Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Yûnus Sûresi 101–109. Ayetler

101–109. AyetlerSayfa 3 / 3
101

قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَمَا تُغْنِى ٱلْءَايَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍۢ لَّا يُؤْمِنُونَ

De ki: “Göklerde ve yerde neler var; bir bakın.” O âyetler ve korkutmalar, iman etmeyecek bir topluluğa fayda vermez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلِde ki
ٱنظُرُوا۟bir bakın
مَاذَاneler olduğuna
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
وَمَاbir şey kazandırmaz
تُغْنِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْءَايَٰتُayetler
وَٱلنُّذُرُve uyarılar
عَنbir topluluğa
قَوْمٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
لَّاiman etmeyen
يُؤْمِنُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- Sana ayetlerden soran müşriklere de ki: Göklerde ve yerde Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden ayetlere bakın da ibret alın! Küfürde ısrar etmeleri sebebi ile iman etmeye istekli olmayan bir kavme ayetlerin ve kesin kanıtların indirilmesi ve peygamberlerin gönderilmesi fayda vermez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

102

فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِهِمْ ۚ قُلْ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Kendilerinden önce gelip geçmişlerin (başlarından geçen azap) günlerinin bir benzerini mi bekliyorlar? (Öyle mi?) Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim, de!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
فَهَلْmı?
يَنتَظِرُونَbekliyorlar
إِلَّاbaşkasını
مِثْلَbenzerinden
أَيَّامِ(başlarına gelen) günlerin
ٱلَّذِينَgeçmiş olanların
خَلَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنkendilerinden önce
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قُلْde ki
فَٱنتَظِرُوٓا۟bekleyin bakalım
إِنِّىşüphesiz ben de
مَعَكُمsizinle birlikte
مِّنَbekleyenlerdenim
ٱلْمُنتَظِرِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

O yalanlayıcılar Allah'ın, (peygamberleri) yalanlayan daha önceki ümmetleri uğrattığına benzer bir azabı mı bekliyorlar? -Ey Peygamber!- Onlara de ki: Allah'ın azabını bekleyin! Şüphesiz ben de sizinle birlikte Rabbimin vaadini bekleyenlerdenim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

103

ثُمَّ نُنَجِّى رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Sonra biz rasûllerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İman edenleri kurtarmak üzerimize bir haktır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ثُمَّSonra
نُنَجِّىkurtarırız
رُسُلَنَاpeygamberlerimizi
وَٱلَّذِينَve kimseleri
ءَامَنُوا۟iman eden(leri)
كَذَٰلِكَişte böyle
حَقًّاbir haktır
عَلَيْنَاüzerimize
نُنجِkurtarmak
ٱلْمُؤْمِنِينَMü'minleri

Sonra onların (yalanlayanların) üzerine azabımızı indiririz ve peygamberlerimizi ve onlarla birlikte iman edenleri ise kurtarırız. Onlara (iman edenlere), kavimlerine isabet eden (ceza) isabet etmez. İşte o peygamberleri ve onlara iman eden Müminleri (daha önce) kurtardığımız gibi Allah'ın resulü (Muhammed) -sallallahu aleyhi ve sellem-'i ve onunla birlikte iman eden Müminleri de kurtarmak bizim üzerimize sabit olan bir haktır.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

104

قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى شَكٍّۢ مِّن دِينِى فَلَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِنْ أَعْبُدُ ٱللَّهَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُمْ ۖ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

De ki: Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz; bilin ki ben Allah’tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmem, ancak sizi öldürecek olan Allah’a ibadet ederim. Ben, Müminlerden olmakla emrolundum.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلنَّاسُinsanlar
إِنeğer
كُنتُمْiseniz
فِىiçinde
شَكٍّۢbir kuşku
مِّنbenim dinimden
دِينِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَلَآ(bilin ki)
أَعْبُدُben tapmıyorum
ٱلَّذِينَşeylere
تَعْبُدُونَsizin taptıklarınız
مِنbaşka
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'tan
وَلَٰكِنْancak
أَعْبُدُkulluk ederim
ٱللَّهَAllah'a
ٱلَّذِىsizin canınızı alacak olan
يَتَوَفَّىٰكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَأُمِرْتُve ben emrolundum
أَنْolmakla
أَكُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنَmü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- De ki; Ey insanlar! Sizler, benim sizi çağırdığım dinimden ki o tevhit dinidir şüphe ediyorsanız, ben sizin dininizin bozuk olduğu hususunda kesin inanca sahibim ve sizin dininize tabi olmam. Ve ben sizin, Allah'tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmem (tapmam). Fakat ben, sizi öldürecek olan Allah'a ibadet ederim. Yüce Allah bana kendisine dini halis kılarak iman edenlerden olmamı emretti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

105

وَأَنْ أَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًۭا وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Yüzünü dine hanif olarak döndür, sakın müşriklerden olma!

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَأَنْve
أَقِمْçevir
وَجْهَكَyüzünü
لِلدِّينِdine
حَنِيفًۭاhanif olan
وَلَاve
تَكُونَنَّolma
مِنَortak koşanlardan
ٱلْمُشْرِكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

Ve Rabbim bana, hak din üzere olmamı emredip beni, sapmış olan bütün dinlerden uzaklaştırarak hak din üzerinde sabit kıldı. Ve kendisine ortak koşanlardan olmamı bana yasak etti.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

106

وَلَا تَدْعُ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَ ۖ فَإِن فَعَلْتَ فَإِنَّكَ إِذًۭا مِّنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Allah’ı bırakıp, sana fayda da zarar da veremeyecek olan şeylere dua edip yalvarma! Eğer böyle yaparsan kesinlikle zalimlerden olursun.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَلَاve
تَدْعُtapma
مِنbırakıp
دُونِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAllah'ı
مَاşeylere
لَاsana yararı dokunmayan
يَنفَعُكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَاne de
يَضُرُّكَsana zararı dokunmayan
فَإِنeğer
فَعَلْتَböyle yaparsan
فَإِنَّكَşüphesiz sen
إِذًۭاo zaman
مِّنَzalimlerden olursun
ٱلظَّٰلِمِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Peygamber!- (Faydanın ve zararın sahibi olan) Allah'ın dışında herhangi bir zarar yahut fayda vermeye sahip olmayan putlara ve bunun dışındaki şeylere sakın dua edip yalvarma! Eğer onlara ibadet edersen şüphesiz sen, Allah'ın ve kendi nefislerinin hakkını çiğneyip haddi aşan zalimlerden olursun.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

107

وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّۢ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ ۖ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍۢ فَلَا رَآدَّ لِفَضْلِهِۦ ۚ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Allah sana bir zarar dokundurursa onu O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir iyilik dilerse; O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَإِنeğer
يَمْسَسْكَsana verirse
ٱللَّهُAllah
بِضُرٍّۢbir sıkıntı
فَلَاyoktur
كَاشِفَgiderecek
لَهُۥٓonu
إِلَّاbaşka
هُوَO'ndan
وَإِنve eğer
يُرِدْكَsenin için dilerse
بِخَيْرٍۢbir iyilik
فَلَاyoktur
رَآدَّgeri çevirecek
لِفَضْلِهِۦO'nun lütfunu
يُصِيبُverir
بِهِۦbunu
مَنkimseye
يَشَآءُdilediği
مِنْkullarından
عِبَادِهِۦAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَهُوَve O
ٱلْغَفُورُbağışlayıcıdır
ٱلرَّحِيمُmerhamet edicidir

-Ey peygamber!- Eğer Yüce Allah senin başına bir musibet verecek olursa ve musibetin senden uzaklaşmasını istersen, onu senden Allah -Subhânuhu ve Teâlâ-'dan başkası uzaklaştıracak değildir. Eğer Yüce Allah, sana bir iyilik dilerse O'nun dilediği iyiliği kimse engelleyemez. O, iyiliği kullarından dilediğine eriştirir. O'nu bu hususta zorlayacak yoktur. O kullarından, tövbe edenlere karşı merhamet edendir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

108

قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ ۖ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۖ وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍۢ

De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.''

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
يَٰٓأَيُّهَاEy
ٱلنَّاسُinsanlar
قَدْmuhakkak
جَآءَكُمُsize gelmiştir
ٱلْحَقُّhak
مِنRabbinizden
رَّبِّكُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَمَنِkim
ٱهْتَدَىٰhidayet bulursa
فَإِنَّمَاşüphesiz
يَهْتَدِىhidayet bulmuştur
لِنَفْسِهِۦkendi yararına
وَمَنve kim de
ضَلَّsapıtırsa;
فَإِنَّمَاşüphesiz
يَضِلُّsapıtmıştır
عَلَيْهَاkendi aleyhine
وَمَآdeğilim
أَنَا۠ben
عَلَيْكُمsizin üzerinize
بِوَكِيلٍۢbir vekil

-Ey Peygamber!- De ki: Ey insanlar! Size, Rabbinizden indirilmiş olan Kur'an gelmiştir. Kim hidayete gelir ve Kur'an'a iman ederse bu yaptığının karşılığı fayda olarak kendisine döner. Çünkü Allah -Subhânehu ve Teâlâ-, kullarının yaptıkları ibadetlere ihtiyaç duymaz. Kim de saparsa, onun sapması da sapan kimsenin kendi aleyhinedir. Kullarının günahları Allah'a hiçbir zarar veremez. Ve de ki ben, amellerinizi koruyacak ve sizi amellerinize göre hesaba çekecek değilim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

109

وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَٱصْبِرْ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ ۚ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ

(Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَٱتَّبِعْuy
مَاşeye
يُوحَىٰٓvahyedilen
إِلَيْكَsana
وَٱصْبِرْve sabret
حَتَّىٰkadar
يَحْكُمَhükmünü verinceye
ٱللَّهُAllah
وَهُوَve O
خَيْرُen hayırlısıdır
ٱلْحَٰكِمِينَhüküm verenlerin

-Ey Peygamber!- Rabbinden sana vahyolunana uy ve onunla amel et. Kavminden sana karşı çıkanların eziyetlerine karşı ve tebliğ etmekle emrolunduğun şey üzerinde sabırlı ol. Ta ki, Rabbinin dünyada onlara karşı sana olan yardımı ve küfür üzere ölürlerse ahirette onlar için olan azabı ile hükmedinceye kadar bu şekilde yapmaya devam et.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir