerinden ayrıldılar. Bu yüzden Allah, iman ve itaat ehli kimseleri onlara rahmetiyle hazırladığı şeyleri müjdeleyen ve kâfirleri Allah'ın onlara vadettiği şiddetli cezasından korkutan peygamberler gönderdi. Bu peygamberlerle beraber insanlar arasında ayrılığa düştükleri konularda hükmetmesi için hakkında hiçbir şüphe bulunmayan hakikat üzere olan kitaplar indirdi. Allah'ın indirdiği kitap olan Tevrat konusunda ancak Allah'ın kendi katından gelen bir hak olduğuna dair üzerinde ihtilaf edilmez kanıtlar geldikten sonra Yahudiler'den kendilerine Tevrat’ın ilmi verilen kimseler zalimce davranarak ihtilafa düştüler. Yüce Allah izin ve iradesiyle, ancak Müminlere doğru yolu sapıklıktan ayırt edebilecekleri bilgi verdi ve onları muvaffak kıldı. Allah dilediğini hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yola, iman yoluna iletir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

214

أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِكُم ۖ مَّسَّتْهُمُ ٱلْبَأْسَآءُ وَٱلضَّرَّآءُ وَزُلْزِلُوا۟ حَتَّىٰ يَقُولَ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ مَتَىٰ نَصْرُ ٱللَّهِ ۗ أَلَآ إِنَّ نَصْرَ ٱللَّهِ قَرِيبٌۭ

(Ey Müminler) sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden Cennet'e gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta Peygamber ve beraberindeki Müminler; "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَمْyoksa
حَسِبْتُمْsandınız (mı)
أَنki
تَدْخُلُوا۟gireceksiniz
ٱلْجَنَّةَcennete
وَلَمَّاbaşınıza gelmeden
يَأْتِكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّثَلُdurumu
ٱلَّذِينَgeçenlerin
خَلَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنsizden önce
قَبْلِكُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَّسَّتْهُمُonlara dokunmuştu
ٱلْبَأْسَآءُsıkıntı
وَٱلضَّرَّآءُve yoksulluk
وَزُلْزِلُوا۟ve sarsılmışlardı ki
حَتَّىٰnihayet
يَقُولَdiyorlardı
ٱلرَّسُولُpeygamber
وَٱلَّذِينَve kimseler
ءَامَنُوا۟inanan
مَعَهُۥonunla birlikte
مَتَىٰne zaman
نَصْرُyardımı
ٱللَّهِAllah'ın
أَلَآİyi bilin ki
إِنَّşüphesiz
نَصْرَyardımı
ٱللَّهِAllah'ın
قَرِيبٌۭyakındır

Ey Müminler! Sizden öncekilerin başlarına gelen belalar gibi bir bela size isabet etmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Çünkü onlara fakirlik ve hastalıkların zorluğu isabet etti, korkular onları titretti. Sonunda imtihanları, Allah'ın yardımını acilen istemelerine sebep olacak seviyeye ulaştı. Peygamber ve onunla beraber olan Müminler şöyle dediler: "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?" İyi bilin ki, Allah’ın yardımı kendisine iman ve tevekkül edenlere çok yakındır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

215

يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ ۖ قُلْ مَآ أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍۢ فَلِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ ۗ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍۢ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌۭ

Sana (Allah yolunda) sadaka olarak ne vereceklerini soruyorlar. De ki: Hayırdan infak edeceğiniz şey; anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlaradır. Hayır olarak yaptığınız şeyleri, Allah şüphesiz en iyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlar
مَاذَاne
يُنفِقُونَ(Allah yolunda) harcayacaklarını
قُلْde ki
مَآşey
أَنفَقْتُمvereceğiniz
مِّنْhayırdan
خَيْرٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلِلْوَٰلِدَيْنِana-baba içindir
وَٱلْأَقْرَبِينَve yakınlar
وَٱلْيَتَٰمَىٰve öksüzler
وَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullar
وَٱبْنِve yolda kalmış(lar)
ٱلسَّبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَاve ne
تَفْعَلُوا۟yaparsanız
مِنْhayırdan
خَيْرٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّmuhakkak
ٱللَّهَAllah
بِهِۦonunla birlikte
عَلِيمٌۭbilir

Ey Peygamber! Ashab sana türlü çeşitlerden sahip oldukları mallarından neleri infak edeceklerini ve nereye vereceklerini soruyor. Onlara cevap olarak de ki: -Helal ve temiz olan- Hayır olarak infak edeceğinizi, ananıza, babanıza, ihtiyaç durumuna göre size yakın akrabaya, ihtiyaç sahibi yetimlere, hiçbir malı olmayan yoksula, yolculuk sebebiyle vatanı ve ailesiyle bağını kopardığı yolda kalmış yolcuya sarf edin. Ey Müminler! Az veya çok yaptığınız bütün iyilikleri Allah bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O’na gizli kalmaz ve sizlere bunların karşılığını verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

216

كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌۭ لَّكُمْ ۖ وَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًۭٔا وَهُوَ خَيْرٌۭ لَّكُمْ ۖ وَعَسَىٰٓ أَن تُحِبُّوا۟ شَيْـًۭٔا وَهُوَ شَرٌّۭ لَّكُمْ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Sizin için hoş olmasa da savaş size farz kılındı. Olabilir ki sizin hoşlanmadığınız bir şey, sizin için iyidir ve ihtimal ki sizin hoşlandığınız bir şey sizin için kötüdür. Siz bilmezsiniz Allah bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كُتِبَyazıldı (farz kılındı)
عَلَيْكُمُsize
ٱلْقِتَالُsavaş
وَهُوَhalbuki o
كُرْهٌۭhoşunuza gitmez
لَّكُمْsizin
وَعَسَىٰٓolur ki bazen
أَنhoşlanmadığınız
تَكْرَهُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاbir şey
وَهُوَo
خَيْرٌۭhayırlıdır
لَّكُمْsizin için
وَعَسَىٰٓve olur ki
أَنhoşlandığınız
تُحِبُّوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
شَيْـًۭٔاbir şey (de)
وَهُوَo
شَرٌّۭkötüdür
لَّكُمْsizin için
وَٱللَّهُAllah
يَعْلَمُbilir
وَأَنتُمْsiz ise
لَاbilmezsiniz
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Müminler! Allah yolunda savaş sizlere farz kılındı. Savaşta mal ve can kayıpları olduğu için, tabiatı gereği size hoş gelmez .Allah yolunda savaşmak gibi, sizin hoş görmediğiniz bir şey gerçekte sizin için hayırlı ve faydalı olabilir. Çünkü bununla, çok büyük sevap elde etmekle beraber düşmanlara karşı galibiyet ve Allah'ın kelimesini yükseltmek söz konusudur. Cihada katılmamak gibi sizin hoşlandığınız bir şey de sizin için kötülük ve musibet olabilir. Şüphesiz bu durumda, rezillik, utanç ve düşmanların Müslümanlara musallat olması vardır. Allah bütün işlerin hayırlısını ve şerli olanı tam olarak bilir. Sizler ise bunu bilemezsiniz. Onun emrini yerine getirin, zira bunda sizin için hayır vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

217

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍۢ فِيهِ ۖ قُلْ قِتَالٌۭ فِيهِ كَبِيرٌۭ ۖ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ ۚ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ ۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ ۚ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌۭ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Sana haram ayı onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük suçtur, Allah yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’a (girmeye) engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne (çıkarmak)/şirk ise, öldürmekten daha büyüktür. Güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden dönüp, kâfir olarak ölürse, işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gidenlerdir. İşte onlar ateş ehlidir. Orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlar
عَنِayında
ٱلشَّهْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْحَرَامِharam
قِتَالٍۢsavaşmaktan
فِيهِonda
قُلْde ki
قِتَالٌۭsavaş
فِيهِO (aylar)da
كَبِيرٌۭbüyük bir günahtır
وَصَدٌّve alıkoymak
عَنyolundan
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
وَكُفْرٌۢve inkar etmek
بِهِۦO'nu
وَٱلْمَسْجِدِve Mescid-i
ٱلْحَرَامِHaram(dan)
وَإِخْرَاجُsürüp çıkarmak
أَهْلِهِۦhalkını
مِنْهُondan (Mekke'den)
أَكْبَرُdaha büyük (bir günahtır)
عِندَyanında
ٱللَّهِAllah
وَٱلْفِتْنَةُve fitne
أَكْبَرُdaha büyük(bir günah)tır
مِنَöldürmekten
ٱلْقَتْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاvazgeçmezler
يَزَالُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُقَٰتِلُونَكُمْsizinle savaşmaktan
حَتَّىٰkadar
يَرُدُّوكُمْsizi döndürünceye
عَنdininizden
دِينِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنِeğer
ٱسْتَطَٰعُوا۟güçleri yetse
وَمَنve kim
يَرْتَدِدْdöner
مِنكُمْsizden
عَنdininden
دِينِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيَمُتْve ölürse
وَهُوَve o
كَافِرٌۭkafir olarak
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
حَبِطَتْboşa çıkmıştır
أَعْمَٰلُهُمْonların bütün yaptıkları
فِىdünyada (da)
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْءَاخِرَةِahirette (de)
وَأُو۟لَٰٓئِكَve onlar
أَصْحَٰبُhalkıdır
ٱلنَّارِateş
هُمْve onlar
فِيهَاorada
خَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Ey Peygamber! İnsanlar sana haram aylarda zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarında savaş yapmanın hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: “Müşriklerin yapmakta olduğu Allah'ın yolundan alıkoymanın çok çirkin olduğu gibi, bu aylarda savaş yapmakta Allah'ın katında çok büyük ve kınanmış bir suçtur. Aynı şekilde Müminlerin Mescid-i Haram’a girmelerine engel olmak ve Mescid-i Haram’ın ahalisini oradan çıkarmak Allah'ın katında haram aylarda savaş yapmaktan daha da büyüktür.” Onların İçinde bulundukları şirk, savaştan daha büyüktür. Ey Müminler! Müşrikler bunu başarabilecekleri bir yol bulabilseler, sizleri hak olan dininizden batıl olan dinlerine döndürünceye dek savaşıp zulümlerine devam ederler. Sizlerden kim dininden döner ve Allah'a karşı inkâr ile ölürse, bütün salih amelleri batıl olur. O, ahirette cehennem ateşine girerek, orada ebedî olarak kalacaktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

218

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ ٱللَّهِ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihat edenler, işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah günahları bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
إِنَّmuhakkak
ٱلَّذِينَkimseler
ءَامَنُوا۟iman edenler
وَٱلَّذِينَve kimseler
هَاجَرُوا۟ve hicret edenler
وَجَٰهَدُوا۟ve cihat edenler
فِىyolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlar
يَرْجُونَumarlar
رَحْمَتَrahmetini
ٱللَّهِAllah'ın
وَٱللَّهُAllah
غَفُورٌۭçok bağışlayan
رَّحِيمٌۭçok merhamet edendir

Allah'a ve resulüne iman eden, vatanlarını Allah'a ve resulüne hicret ederek terk eden ve Allah'ın kelimesi en üstün olsun diye savaşanlar, işte onlar Allah'ın rahmetini ve mağfiretini arzularlar. Allah, kullarının günahlarını bağışlar ve onlara merhamet eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

219

۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ ۖ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌۭ كَبِيرٌۭ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlar
عَنِşaraptan
ٱلْخَمْرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْمَيْسِرِve kumardan
قُلْde ki
فِيهِمَآo ikisinde vardır
إِثْمٌۭgünah
كَبِيرٌۭbüyük
وَمَنَٰفِعُve bazı yararlar
لِلنَّاسِinsanlar için
وَإِثْمُهُمَآfakat onların günahı
أَكْبَرُdaha büyüktür
مِنyararından
نَّفْعِهِمَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَيَسْـَٔلُونَكَve sana soruyorlar
مَاذَاne
يُنفِقُونَinfak edeceklerini
قُلِde ki
ٱلْعَفْوَAf (ihtiyaçlarınızdan fazlasını)
كَذَٰلِكَböyle
يُبَيِّنُaçıklıyor
ٱللَّهُAllah
لَكُمُsize
ٱلْءَايَٰتِayetleri
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَتَفَكَّرُونَdüşünürsünüz

Ey Peygamber! Ashabın sana içki (O, aklı örten ve gideren her şeydir) hakkında, onu içmenin, satmanın ve satın almanın hükmünü soruyorlar. Kumar oynamanın (O, iki tarafında bedel koyduğu yarışmaya katılan taraflardan alınan maldır) hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: Bu ikisinde aklın ve malın yok olması, insanlar arasında düşmanlık ve nefretin ortaya çıkması gibi, dinî ve dünyevi çok fazla zarar ve mefsedeleri vardır. Kâr ve kazanç elde etmek gibi, pek az faydası vardır. Bu ikisinin zararları ve ikisinden hasıl olan günah, faydasından çok daha fazladır. Akıllı olan bu ikisinden de uzak durur. Allah'ın bu beyanında içkinin haram kılınmasına hazırlık vardır. Ey Peygamber! Ashabın sana mallarından gönüllü ve bağış olarak ne kadar miktarda infak edeceklerini soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: İhtiyacınızın üzerinde fazla kalan malınızı infak ediniz. (Bu, işin başında İslam’ın ilk döneminde böyleydi. Daha sonra Allah, hususi mallarda ve belli bir oranda farz olan zekât hükmünü koydu.) Allah hiçbir gizliliği bulunmayan bu açıklama gibi, sizlere dininin hükümlerini açıklar. Umulur ki düşünürsünüz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

220

فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْيَتَٰمَىٰ ۖ قُلْ إِصْلَاحٌۭ لَّهُمْ خَيْرٌۭ ۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ ٱلْمُفْسِدَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِ ۚ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعْنَتَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

Hem dünya ve hem de ahiret konusunda sana yetimleri soruyorlar. De ki: Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır. Eğer onları aranıza katarsanız artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozanla düzelteni bilir. Allah dileseydi (yetimlerle bir arada yaşama işiyle) sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah güçlüdür, Hakîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فِى(hakkında)
ٱلدُّنْيَاdünya
وَٱلْءَاخِرَةِve ahiret
وَيَسْـَٔلُونَكَve sana soruyarlar
عَنِöksüzlerden
ٱلْيَتَٰمَىٰAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلْde ki
إِصْلَاحٌۭıslah etmek
لَّهُمْonları(n durumlarını)
خَيْرٌۭhayırlıdır
وَإِنve eğer
تُخَالِطُوهُمْonlara karışırsanız
فَإِخْوَٰنُكُمْsizin kardeşlerinizdir
وَٱللَّهُAllah
يَعْلَمُbilir
ٱلْمُفْسِدَbozanı
مِنَıslah edenden
ٱلْمُصْلِحِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَوْve eğer
شَآءَdileseydi
ٱللَّهُAllah
لَأَعْنَتَكُمْsizi zora sokardı
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
عَزِيزٌdaima üstündür
حَكِيمٌۭhüküm ve hikmet sahibidir

İşte bunları dünya ve ahirette size fayda verecek şekilde düşünmeniz için şeriat /kanun kıldı. Ey Peygamber! Ashabın sana yetimlerin velayetini üstlenmek hakkında soruyorlar. Onlarla nasıl muamelede bulunup davranacaklar? Onların mallarını nafaka, yemek ve konut harcamalarında kullanacaklar mı? Onlara cevap olarak de ki: Karşılıksız olarak ve kendi mallarınıza karıştırmadan sahip oldukları malları ıslah ederek onlara lütufta bulunmanız, Allah'ın katında sizin için daha hayırlı ve daha sevaptır. Aynı zamanda bu, sahip oldukları malları muhafaza etmesi sebebiyle, onların malları içinde daha hayırlıdır. Şayet geçim için, konut ve benzeri harcamalarda onları da ortak ederek mallarını kendi mallarınıza katarsanız, bunda da bir sıkıntı yoktur. Onlar sizin din kardeşlerinizdir. Kardeşler birbirine yardım ederek, birbirlerinin işlerini yüklenirler. Allah velayet sahiplerinden yetimlerin mallarına ortak ederek bozgunculuk yapmak isteyen kimseyle, ıslah etmek isteyen kimseyi bilir. Eğer yetimler meselesinde size zorluk çıkarmak isteseydi size zorluk çıkarabilirdi. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizlere, onlarla olan muamele yollarını kolaylaştırdı. Çünkü onun dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Şüphesiz Allah, güçlüdür, O'na hiçbir şey galip gelemez ve yaratmasında, düzenlemesinde ve kanun koymasında hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

221

وَلَا تَنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكَٰتِ حَتَّىٰ يُؤْمِنَّ ۚ وَلَأَمَةٌۭ مُّؤْمِنَةٌ خَيْرٌۭ مِّن مُّشْرِكَةٍۢ وَلَوْ أَعْجَبَتْكُمْ ۗ وَلَا تُنكِحُوا۟ ٱلْمُشْرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤْمِنُوا۟ ۚ وَلَعَبْدٌۭ مُّؤْمِنٌ خَيْرٌۭ مِّن مُّشْرِكٍۢ وَلَوْ أَعْجَبَكُمْ ۗ أُو۟لَٰٓئِكَ يَدْعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ ۖ وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱلْجَنَّةِ وَٱلْمَغْفِرَةِ بِإِذْنِهِۦ ۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

İman etmedikleri sürece Allah’a ortak koşan (müşrik) kadınlarla evlenmeyin. Şundan emin olun ki Mümin bir cariye, sizin hoşunuza gitse de müşrik bir hür kadından iyidir. İman etmedikleri sürece müşrik erkeklerle de kadınlarınızı evlendirmeyin. Şundan da emin olun ki imanlı bir köle, sizin hoşunuza gitse bile müşrik bir hür kişiden daha iyidir. Onlar insanları ateşe çağırırlar, Allah ise izni ile cennete ve bağışlanmaya çağırır, gerektikçe hatırlasınlar diye insanlara ayetlerini açıklar.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاevlenmeyin
تَنكِحُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُشْرِكَٰتِmüşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarla
حَتَّىٰkadar
يُؤْمِنَّinanıncaya
وَلَأَمَةٌۭbir cariye
مُّؤْمِنَةٌinanan
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
مِّنortak koşan (hür) kadından
مُّشْرِكَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَوْve eğer
أَعْجَبَتْكُمْhoşunuza gitse bile
وَلَاevlendirmeyin
تُنكِحُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُشْرِكِينَortak koşan erkeklerle
حَتَّىٰkadar
يُؤْمِنُوا۟iman edinceye
وَلَعَبْدٌۭve bir köle
مُّؤْمِنٌinanan
خَيْرٌۭdaha hayırlıdır
مِّنmüşrik erkekten
مُّشْرِكٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَوْeğer
أَعْجَبَكُمْhoşunuza gitse bile
أُو۟لَٰٓئِكَ(Zira) onlar
يَدْعُونَçağırıyorlar
إِلَىateşe
ٱلنَّارِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱللَّهُAllah ise
يَدْعُوٓا۟çağırıyor
إِلَىcennete
ٱلْجَنَّةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْمَغْفِرَةِve mağfirete
بِإِذْنِهِۦizniyle
وَيُبَيِّنُve açıklar
ءَايَٰتِهِۦayetlerini
لِلنَّاسِinsanlara
لَعَلَّهُمْumulur ki
يَتَذَكَّرُونَdüşünürler

Ey Müminler! Onlar bir tek Allah'a iman edinceye ve İslam dinine girinceye dek Allah'a şirk koşan kadınlarla evlenmeyin. Şüphesiz Allah'a ve resulüne iman etmiş köle bir kadın bile, güzelliği ve malı hoşunuza giden putlara ibadet eden hür bir kadından daha hayırlıdır. Müslüman kadınları da müşrik erkeklerle evlendirmeyin. Allah'a ve resulüne iman etmiş köle bir erkek bile, hoşunuza giden hür müşrik bir erkekten daha hayırlıdır. Şirk koşmakla nitelenen bu kişiler -Erkek ve kadınlar- sözleri ve yaptıklarıyla, insanları cehenneme girmeye çağırıyorlar. Oysa Allah, izni ve lütfuyla cennete girmeye ve günahlarının bağışlanmasına götüren salih amellere çağırıyor. Allah ayetlerini insanlar için böyle açıklıyor ki, böylece işaret ettiği şeylere itibar eder ve onlarla amel ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

222

وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ ۖ قُلْ هُوَ أَذًۭى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ ۖ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ ۖ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ

Sana, kadınların aybaşı halinden soruyorlar. De ki: “O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple adet halindeyken kadınlardan uzak durun ve temizlenene kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman da Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın.” Şüphesiz Allah, daima tövbe edenleri sever ve temizlenenleri de sever.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَيَسْـَٔلُونَكَve sana soruyorlar
عَنِadet görmeden
ٱلْمَحِيضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلْde ki
هُوَo
أَذًۭىeziyettir
فَٱعْتَزِلُوا۟çekilin
ٱلنِّسَآءَkadınlardan
فِىsüresince
ٱلْمَحِيضِadet
وَلَاonlara yaklaşmayın
تَقْرَبُوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَتَّىٰkadar
يَطْهُرْنَtemizleninceye
فَإِذَاzaman
تَطَهَّرْنَtemizlendikleri
فَأْتُوهُنَّonlara varın
مِنْyerden
حَيْثُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَمَرَكُمُsize emrettiği
ٱللَّهُAllah'ın
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يُحِبُّsever
ٱلتَّوَّٰبِينَtevbe edenleri
وَيُحِبُّve sever
ٱلْمُتَطَهِّرِينَtemizlenenleri

Ey Peygamber! Ashabın sana aybaşı kanı hakkında soruyor. (O, kadının rahminden belirli vakitlerde akan doğal bir kandır.) Onlara cevap vererek de ki: “Aybaşı kadın ve erkekler için bir rahatsızlıktır. O vakitte kadınlarınızla ilişkiye girmekten uzak durun. Onlarla kanları kesilene ve gusül alarak temizleninceye kadar kadınlık organlarından ilişkiye girmeyin. Eğer kan kesilir ve temizlenirlerse, size mübah kılındığı şekliyle onlarla tertemiz olarak kadınlık organlarından cinsel ilişkiye girin. Şüphesiz Allah günahlarından çokça tövbe edenleri ve pisliklerden çokça temizlenenleri sever.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

223

نِسَآؤُكُمْ حَرْثٌۭ لَّكُمْ فَأْتُوا۟ حَرْثَكُمْ أَنَّىٰ شِئْتُمْ ۖ وَقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُمْ ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Kadınlar sizin tarlanızdır, o halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için ileriye yönelik hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve O’na kavuşacağınızı bilin. Müminlere müjde ver.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
نِسَآؤُكُمْkadınlarınız
حَرْثٌۭbir tarladır
لَّكُمْsizin için
فَأْتُوا۟varın
حَرْثَكُمْtarlanıza
أَنَّىٰbiçimde
شِئْتُمْdilediğiniz
وَقَدِّمُوا۟ve hazırlık yapın
لِأَنفُسِكُمْkendiniz için
وَٱتَّقُوا۟ve sakının
ٱللَّهَAllah'tan
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّكُمşüphesiz siz
مُّلَٰقُوهُO'na kavuşacaksınız
وَبَشِّرِve müjdele;
ٱلْمُؤْمِنِينَİnananları

Kadınlarınız ürün veren bir toprak gibi, sizlere çocuklar doğuran, ekin alanınızdır. Döl yolu olan ekin alanına -ki orası vajinadır- ne taraftan ve nasıl girerseniz girin. Kendiniz için hayırlı işler yapın. Bunlardan biri de kişinin hanımıyla Allah'a yakınlaşma kastı ve salih bir zürriyet ümidiyle ilişkiye girmesidir. Onun emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Kadınlar hakkında sizlere koyduğu kanunları da bunlardandır. Şunu iyi bilin ki kıyamet günü O'nun karşısına çıkacak, huzurunda duracaksınız. O da, amellerinize göre sizin karşılığınızı verecek. Ey Peygamber! Müminleri, Rableriyle karşılaştıkları zaman onları mutlu edecek kalıcı nimetler ve O'nun kerim yüzüne bakma nimetiyle müjdele.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

224

وَلَا تَجْعَلُوا۟ ٱللَّهَ عُرْضَةًۭ لِّأَيْمَٰنِكُمْ أَن تَبَرُّوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَتُصْلِحُوا۟ بَيْنَ ٱلنَّاسِ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌۭ

Allah adına yaptığınız yeminlerinizi iyilik etmeye, günahlardan uzak durmaya ve insanların arasını düzeltmeye engel yapmayın. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاkılmayın
تَجْعَلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهَAllah'ı
عُرْضَةًۭengel
لِّأَيْمَٰنِكُمْyeminlerinize
أَنiyilik etmenize
تَبَرُّوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَتَتَّقُوا۟ve sakınmanıza
وَتُصْلِحُوا۟ve düzetmeye
بَيْنَarasını
ٱلنَّاسِinsanların
وَٱللَّهُAllah
سَمِيعٌişitendir
عَلِيمٌۭbilendir

Allah adına ettiğiniz yeminleri, iyilik, takva ve insanların arasını ıslah etme işine engel olan bir dayanak yapmayın. Bilakis, eğer bir iyiliği yapmayı terk etmeye yemin ederseniz, o iyiliği yapın ve yemininizin kefaretini yerine getirin. Doğrusu Allah sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı bilir ve bunlara mukabil sizlere karşılığını verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

225

لَّا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغْوِ فِىٓ أَيْمَٰنِكُمْ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا كَسَبَتْ قُلُوبُكُمْ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ حَلِيمٌۭ

Allah sizi, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden dolayı sorumlu tutmaz. Lâkin kalplerinizin kasıtlı yaptığı yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar. Allah çok bağışlayandır, çok şefkat ve merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاsizi sorumlu tutmaz
يُؤَاخِذُكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah
بِٱللَّغْوِkasıtsız
فِىٓdolayı
أَيْمَٰنِكُمْyeminlerinizden
وَلَٰكِنfakat
يُؤَاخِذُكُمsorumlu tutar
بِمَاdolayı
كَسَبَتْkazandığından
قُلُوبُكُمْkalblerinizin
وَٱللَّهُAllah
غَفُورٌbağışlayandır
حَلِيمٌۭhalimdir

Allah, birinizin “Allah'a yemin olsun ki hayır, Allah'a yemin olsun ki öyle” demesi gibi, dil alışkanlığı sebebiyle kasıtsız olarak söylediğiniz yeminlerden dolayı sizi hesaba çekmez ve size bundan dolayı herhangi bir kefaret ve ceza da gerekmez. Fakat kasıtlı olarak ettiğiniz yeminlerden sizi hesaba çeker. Allah kullarının günahlarına karşı bağışlayıcı ve merhametlidir. Onları cezalandırmak için acele etmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

226

لِّلَّذِينَ يُؤْلُونَ مِن نِّسَآئِهِمْ تَرَبُّصُ أَرْبَعَةِ أَشْهُرٍۢ ۖ فَإِن فَآءُو فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

Kadınlarına yaklaşmamaya yemin edenlerin dört ay bekleme süreleri vardır. Eğer yeminlerinden dönerlerse, şüphesiz Allah, çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لِّلَّذِينَkimseler için
يُؤْلُونَyaklaşmamağa yemin edenler
مِنkadınlarına
نِّسَآئِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَرَبُّصُbekleme (hakkı) vardır
أَرْبَعَةِdört
أَشْهُرٍۢay
فَإِنeğer
فَآءُو(o süre içinde) dönerlerse
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
غَفُورٌۭbağışlayan
رَّحِيمٌۭmerhamet edendir

Hanımlarıyla ilişkiye girmeyeceklerine dair yemin edenler için yemin ettikleri günden başlayarak dört ayı geçmeyecek kadar beklenir. Bu durum Îlâ olarak bilinir. Şayet dört ay veya daha az bir süre zarfında, bunu terk edeceğine dair yemin ettikleri halde hanımlarıyla tekrar ilişkiye girmeye başlarlarsa da, muhakkak Allah bağışlayıcıdır. Onlardan hasıl olanları affeder ve onlara karşı, bu yeminlerinden çıkabilecekleri kefareti koyarak merhamet eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

227

وَإِنْ عَزَمُوا۟ ٱلطَّلَٰقَ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌۭ

Eğer boşanmaya karar verirlerse şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنْeğer
عَزَمُوا۟kesin karar verirlerse
ٱلطَّلَٰقَboşamaya
فَإِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
سَمِيعٌişitendir
عَلِيمٌۭbilendir

Eğer hanımlarıyla onları boşamak ve bir daha geri almamak niyeti ile ilişkiye girmemeye devam ederlerse, şüphesiz Allah onların boşama sözü de dahil olmak üzere bütün sözlerini işitir. Hallerini ve kasıtlarını bilir. Bunlara göre, onlara karşılıklarını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

228

وَٱلْمُطَلَّقَٰتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَٰثَةَ قُرُوٓءٍۢ ۚ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِىٓ أَرْحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤْمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ ۚ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِى ذَٰلِكَ إِنْ أَرَادُوٓا۟ إِصْلَٰحًۭا ۚ وَلَهُنَّ مِثْلُ ٱلَّذِى عَلَيْهِنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌۭ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Boşanmış kadınlar, kendi başlarına üç (adet) dönemi beklerler. Eğer onlar Allah’a ve ahiret gününe iman etmişlerse, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri helal değildir. Eğer, bu süre içinde barışmak isterlerse kocaları onları almaya daha çok hak sahibidirler. Erkeklerin hanımları üzerinde bulunan hakları gibi, hanımların da kocaları üzerinde meşrû çerçevede hakları vardır. Erkekler, kadınlardan bir derece daha üstündürler. Allah, mutlak galiptir, Hakîm'dir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْمُطَلَّقَٰتُboşanmış kadınlar
يَتَرَبَّصْنَgözetlerler
بِأَنفُسِهِنَّkendilerini
ثَلَٰثَةَüç
قُرُوٓءٍۢkur' (üç adet veya üç temizlik süresi)
وَلَاhelal olmaz
يَحِلُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُنَّkendilerine
أَنgizlemeleri
يَكْتُمْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مَاyarattığını
خَلَقَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهُAllah'ın
فِىٓkendi rahimlerinde
أَرْحَامِهِنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنeğer
كُنَّidiyseler
يُؤْمِنَّinanıyor
بِٱللَّهِAllah'a
وَٱلْيَوْمِve gününe
ٱلْءَاخِرِahiret
وَبُعُولَتُهُنَّkocaları
أَحَقُّhak sahibidirler
بِرَدِّهِنَّonları geri almağa
فِىbu arada
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنْeğer
أَرَادُوٓا۟isterlerse
إِصْلَٰحًۭاbarışmak
وَلَهُنَّ(kadınların) vardır
مِثْلُgibi
ٱلَّذِى(erkeklerin) kendileri üzerindeki
عَلَيْهِنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِٱلْمَعْرُوفِ(örfe uygun) hakları
وَلِلرِّجَالِerkeklerin (hakları)
عَلَيْهِنَّonlar (kadınlar) üzerinde
دَرَجَةٌۭbir derece fazladır
وَٱللَّهُAllah
عَزِيزٌazizdir
حَكِيمٌhakimdir

Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç aybaşı dönemi süresince evlenmeden beklerler. Eğer gerçekten Allah'a ve ahiret gününe olan imanlarında sadık iseler bu dönemde Allah’ın rahimlerinde yarattığı çocuğu gizlemeleri onlara caiz olmaz. Şayet koca (hanımını) geri alarak aralarında bir sevgi bağının kurulmasını ve boşama sebebiyle ortaya çıkan sorunun izale edilmesini amaçlıyorsa iddet bekleme süresinde, hanımlarını geri alma hususunda daha fazla hak sahibidir. Kocalarının onların üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da kocaları üzerinde insanlar tarafından örfe göre belirlenmiş hakları ve gereksinimleri vardır. Erkekler sorumluluk ve boşama işinde kadınlardan derece olarak daha üstündür. Allah güçlüdür, hiçbir şey ona galip gelemez. Dininde ve düzeninde hikmet sahibidir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

229

ٱلطَّلَٰقُ مَرَّتَانِ ۖ فَإِمْسَاكٌۢ بِمَعْرُوفٍ أَوْ تَسْرِيحٌۢ بِإِحْسَٰنٍۢ ۗ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَأْخُذُوا۟ مِمَّآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا إِلَّآ أَن يَخَافَآ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ ۖ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا فِيمَا ٱفْتَدَتْ بِهِۦ ۗ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَعْتَدُوهَا ۚ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ٱلطَّلَٰقُboşama
مَرَّتَانِiki defadır
فَإِمْسَاكٌۢya tutmak (lazım)dır
بِمَعْرُوفٍiyilikle
أَوْya da
تَسْرِيحٌۢsalıvermek
بِإِحْسَٰنٍۢgüzelce
وَلَاhelal değildir
يَحِلُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَكُمْsize
أَنgeri almanız
تَأْخُذُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِمَّآşeylerden
ءَاتَيْتُمُوهُنَّonlara verdiğiniz
شَيْـًٔاbir şey
إِلَّآbaşka
أَنeğer
يَخَافَآkorkarlarsa
أَلَّاkoruyamamaktan
يُقِيمَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حُدُودَsınırlarını
ٱللَّهِAllah'ın
فَإِنْeğer
خِفْتُمْkorkarsanız
أَلَّاkoruyamamaktan
يُقِيمَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حُدُودَsınırlarını
ٱللَّهِAllah'ın
فَلَاyoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْهِمَاikisine de
فِيمَا(kadının ayrılmak için verdiği)
ٱفْتَدَتْfidye
بِهِۦhakkında
تِلْكَişte bunlar
حُدُودُsınırlarıdır
ٱللَّهِAllah'ın
فَلَاsakın bunları aşmayın
تَعْتَدُوهَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَمَنve kim(ler)
يَتَعَدَّaşarsa
حُدُودَsınırlarını
ٱللَّهِAllah'ın
فَأُو۟لَٰٓئِكَişte
هُمُonlar
ٱلظَّٰلِمُونَzalimlerdir

Kocanın sahip olduğu tekrar geri dönüş yapabileceği boşama hakkı iki keredir. Önce boşar sonra geri döndürür, sonra tekrar boşar ve ardından tekrar geri döndürürse, bu iki boşamanın ardından ya bilinen ölçülere göre iyi geçinerek karısını sorumluluğu altında tutmaya devam eder veya ona ihsan ederek ve hakkını ödeyerek üçüncü defa onu boşar. Ey kocalar! Kadının kocasından ahlakı veya yaratılışı itibariyle hoşlanmıyor olması haricinde sizlerin hanımlarınıza ödediğiniz mehirlerden herhangi bir şey geri almanız helal değildir. Karı koca bu hoşlanmama sebebiyle üzerlerine düşen sorumluluğa vefa gösteremeyeceklerini zannediyorlar ise o ikisi, aralarında yakınlık bağı bulunan kimselere veya başkalarına bu durumlarını arz etsinler. Bu velayet sahipleri de arasındaki evlilik haklarının yerine getirilmeyeceğinden endişe ederlerse, kadının kocasına onu boşaması için ödediği bir mal karşılığında kendisini boşa çıkarmasında ikisi için de bir sorun yoktur. Bunlar helal ve haramı birbirinden ayıran dini hükümlerdir. Bu hükümleri sakın aşmayın. Her kim Allah’ın haram ve helal arasındaki sınırlarını aşarsa işte onlar kendilerini helak yollarına sokarak, Allah’ın gazabı ve cezasına maruz bırakarak kendi nefislerine zulmeden kimselerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

230

فَإِن طَلَّقَهَا فَلَا تَحِلُّ لَهُۥ مِنۢ بَعْدُ حَتَّىٰ تَنكِحَ زَوْجًا غَيْرَهُۥ ۗ فَإِن طَلَّقَهَا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يَتَرَاجَعَآ إِن ظَنَّآ أَن يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ ۗ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ يُبَيِّنُهَا لِقَوْمٍۢ يَعْلَمُونَ

Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa; kadın, onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah’ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنeğer
طَلَّقَهَا(erkek) yine boşarsa
فَلَاhelal olmaz
تَحِلُّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَهُۥona
مِنۢartık bundan sonra
بَعْدُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَتَّىٰkadar
تَنكِحَ(kadın) nikahlanıncaya
زَوْجًاkocaya
غَيْرَهُۥbaşka bir
فَإِنeğer
طَلَّقَهَاO (vardığı adam) da boşarsa
فَلَاyoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْهِمَآkendilerine
أَنtekrar birbirlerine dönmelerinde
يَتَرَاجَعَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنeğer
ظَنَّآinanırlarsa
أَنkoruyacaklarına
يُقِيمَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حُدُودَsınırlarını
ٱللَّهِAllah'ın
وَتِلْكَişte bunlar
حُدُودُsınırlarıdır
ٱللَّهِAllah'ın
يُبَيِّنُهَاaçıklamaktadır
لِقَوْمٍۢbir toplum için
يَعْلَمُونَbilen

Eğer kocası karısını üçüncü bir defa daha boşarsa, kadının başka bir erkekle sahih olan ve arzu edilen (ilk kocasına dönmeyi) helal kılmak amacıyla olmayan bir evlilik akdi yapması gerekir. Ve bu nikâh akdini yapınca kadınla cinsel ilişkiye girer. Şayet ikinci koca da onu boşarsa veyahut ölürse, kadına ve ilk kocaya ikisini bağlayan dini hükümleri yerine getirebilecekleri zannı galip gelirse, ilk kocasına yeni bir nikâh akdi ve mehirle geri dönmesinde bir günah yoktur. Allah bu dinî hükümleri nikâh ahkâmını ve sınırlarını bilsinler diye insanlar için açıklamıştır. Çünkü onlar, hükümlerden istifade etmektedirler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

231

وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۢ ۚ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَارًۭا لِّتَعْتَدُوا۟ ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ ۚ وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًۭا ۚ وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمَآ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلْحِكْمَةِ يَعِظُكُم بِهِۦ ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۭ

Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri sona ererken ya onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, fakat haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın. Böyle yapan şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetlerini eğlence edinmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı, hikmeti düşünün. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاzaman
طَلَّقْتُمُboşadığınız
ٱلنِّسَآءَkadınları
فَبَلَغْنَulaştıklarında
أَجَلَهُنَّ(iddetlerinin) sonuna
فَأَمْسِكُوهُنَّya onları tutun
بِمَعْرُوفٍiyilikle
أَوْya da
سَرِّحُوهُنَّbırakın
بِمَعْرُوفٍۢiyilikle
وَلَاonları (yanınızda) tutmayın
تُمْسِكُوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ضِرَارًۭاzarar vermek için
لِّتَعْتَدُوا۟haklarına tecavüz edip
وَمَنkim
يَفْعَلْyaparsa
ذَٰلِكَbunu
فَقَدْmuhakkak
ظَلَمَzulmetmiştir
نَفْسَهُۥkendine
وَلَاedinmeyin
تَتَّخِذُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَايَٰتِayetlerini
ٱللَّهِAllah'ın
هُزُوًۭاeğlence
وَٱذْكُرُوا۟düşünün
نِعْمَتَni'metini
ٱللَّهِAllah'ın
عَلَيْكُمْsize olan
وَمَآindirdiklerini
أَنزَلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْكُمsize
مِّنَKitaptan
ٱلْكِتَٰبِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْحِكْمَةِve Hikmet(ten)
يَعِظُكُمsize öğüt vermek için
بِهِۦonunla
وَٱتَّقُوا۟ve korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
بِكُلِّher
شَىْءٍşeyi
عَلِيمٌۭbilir

Eğer kadınlarınızı boşar ve bekleme sürelerinin bitişi yaklaşırsa, bekleme süresinin bitmesi dışında, bilinen ölçülere göre onları geri alma veya o halde bırakma hakkınız vardır. Cahiliye döneminde yapıldığı gibi haksızlık yapmak ve zarar vermek için onları geri almayın. Kim bunu onlara zarar vermek maksadıyla yaparsa, kendisini günah ve cezaya sokarak sadece kendisine zulmetmiş olur. Allah’ın ayetleriyle oynayarak veya ayetlerine karşı (küstahça) cesarette bulunarak eğlence konusu yapmayın. Allah’ın sizin üzerinize olan nimetlerini hatırlayın. Onların en büyüklerinden biri de üzerinize indirdiği Kur'an ve sünnettir. Bu hükümleri sizi teşvik etmek ve korkutmak için hatırlatıyor. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah’tan korkun. Şunu bilin ki Allah her şeyi bilir ve O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Amellerinize göre de sizlere karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

232

وَإِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَبَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا تَعْضُلُوهُنَّ أَن يَنكِحْنَ أَزْوَٰجَهُنَّ إِذَا تَرَٰضَوْا۟ بَيْنَهُم بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ ذَٰلِكَ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ مِنكُمْ يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ ۗ ذَٰلِكُمْ أَزْكَىٰ لَكُمْ وَأَطْهَرُ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kadınları boşadığınız vakit, onlar da bekleme sürelerini bitirince aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, kocalarıyla birlikte (tekrardan) evlenmelerine engel olmayın. İşte, sizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere, bununla öğüt veriliyor. Bu, sizin için daha faydalı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِذَاve zaman
طَلَّقْتُمُboşadığınız
ٱلنِّسَآءَkadınları
فَبَلَغْنَulaştıklarında
أَجَلَهُنَّ(iddetlerinin) sonuna
فَلَاengel olmayın
تَعْضُلُوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنevlenmelerine
يَنكِحْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَزْوَٰجَهُنَّ(eski) kocalarıyla
إِذَاtakdirde
تَرَٰضَوْا۟anlaştıkları
بَيْنَهُمkendi aralarında
بِٱلْمَعْرُوفِgüzelce
ذَٰلِكَbu
يُوعَظُverilen bir öğüttür
بِهِۦonunla
مَنkimseye
كَانَolan
مِنكُمْiçinizden
يُؤْمِنُinanan
بِٱللَّهِAllah'a
وَٱلْيَوْمِve gününe
ٱلْءَاخِرِahiret
ذَٰلِكُمْbu
أَزْكَىٰdaha iyi
لَكُمْsizin için
وَأَطْهَرُve daha temizdir
وَٱللَّهُAllah
يَعْلَمُbilir
وَأَنتُمْve siz
لَاbilmezsiniz
تَعْلَمُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Eğer kadınlarınızı üç kereden az boşarsanız ve bekleme süreleri biterse, -ey veliler!- (onlarla tekrar evlenmeyi) istemeleri ve kocalarıyla bu konuda karşılıklı razı olmaları halinde, yeni bir anlaşma ve nikâhla kocalarına dönmeyi yasaklamayın. Onlara engel olmanın yasaklanmasını içeren bu hüküm, sizlerden Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere bir hatırlatmadır. Bu durum sizin için daha hayırlı, ırzlarınızı ve amellerinizi pisliklerden arındırmak için daha temizdir. Allah işlerin hakikatini ve sonuçlarını bilir. Sizler ise bunları bilmezsiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

233

۞ وَٱلْوَٰلِدَٰتُ يُرْضِعْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ ۖ لِمَنْ أَرَادَ أَن يُتِمَّ ٱلرَّضَاعَةَ ۚ وَعَلَى ٱلْمَوْلُودِ لَهُۥ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ إِلَّا وُسْعَهَا ۚ لَا تُضَآرَّ وَٰلِدَةٌۢ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌۭ لَّهُۥ بِوَلَدِهِۦ ۚ وَعَلَى ٱلْوَارِثِ مِثْلُ ذَٰلِكَ ۗ فَإِنْ أَرَادَا فِصَالًا عَن تَرَاضٍۢ مِّنْهُمَا وَتَشَاوُرٍۢ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ۗ وَإِنْ أَرَدتُّمْ أَن تَسْتَرْضِعُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِذَا سَلَّمْتُم مَّآ ءَاتَيْتُم بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌۭ

Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلْوَٰلِدَٰتُve anneler
يُرْضِعْنَemzirirler
أَوْلَٰدَهُنَّçocuklarını
حَوْلَيْنِiki yıl
كَامِلَيْنِtam
لِمَنْkimse için
أَرَادَisteyen
أَنtamamlamak
يُتِمَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلرَّضَاعَةَemzirmeyi
وَعَلَىüzerinedir
ٱلْمَوْلُودِbabanın
لَهُۥ(çocuk kendisine ait olan)
رِزْقُهُنَّonların yiyecekleri
وَكِسْوَتُهُنَّve giyecekleri
بِٱلْمَعْرُوفِuygun biçimde
لَاyükümlü tutulmaz
تُكَلَّفُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
نَفْسٌhiç kimse
إِلَّاbaşka
وُسْعَهَاgücünün yettiğinden
لَاzarara sokulmasın
تُضَآرَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٰلِدَةٌۢ(ne) anne
بِوَلَدِهَاçocuğu yüzünden
وَلَاve (ne de)
مَوْلُودٌۭbaba
لَّهُۥ(çocuğun aidolduğu)
بِوَلَدِهِۦçocuğu yüzünden
وَعَلَىve üzerinde
ٱلْوَارِثِmirasçının
مِثْلُaynı (yükümlülük var)dır
ذَٰلِكَbunun
فَإِنْeğer
أَرَادَاisterlerse
فِصَالًاsütten kesmek
عَنrızalarıyla
تَرَاضٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِّنْهُمَاkendi aralarında
وَتَشَاوُرٍۢve danışarak
فَلَاyoktur
جُنَاحَgünah
عَلَيْهِمَاkendilerine
وَإِنْeğer
أَرَدتُّمْisterseniz
أَن(sütannesi tutup) emzirtmek
تَسْتَرْضِعُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْلَٰدَكُمْçocuklarınızı
فَلَاyine yoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْكُمْüzerinize
إِذَاsonra
سَلَّمْتُمverdikten
مَّآşeyi (ücreti)
ءَاتَيْتُمverdiğiniz
بِٱلْمَعْرُوفِgüzelce
وَٱتَّقُوا۟ve korkun
ٱللَّهَAllah'tan
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
بِمَاher şeyi
تَعْمَلُونَyaptığınız
بَصِيرٌۭgörmektedir

Anneler evlatlarını tam iki sene boyunca emzirirler. Bu iki sene sınırı emzirme süresini tamamlamayı isteyen anneler içindir. Boşanmış olan emziren annelerin nafakası ve giyimi ise dine muhalefet etmeyen bir ölçüyle insanların bildikleri örfe göre bebeğin babasının görevidir. Allah hiç kimseyi gücünün ve kudretinin üzerinde bir yükle sorumlu kılmaz. Anne ve babadan herhangi birinin çocuğu diğerinin zararı için kullanması helal olmaz. Eğer çocuğun babası ve hiçbir malı yoksa babanın üzerine olan hakların aynısı çocuğun varisinin sorumluluğudur. Eğer anne ve baba doğan bebeğin maslahatına olan şeylerde birbiriyle istişare ettikten ve karşılıklı razı olduktan sonra çocuğu iki sene tamamlamadan sütten kesmek isterse, o ikisi için bir günah yoktur. Şayet çocuklarınız için annelerinden başka emziren bir kadın tutmak isterseniz, vermeyi anlaştığınız ücreti eksiltmeden veya oyalamadan ona güzelce teslim edip vermenizde sizin için bir günah yoktur. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkun. Şunu bilin ki, şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı görür. O'na hiçbir şey gizli kalmaz. Yaptığınız amellere göre sizlere karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

234

وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَٰجًۭا يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍۢ وَعَشْرًۭا ۖ فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا فَعَلْنَ فِىٓ أَنفُسِهِنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌۭ

İçinizden ölenlerin (geride) bırakmış olduğu hanımlar, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَkimselerin
يُتَوَفَّوْنَölen(ler)
مِنكُمْiçinizden
وَيَذَرُونَgeriye bıraktıkları
أَزْوَٰجًۭاeşleri
يَتَرَبَّصْنَ(bekleyip) gözetlerler
بِأَنفُسِهِنَّkendilerini
أَرْبَعَةَdört
أَشْهُرٍۢay
وَعَشْرًۭاve on (gün)
فَإِذَاzaman
بَلَغْنَbitirdiği
أَجَلَهُنَّsürelerini
فَلَاyoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْكُمْsize
فِيمَاyapmalarında
فَعَلْنَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىٓiçin
أَنفُسِهِنَّkendileri
بِٱلْمَعْرُوفِuygun olanı
وَٱللَّهُAllah
بِمَاyaptıklarınızdan
تَعْمَلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَبِيرٌۭhaberdardır

Kocaları vefat etmiş hamile olmayan kadınlar farz olarak kendi başlarına dört ay on gün (iddet) beklerler. Bu süre zarfında kocasının evinden çıkmaktan, evlenmekten ve süslenmekten kaçınırlar. Ey veliler! Bu süre bittiğinde, kendilerine yasak olan o süre boyunca kendi başlarına dine ve örfe uygun olarak yaptıkları şeylerden ötürü sizlere bir günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. O'na açık ve gizli hallerinizden hiçbir şey gizli kalmaz. Buna göre de sizlere yaptığınızın karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

235

وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِيمَا عَرَّضْتُم بِهِۦ مِنْ خِطْبَةِ ٱلنِّسَآءِ أَوْ أَكْنَنتُمْ فِىٓ أَنفُسِكُمْ ۚ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمْ سَتَذْكُرُونَهُنَّ وَلَٰكِن لَّا تُوَاعِدُوهُنَّ سِرًّا إِلَّآ أَن تَقُولُوا۟ قَوْلًۭا مَّعْرُوفًۭا ۚ وَلَا تَعْزِمُوا۟ عُقْدَةَ ٱلنِّكَاحِ حَتَّىٰ يَبْلُغَ ٱلْكِتَٰبُ أَجَلَهُۥ ۚ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ فَٱحْذَرُوهُ ۚ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌۭ

Böyle (iddet beklemekte olan) kadınlara kapalı bir şekilde evlenme teklif etmenizde veya içinizden onlarla evlenmeyi geçirmenizde size bir günah yoktur. Allah, sizin onları anacağınızı bilmektedir. Fakat meşru sözler dışında onlarla gizlice sözleşmeyin, müddet sona erene kadar nikâh akdine kalkışmayın. İçinizde olanı Allah’ın bildiğini bilin de, O’ndan çekinin. Allah’ın çokça bağışlayan ve Halim (Kullarına azabı göndermede acele etmez) olduğunu bilin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاyoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْكُمْsize
فِيمَاüstü kapalı biçimde bildirmenizden
عَرَّضْتُمAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
بِهِۦona
مِنْevlenme isteğinizi
خِطْبَةِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلنِّسَآءِkadınlara
أَوْyahut
أَكْنَنتُمْgizlemenizden
فِىٓiçinizde
أَنفُسِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلِمَbilir
ٱللَّهُAllah
أَنَّكُمْşüphesiz sizin
سَتَذْكُرُونَهُنَّonları anacağınızı
وَلَٰكِنfakat
لَّاsakın onlarla sözleşmeyin
تُوَاعِدُوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سِرًّاgizli(buluşma)ya
إِلَّآdışında
أَنsöylemeniz
تَقُولُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَوْلًۭاbir söz
مَّعْرُوفًۭاiyi (meşru)
وَلَاve kalkışmayın
تَعْزِمُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عُقْدَةَakdine (kıymaya)
ٱلنِّكَاحِnikah
حَتَّىٰkadar
يَبْلُغَulaşıncaya
ٱلْكِتَٰبُyazılanın (iddetinin)
أَجَلَهُۥsonuna
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
يَعْلَمُbilir
مَاşeyi
فِىٓiçinizden geçen
أَنفُسِكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَٱحْذَرُوهُO'ndan sakının
وَٱعْلَمُوٓا۟ve yine bilin ki
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
غَفُورٌbağışlayandır
حَلِيمٌۭhalimdir

Kocası ölmüş yahut dönüşü olmayan bâin bir talak ile boşanmış iddet bekleyen kadınları, "Bekleme süren bittiğinde bana haber ver" gibi sözlerle açıkça evlilik teklifi yapmayarak, evlenmeyi istediğinizi ima etmenizde size bir günah yoktur. İddet süresinin bitmesinin ardından o bekleyen dul kadın ile evlenmek için içinizde gizlediğiniz evlenme arzusundan dolayı size bir günah yoktur. Doğrusu Allah, sizlerin onlara olan aşırı arzunuzdan ötürü zaten bunu söyleyeceğinizi bilmektedir. Sizlerin bunu açıkça söylemeden ima etmenizi mübah kılmıştır. İddet bekledikleri sürede dul kadınlarla gizli bir şekilde evlilik yapmak için anlaşmaktan sakının. Bunu sadece bilinen şekliyle açıkça evlilik teklifi içermeyen ifadelerle yapabililrsiniz. Biliniz ki Allah, sizin için mübah ve haram kıldıkları hakkında içinizden geçirdiğinizi çok bilir. O'ndan sakının ve emirlerine karşı gelmeyin. Şunu da bilin ki; Allah kullarından tövbe edeni bağışlar, Halim'dir, cezalandırmak için acele etmez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

236

لَّا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ أَوْ تَفْرِضُوا۟ لَهُنَّ فَرِيضَةًۭ ۚ وَمَتِّعُوهُنَّ عَلَى ٱلْمُوسِعِ قَدَرُهُۥ وَعَلَى ٱلْمُقْتِرِ قَدَرُهُۥ مَتَٰعًۢا بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ حَقًّا عَلَى ٱلْمُحْسِنِينَ

Kadınlara temas edip, dokunmadan ve mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar kendi halince, fakir olanlar da yine kendi halince uygun bir şekilde onları (bir şeyler vererek) faydalandırın. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَّاyoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْكُمْsize
إِنeğer
طَلَّقْتُمُboşarsınız
ٱلنِّسَآءَkadınları
مَاhenüz dokunmadan
لَمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَمَسُّوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْya da
تَفْرِضُوا۟belirlemeden
لَهُنَّonlara
فَرِيضَةًۭmehir(lerini)
وَمَتِّعُوهُنَّve onları faydalandırsın
عَلَىeli geniş olan
ٱلْمُوسِعِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَدَرُهُۥkendi gücü nisbetinde
وَعَلَىeli dar olan da
ٱلْمُقْتِرِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَدَرُهُۥkendi gücü nisbetinde
مَتَٰعًۢاbir geçimlikle
بِٱلْمَعْرُوفِgüzel
حَقًّاbu bir borçtur
عَلَىüzerine
ٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Nikâh akdi yaptığınız eşlerinizi cinsel ilişkiye girmeden ve onlara vermeniz gerekli olan belli bir miktar mehirin sözünü vermeden önce boşamanızda bir günah yoktur. Eğer onları bu hal üzere boşarsanız mehir vermeniz zorunlu değildir. İster genişlik içinde çok malı olan bir kimse olsun, ister darlık içinde az malı olan bir kimse olsun gerekli olan eldeki imkânlar ölçüsünde kırgınlıklarını ortadan kaldıracak ve onların faydalanabileceği miktarda bir şey verilmesidir. Bu bağış, muamelelerinde ve yaptıklarında ihsan sahibi olan kimseler üzerine sabit bir haktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

237

وَإِن طَلَّقْتُمُوهُنَّ مِن قَبْلِ أَن تَمَسُّوهُنَّ وَقَدْ فَرَضْتُمْ لَهُنَّ فَرِيضَةًۭ فَنِصْفُ مَا فَرَضْتُمْ إِلَّآ أَن يَعْفُونَ أَوْ يَعْفُوَا۟ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ عُقْدَةُ ٱلنِّكَاحِ ۚ وَأَن تَعْفُوٓا۟ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَىٰ ۚ وَلَا تَنسَوُا۟ ٱلْفَضْلَ بَيْنَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Eğer onlara mehir biçer de, temas etmeden onları boşarsanız mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınlar bundan vazgeçer ya da nikâh bağı elinde bulunan erkek, mehrin yarısını ve daha fazlasını bağışlarsa o başka. Mehrin hepsini bağışlamanız takvaya daha uygundur. Aranızdaki iyiliği unutmayın. Allah, şüphesiz yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنve eğer
طَلَّقْتُمُوهُنَّonları boşarsanız
مِنönce
قَبْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنhenüz dokunmadan
تَمَسُّوهُنَّAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَقَدْtakdirde
فَرَضْتُمْ(bir mehir) tesbit ettiğiniz
لَهُنَّonlar için
فَرِيضَةًۭvermeniz gerekir
فَنِصْفُyarısını
مَاşeyin (mehrin)
فَرَضْتُمْtesbit ettiğiniz
إِلَّآhariç
أَن(kadının) vazgeçmesi
يَعْفُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَوْveya
يَعْفُوَا۟vazgeçmesi
ٱلَّذِىkimsenin (erkeğin)
بِيَدِهِۦelinde olan
عُقْدَةُakdi
ٱلنِّكَاحِnikah
وَأَن(erkekler) sizin affetmeniz
تَعْفُوٓا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَقْرَبُdaha yakındır
لِلتَّقْوَىٰtakvaya
وَلَاunutmayın
تَنسَوُا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْفَضْلَiyilik etmeyi
بَيْنَكُمْbirbirinize
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
بِمَاşeyleri
تَعْمَلُونَyaptıklarınız
بَصِيرٌgörür

Belli bir miktar mehir vermeye söz verdiğiniz ve nikâh akdi yaptığınız eşlerinizi cinsel ilişkiye girmeden önce boşarsanız, onlara mehirin yarısını vermeniz gerekir. Ancak kadınların mehirin tümünden vazgeçmesi -eğer reşit olmuşlarsa- veyahut kocaların mehirin tamamını onlara bağışlama durumu hariç haklar hususunda birbirinize müsamahakâr davranmanız, Allah'tan korkmaya ve itaat etmeye daha uygundur. Ey insanlar! Sakın birbirinize lütufta bulunmaktan ve haklarınız konusunda hoşgörülü olmaktan vazgeçmeyin. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görür. Allah'ın, vereceği sevabına nail olmak için iyilik yapmaya gayret edin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

238

حَٰفِظُوا۟ عَلَى ٱلصَّلَوَٰتِ وَٱلصَّلَوٰةِ ٱلْوُسْطَىٰ وَقُومُوا۟ لِلَّهِ قَٰنِتِينَ

Namazlara ve orta namaza (ikindi namazına) devam edin. Gönülden bağlılık ve saygı ile Allah’ın huzuruna durun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَٰفِظُوا۟koruyun
عَلَىnamazları
ٱلصَّلَوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلصَّلَوٰةِve namazı
ٱلْوُسْطَىٰorta
وَقُومُوا۟ve durun
لِلَّهِAllah('ın huzurun)a
قَٰنِتِينَgönülden bağlılık ve saygı ile

Namazları Allah'ın emrettiği gibi eksiksiz bir şekilde eda etmeye devam edin. Aynı şekilde diğer namazlar arasında ikindi namazı olan orta namaza da devam edin. Namazlarınızı Allah'a boyun eğmiş olarak huşu içinde kılın.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

239

فَإِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا أَوْ رُكْبَانًۭا ۖ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَمَا عَلَّمَكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ

Eğer herhangi bir tehlikeden korkarsanız yaya yahut binek üzerinde namaz kılın. Güvene kavuştuğunuz zaman ise, daha önce bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği gibi Allah’ı zikredin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَإِنْeğer
خِفْتُمْ(bir tehlikeden) korkarsanız
فَرِجَالًاyaya
أَوْyahut
رُكْبَانًۭاbinmiş olarak
فَإِذَآzaman da
أَمِنتُمْgüvene kavuştuğunuz
فَٱذْكُرُوا۟anın
ٱللَّهَAllah'ı
كَمَاşekilde
عَلَّمَكُمsize öğrettiği
مَّاşeyleri
لَمْolmadığınız
تَكُونُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
تَعْلَمُونَbiliyor

Eğer düşman veya benzeri bir şeyden korkar ve namazı tam olarak eda etmeye gücünüz yetmezse, o zaman yürüyerek, deve, at veya benzeri bir binek üzerinde veya ne şekilde gücünüz yetiyorsa o şekilde kılın. Korkunuz geçtiği zaman, bütün zikir çeşitleri ile Allah'ı zikredin. Eksiksiz ve tastamam kılınan namazda bu zikirden biridir. Aynı zamanda size nur ve hidayetten bilmediklerinizi öğrettiği için de O'nu zikredin.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

240

وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنكُمْ وَيَذَرُونَ أَزْوَٰجًۭا وَصِيَّةًۭ لِّأَزْوَٰجِهِم مَّتَٰعًا إِلَى ٱلْحَوْلِ غَيْرَ إِخْرَاجٍۢ ۚ فَإِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ فِى مَا فَعَلْنَ فِىٓ أَنفُسِهِنَّ مِن مَّعْرُوفٍۢ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

İçinizden ölüp geriye eşler bırakan erkekler, bir seneye kadar eşleri evlerinden (mirasçılar tarafından) çıkarılmayacak bir geçimlik vasiyet etmiş olmalıdırlar. Şayet kadınlar kendileri çıkarlarsa, kendi haklarında uygun olanı yapmalarından dolayı size bir mesuliyet (günah) yoktur. Allah mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱلَّذِينَve kimseler
يُتَوَفَّوْنَölen
مِنكُمْiçinizden
وَيَذَرُونَve geriye bırakan(erkek)ler
أَزْوَٰجًۭاeşler
وَصِيَّةًۭvasiyyet etsinler
لِّأَزْوَٰجِهِمeşlerinin
مَّتَٰعًاgeçimlerinin sağlanmasını
إِلَىkadar
ٱلْحَوْلِbir yıla
غَيْرَ(evlerinden) çıkarılmadan
إِخْرَاجٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنْşayet
خَرَجْنَkendileri çıkarlarsa
فَلَاyoktur
جُنَاحَbir günah
عَلَيْكُمْsizin için
فِىbir şey
مَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَعَلْنَyapmalarında
فِىٓhakkında
أَنفُسِهِنَّkendileri
مِنuygun olanı
مَّعْرُوفٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱللَّهُAllah
عَزِيزٌdaima üstündür
حَكِيمٌۭhüküm ve hikmet sahibidir

Sizlerden ölüp de geriye eşler bırakanlarınız bir sene boyunca barınma ve nafakaları için vasiyet etmeleri gerekir. Mirasçılarınız başlarına gelmiş olan bu şeyden dolayı gönüllerini almak ve ölüye vefa göstermek için onları zorla çıkarmasınlar. Eğer bir sene doldurmadan önce kendi istekleriyle (evden dışarı) çıkarlarsa, sizin üzerinize günah yoktur. Süslenerek ve koku sürünerek kendilerine yaptıkları bu şeylerden ötürü de onlara bir günah yoktur. Allah güçlüdür, O'na kimse galip gelemez. Düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir. Tefsircilerin büyük çoğunluğu bu ayetin, Allah'ın şu ayetiyle: "İçinizden ölenlerin geride bırakmış olduğu hanımlar, kendi başlarına dört ay on gün (iddet) beklerler." (Bakara Suresi: 234) hükmünün nesh esilip, kaldırıldığını söylemişlerdir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

241

وَلِلْمُطَلَّقَٰتِ مَتَٰعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ حَقًّا عَلَى ٱلْمُتَّقِينَ

Boşanmış kadınlara örfe uygun şekilde bir geçimlik sağlanmalıdır. Bu muttakiler üzerine bir görevdir. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلِلْمُطَلَّقَٰتِve boşanmış kadınların
مَتَٰعٌۢgeçimlerini sağlamak
بِٱلْمَعْرُوفِuygun olan şekilde
حَقًّاbir haktır (borçtur)
عَلَىüzerine
ٱلْمُتَّقِينَmüttakiler

Kocanın yokluk ve varlık hali göz önünde bulundurularak boşanmayla kırılan hatırların giderilmesi için boşanmış kadınlara, örfe uygun bir şekilde giyecek, para veya bunlar dışında faydalanacakları bir meta verilir. Bu hüküm, emirlerine uyup yasaklarından sakınarak Allah Teâlâ'ya karşı takva sahibi olan kimseler üzerine bir haktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

242

كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Düşünesiniz diye Allah, size ayetlerini işte böyle açıklıyor.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
كَذَٰلِكَböyle
يُبَيِّنُaçıklamaktadır
ٱللَّهُAllah
لَكُمْsize
ءَايَٰتِهِۦayetlerini
لَعَلَّكُمْumulur ki
تَعْقِلُونَdüşünürsünüz

Ey Müminler! Bir önceki açıklamada olduğu gibi, Allah size sınırlarını ve hükümlerini içeren ayetlerini açıklıyor. Umulur ki siz bunları düşünür ve bunlarla amel edersiniz de böylece dünya ve ahiret hayatında hayrı elde edersiniz.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

243

۞ أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَهُمْ أُلُوفٌ حَذَرَ ٱلْمَوْتِ فَقَالَ لَهُمُ ٱللَّهُ مُوتُوا۟ ثُمَّ أَحْيَٰهُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ

Binlerce kişi iken ölüm korkusuyla yurtlarından çıkanları görmedin mi? Allah onlara: “Ölün!” dedi, sonra da onları tekrar diriltti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı lütuf sahibidir. Ama insanların çoğu şükretmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi?
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىkimseleri
ٱلَّذِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
خَرَجُوا۟çıkanları
مِنyurtlarından
دِيَٰرِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُمْve onlar
أُلُوفٌbinlerce kişi iken
حَذَرَkorkusuyla
ٱلْمَوْتِölüm
فَقَالَdemişti
لَهُمُonlara
ٱللَّهُAllah
مُوتُوا۟Ölün!
ثُمَّsonra
أَحْيَٰهُمْkendilerini diriltmişti
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
لَذُوsahibidir
فَضْلٍikram
عَلَىkarşı
ٱلنَّاسِinsanlara
وَلَٰكِنَّama
أَكْثَرَçoğu
ٱلنَّاسِinsanların
لَاşükretmezler
يَشْكُرُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ey Peygamber! Kalabalık bir topluluğun, veba hastalığı ve başka sebepten dolayı ölüm korkusuyla yurtlarından çıkmalarının haberi sana ulaşmadı mı? Onlar İsrâiloğulları'ndan bir topluluktu. Allah onlara: "Ölün" dedi de, onlar da ölü verdiler. Sonra onlara bütün işlerin Allah’ın elinde olduğunu, onların kendilerine fayda ve zarar verme gücüne sahip olmadıklarını göstermek için, onları tekrar hayata döndürdü. Muhakkak ki Allah, insanlar üzerinde ihsan ve lütuf sahibidir. Fakat insanların çoğu bunca nimetlerine karşı Allah’a şükretmezler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

244

وَقَٰتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌۭ

Allah yolunda savaşın ve bilin ki; Allah her şeyi işiten ve bilendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَٰتِلُوا۟ve savaşın
فِىyolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
وَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin ki
أَنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
سَمِيعٌişitendir
عَلِيمٌۭbilendir

Ey Müminler! Dinine yardım etmek ve kelimesini yüceltmek için Allah'ın düşmanlarıyla savaşın. Şunu iyi bilin ki; Allah sözlerinizi işitir, niyetlerinizi ve yaptıklarınızı bilir ve size bunların karşılığını verir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

245

مَّن ذَا ٱلَّذِى يُقْرِضُ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًۭا فَيُضَٰعِفَهُۥ لَهُۥٓ أَضْعَافًۭا كَثِيرَةًۭ ۚ وَٱللَّهُ يَقْبِضُ وَيَبْصُۜطُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Kim Allah rızası için ( karşılığını beklemeden ) gönlünden bir borç verirse ( veya Allah yolunda harcama yaparsa ) bilsin ki ; Allah bunun karşılığını, mükâfaatını kat kat fazlasıyla öder. Rızkı daraltan da genişleten de Allah’tır ve O ‘na döndürüleceksiniz.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
مَّنkimdir
ذَاo kimse
ٱلَّذِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
يُقْرِضُborç olarak verecek
ٱللَّهَAllah'a
قَرْضًاbir borcu
حَسَنًۭاgüzel
فَيُضَٰعِفَهُۥarttırması karşılığnda
لَهُۥٓona
أَضْعَافًۭاfazlasıyla
كَثِيرَةًۭkat kat
وَٱللَّهُAllah
يَقْبِضُ(rızkı) kısar da
وَيَبْصُۜطُaçar da
وَإِلَيْهِve hep O'na
تُرْجَعُونَdöndürüleceksiniz

Kim borç veren kimsenin yaptığını gibi, kendisine kat kat artmış olarak geri dönmesi için malını iyi niyet ve gönül rahatlığıyla Allah yolunda infak eder? Doğrusu Allah, rızık, sağlık ve diğer şeylerde darlık verdiği gibi yine bütün bunlarda hikmeti ve adaletiyle genişlik verendir. Ahirette bir tek O'na döneceksiniz. O da amellerinize göre size karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

246

أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلْمَلَإِ مِنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنۢ بَعْدِ مُوسَىٰٓ إِذْ قَالُوا۟ لِنَبِىٍّۢ لَّهُمُ ٱبْعَثْ لَنَا مَلِكًۭا نُّقَٰتِلْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ إِن كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ أَلَّا تُقَٰتِلُوا۟ ۖ قَالُوا۟ وَمَا لَنَآ أَلَّا نُقَٰتِلَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَقَدْ أُخْرِجْنَا مِن دِيَٰرِنَا وَأَبْنَآئِنَا ۖ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ تَوَلَّوْا۟ إِلَّا قَلِيلًۭا مِّنْهُمْ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلظَّٰلِمِينَ

Mûsâ'dan sonra İsrailoğulları'nın ileri gelenlerini görmedin mi? Peygamberlerinden birine: "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. Peygamberleri:" Ya, savaş size farz olunca savaşmazsanız?" demişti. "Bizler neden Allah yolunda savaşmayalım ki, biz yurtlarımızdan ve oğullarımızdan uzaklaştırıldık" demişlerdi. Fakat üzerlerine savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç yüz çevirdiler. Allah, zalimleri şüphesiz bilir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَلَمْgörmedin mi?
تَرَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَىileri gelenlerini
ٱلْمَلَإِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنۢoğullarının
بَنِىٓAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِسْرَٰٓءِيلَİsrail
مِنۢsonra
بَعْدِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مُوسَىٰٓMusa'dan
إِذْhani
قَالُوا۟demişlerdi
لِنَبِىٍّۢPeygamberlerine
لَّهُمُonlar
ٱبْعَثْgönder
لَنَاbize
مَلِكًۭاbir hükümdar
نُّقَٰتِلْ(onun önderliğinde) savaşalım
فِىyolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
قَالَdedi
هَلْolurmu ki?
عَسَيْتُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِنeğer
كُتِبَyazılınca (farz kılınınca)
عَلَيْكُمُsize
ٱلْقِتَالُsavaş
أَلَّاsavaşmazsanız
تُقَٰتِلُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَالُوا۟dediler ki
وَمَاbizler
لَنَآAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَلَّاneden savaşmayalım
نُقَٰتِلَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyolunda
سَبِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah
وَقَدْoysa
أُخْرِجْنَاbiz çıkarılıp sürüldük
مِنyurtlarımızdan
دِيَٰرِنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأَبْنَآئِنَاve oğullarımız(ın arasın)dan
فَلَمَّاfakat
كُتِبَyazılınca
عَلَيْهِمُkendilerine
ٱلْقِتَالُsavaş
تَوَلَّوْا۟yüz çevirdiler
إِلَّاhariç
قَلِيلًۭاpek azı
مِّنْهُمْiçlerinden
وَٱللَّهُAllah
عَلِيمٌۢbilir
بِٱلظَّٰلِمِينَzalimleri

Ey Peygamber! Sana İsrâiloğulları'ndan olup Musa -aleyhisselam-’ın döneminden sonra gelen soyluların haberi ulaşmadı mı? Onlar kendi peygamberlerine şöyle deyince: "Bize bir hükümdar belirle ki; onunla beraber Allah yolunda savaşalım." Peygamberleri de onlara şöyle dedi: "Ben, Allah’ın size savaşı farz kılmasının ardından Allah yolunda savaşmamanızdan korkarım." Bunun üzerine onlar, kendileri hakkındaki kaygısını inkâr ederek şöyle dediler: "Allah yolunda savaşmamızı gerektiren şeylerin hepsi bizde bulunduğu halde bize ne engel olabilir? Düşmanlarımız bizi vatanlarımızdan çıkardı ve çocuklarımızı esir etti. Vatanlarımızı geri alıp esirlerimizi kurtarmak için savaşalım." Allah onlara savaşı farz kılınca da çok azı dışında vaadine vefa göstermeyerek yüz çevirdi. Allah emirlerinden yüz çeviren, kendisiyle yaptığı anlaşmayı bozan zalimleri çok iyi bilir. Bu yaptıklarından ötürü de onlara karşılığını verecektir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

247

وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكًۭا ۚ قَالُوٓا۟ أَنَّىٰ يَكُونُ لَهُ ٱلْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ أَحَقُّ بِٱلْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةًۭ مِّنَ ٱلْمَالِ ۚ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُۥ بَسْطَةًۭ فِى ٱلْعِلْمِ وَٱلْجِسْمِ ۖ وَٱللَّهُ يُؤْتِى مُلْكَهُۥ مَن يَشَآءُ ۚ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌۭ

Peygamberleri onlara, dedi ki: Allah, Tâlût’u size hükümdar gönderdi. O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha layığız. Ona, malca da bir bolluk verilmemiştir, dediler. Peygamber de: Allah, onu sizin üzerinize seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı. Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O, her şeyi bilendir, dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi ki
لَهُمْonlara
نَبِيُّهُمْpeygamberleri
إِنَّgerçekten
ٱللَّهَAllah
قَدْelbette
بَعَثَgönderdi
لَكُمْsize
طَالُوتَTalut'u
مَلِكًۭاhükümdar
قَالُوٓا۟dediler ki
أَنَّىٰnasıl
يَكُونُolabilir
لَهُonun
ٱلْمُلْكُhükümdarlık (mülk)
عَلَيْنَاbizim üzerimize
وَنَحْنُbiz
أَحَقُّdaha layıkız
بِٱلْمُلْكِhükümdarlığa
مِنْهُondan
وَلَمْve verilmemiştir
يُؤْتَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
سَعَةًۭgenişlik
مِّنَmaldan
ٱلْمَالِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَالَdedi
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
ٱصْطَفَىٰهُonu (hükümdar) seçti
عَلَيْكُمْsizin üzerinize
وَزَادَهُۥve onun artırdı
بَسْطَةًۭgücünü
فِىbilgisinin
ٱلْعِلْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْجِسْمِve cisminin
وَٱللَّهُAllah
يُؤْتِىverir
مُلْكَهُۥmülkünü
مَنkimseye
يَشَآءُdilediği
وَٱللَّهُAllah(ın)
وَٰسِعٌ(lutfu) geniştir
عَلِيمٌۭ(O herşeyi) bilendir

Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Şüphesiz Allah bayrağı altında onunla beraber savaşmanız için Tâlût'u size hükümdar kıldı.” Onların soyluları bu seçimi kınayıp itiraz ederek; “Biz hükümdarlığa ondan daha layık olduğumuz halde o, bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Çünkü o, bir hükümdarın oğlu değildir. Bu hükümdarlığında ona yardımcı olacak geniş bir servete de sahip değildir.” dediler. Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Muhakkak ki Allah, onu sizlerin üzerine hükümdar olarak seçti ve onun ilminin genişliğini ve bedensel gücünü artırdı." Allah mülkünü, hikmeti ve rahmetiyle dilediğine verir. Allah'ın lütfu çok geniştir, dilediğine verir, kullarından kimin müstahak olduğunu bilir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

248

وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌۭ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌۭ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Peygamberleri onlara, “Onun hükümdarlığının alameti, size sandığın gelmesidir. Onda Rabbinizden gelen bir huzur, Mûsâ ailesinin ve Hârûn ailesinin bıraktıklarından kalanlar vardır ve onu melekler taşır. Eğer iman etmişseniz, bunda sizin için apaçık delil vardır” dedi.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَقَالَve dedi ki
لَهُمْonlara
نَبِيُّهُمْpeygamberleri
إِنَّmuhakkak
ءَايَةَalameti
مُلْكِهِۦٓonun hükümdarlığının
أَنsize gelmesidir
يَأْتِيَكُمُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلتَّابُوتُ(Allah'ın Ahid sandığı) Tabut'un
فِيهِonun içinde
سَكِينَةٌۭbir huzur bulunan
مِّنRabbinizden
رَّبِّكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَبَقِيَّةٌۭve bir kalıntı
مِّمَّاgeriye bıraktığından
تَرَكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ءَالُailesinin
مُوسَىٰMusa
وَءَالُve ailesinin
هَٰرُونَHarun
تَحْمِلُهُtaşıdığı
ٱلْمَلَٰٓئِكَةُmeleklerin
إِنَّşüphesiz
فِىbunda
ذَٰلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَءَايَةًۭkesin bir alamet vardır
لَّكُمْsizin için
إِنeğer
كُنتُمiseniz
مُّؤْمِنِينَinanan kimseler

Peygamberleri onlara tekrar şöyle dedi: Onun sizin üzerinize hükümdar olarak seçildiğinin doğruluğunu gösteren alamet, Allah'ın, sandığı tekrar size geri döndürmesidir. -Bu, İsrâiloğulları'nın çok değer verdiği ve ellerinden alınmış bir sandıktır- Onunla beraber huzur vardır. Musa ve Harun ailesinin geriye bıraktığı asa ve levhaların olduğu bir sandıktır. Eğer gerçek Müminlerseniz, bu durumda sizin için apaçık alametler vardır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

249

فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلْجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبْتَلِيكُم بِنَهَرٍۢ فَمَن شَرِبَ مِنْهُ فَلَيْسَ مِنِّى وَمَن لَّمْ يَطْعَمْهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّىٓ إِلَّا مَنِ ٱغْتَرَفَ غُرْفَةًۢ بِيَدِهِۦ ۚ فَشَرِبُوا۟ مِنْهُ إِلَّا قَلِيلًۭا مِّنْهُمْ ۚ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ قَالُوا۟ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ ۚ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٍۢ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةًۭ كَثِيرَةًۢ بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Tâlût, ordusuyla birlikte ayrıldığında: "Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim sudan içerse benden değildir, sadece eliyle bir avuç almasından başka ondan tatmayan bendendir." dedi. Onlardan pek azı hariç o sudan içtiler. Nihayet Tâlût ve kendisiyle beraber iman edenler ırmağı geçince, ötekiler: "Bugün Câlût’a ve onun ordusuna karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Rablerine kavuşacaklarını düşünenler ise: "Nice sayıca az topluluklar, Allah’ın izni ile sayıca çok olan toplulukları yenmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir." dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَلَمَّاne zaman ki
فَصَلَayrıldığında
طَالُوتُTalut
بِٱلْجُنُودِordularla
قَالَdedi ki
إِنَّşüphesiz
ٱللَّهَAllah
مُبْتَلِيكُمsizi deneyecektir
بِنَهَرٍۢbir ırmakla
فَمَنkim
شَرِبَiçerse
مِنْهُondan
فَلَيْسَdeğildir
مِنِّىbenden
وَمَنve kim
لَّمْondan tadmazsa
يَطْعَمْهُAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَإِنَّهُۥşüphesiz o
مِنِّىٓbendendir;
إِلَّاdışında
مَنِkimsenin
ٱغْتَرَفَavuçlayan
غُرْفَةًۢbir avuç
بِيَدِهِۦeliyle
فَشَرِبُوا۟hepsi içtiler
مِنْهُondan
إِلَّاhariç
قَلِيلًۭاpek azı
مِّنْهُمْiçlerinden
فَلَمَّاnihayet
جَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçince
هُوَo (Talut)
وَٱلَّذِينَve kimseler
ءَامَنُوا۟iman eden
مَعَهُۥberaberindekiler
قَالُوا۟dediler
لَاgücümüz yok
طَاقَةَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَنَاbizim
ٱلْيَوْمَbugün
بِجَالُوتَCalut'a
وَجُنُودِهِۦve askerlerine karşı
قَالَdedi
ٱلَّذِينَkimseler
يَظُنُّونَkanaat getiren
أَنَّهُمelbette onların
مُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarına
ٱللَّهِAllah'a
كَمnice
مِّنtopluluk
فِئَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَلِيلَةٍaz olan
غَلَبَتْgalib gelmiştir
فِئَةًۭtopluluğa
كَثِيرَةًۢçok olan
بِإِذْنِizniyle
ٱللَّهِAllah'ın
وَٱللَّهُAllah
مَعَberaberdir
ٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Tâlût askerleriyle beraber o beldeden çıktığı zaman onlara şöyle dedi: "Allah sizi bir nehirle sınayacak. Kim ondan içerse o benim yolum üzerine değildir ve savaşta bana eşlik edemez. Her kim de ondan içmezse şüphesiz o benim yolum üzerinedir ve savaşta bana eşlik eder. Mecbur kalıp eliyle sadece bir avuç içen kimse ise müstesnadır, ona bir günah yoktur.” Askerlerin çok azı aşırı susuzlukla beraber su içmeyerek sabretti ve çoğunluğu nehirden içtiler. Tâlût ve onunla beraber olan Müminler nehri geçtiği zaman askerlerden bazıları: "Bizim bugün Câlût ve askerleriyle savaşmaya gücümüz yok" dediler. Kıyamet günü Allah'a kavuşacağından emin olanlar ise şöyle dediler: "Nice sayıları az mümin topluluk Allah'ın izni ve yardımıyla sayıları çok olan kâfir toplulukları yenmiştir. Zaferde ölçü, çoklukla değil imanladır. Allah sabreden kullarıyla beraberdir. Onlara destek olur ve yardım eder.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

250

وَلَمَّا بَرَزُوا۟ لِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦ قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًۭا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

Câlût ve ordusuna karşı çıktıklarında: "Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımıza sebat ver, bu kâfir topluma karşı bize yardım et, zafer ver!" dediler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَمَّاne zaman
بَرَزُوا۟karşılaşsalar
لِجَالُوتَCalut
وَجُنُودِهِۦve askerleriyle
قَالُوا۟şöyle dediler
رَبَّنَآRabbimiz
أَفْرِغْdök
عَلَيْنَاüzerimize
صَبْرًۭاsabır
وَثَبِّتْve sağlam tut
أَقْدَامَنَاayaklarımızı
وَٱنصُرْنَاve bize yardım et
عَلَىkarşı
ٱلْقَوْمِtopluluğuna
ٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Câlût ve askerlerinin karşısına çıktıkları zaman, dualarıyla Allah'a yönelerek şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Kalbimize oluk oluk sabır akıt ve ayaklarımızı sabit kıl ki, kaçmayalım ve düşmanlarımızın önünde yenilmeyelim. Kâfirlere karşı bize kuvvetin ve desteğinle yardım et!"

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir