Ana içeriğe geç
Ayet ve Sure

Yûsuf Sûresi 101–111. Ayetler

101–111. AyetlerSayfa 3 / 3
101

۞ رَبِّ قَدْ ءَاتَيْتَنِى مِنَ ٱلْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِى مِن تَأْوِيلِ ٱلْأَحَادِيثِ ۚ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَنتَ وَلِىِّۦ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۖ تَوَفَّنِى مُسْلِمًۭا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.

Ayet sayfası →
Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
رَبِّRabbim
قَدْgerçekten
ءَاتَيْتَنِىbana verdin
مِنَmülk
ٱلْمُلْكِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَعَلَّمْتَنِىve bana öğrettin
مِنyorumunu
تَأْوِيلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْأَحَادِيثِdüşlerin
فَاطِرَyaratıcısı
ٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerin
وَٱلْأَرْضِve yerin
أَنتَsensin
وَلِىِّۦbenim velim
فِىdünyada
ٱلدُّنْيَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْءَاخِرَةِve ahirette
تَوَفَّنِىbeni öldür
مُسْلِمًۭاmüslüman olarak
وَأَلْحِقْنِىve beni kat
بِٱلصَّٰلِحِينَiyilere

Sonra Yusuf Rabbine dua etti ve şöyle dedi: "Rabbim, bana Mısır'ın mülkünü verdin, rüyanın tabirini öğrettin. Ey gökleri ve yeri bir benzeri olmadan yoktan var edip yaratan! Sen, dünya ve ahiret hayatında bütün işlerimi üstlenensin. Ömrüm bittiğinde benim canımı Müslüman olarak al. Beni cennetin en üst mertebesi olan Firdevs'te salih peygamberler olan atalarım ve diğerlerine ilhak et."

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

102

ذَٰلِكَ مِنْ أَنۢبَآءِ ٱلْغَيْبِ نُوحِيهِ إِلَيْكَ ۖ وَمَا كُنتَ لَدَيْهِمْ إِذْ أَجْمَعُوٓا۟ أَمْرَهُمْ وَهُمْ يَمْكُرُونَ

(Ey Muhammed!) İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa onlar (Yûsuf’un kardeşleri) hile yaparak işlerini kararlaştırdıkları zaman sen yanlarında değildin.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
ذَٰلِكَbu
مِنْhaberlerindendir
أَنۢبَآءِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْغَيْبِgayb
نُوحِيهِvahyettiğimiz
إِلَيْكَsana
وَمَاdeğildin
كُنتَsen
لَدَيْهِمْonların yanında
إِذْzaman
أَجْمَعُوٓا۟toplandıkları
أَمْرَهُمْyapacakları işleri için
وَهُمْve onlar
يَمْكُرُونَtuzak kurarlarken

-Ey Resul- Yusuf ve kardeşlerinin kıssasını sana vahyediyoruz. Senin bu kıssa hakkında hiç bir ilmin yoktu. Yusuf'un kardeşleri onu kuyunun dibine atmak için karar aldıklarında ve bunun için hileler kurduklarında sen orda değildin. Ancak biz bunları sana vahyettik.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

103

وَمَآ أَكْثَرُ ٱلنَّاسِ وَلَوْ حَرَصْتَ بِمُؤْمِنِينَ

Sen ne kadar şiddetle arzu etsen de insanların çoğu iman etmezler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآve değildir
أَكْثَرُçoğu
ٱلنَّاسِinsanların
وَلَوْama
حَرَصْتَne kadar istesen de
بِمُؤْمِنِينَinanacak

-Ey Resul!- Onların iman etmeleri için sen ne kadar çalışıp çabalasan da insanların çoğu iman etmezler. Üzülüp kendini helak etme!

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

104

وَمَا تَسْـَٔلُهُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۚ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ

Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاsen istemiyorsun
تَسْـَٔلُهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَيْهِbuna karşılık
مِنْbir
أَجْرٍücret
إِنْO
هُوَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاsadece
ذِكْرٌۭbir öğüttür
لِّلْعَٰلَمِينَbütün alemler için

Eğer akıl etseydiler sana iman ederlerdi. Çünkü sen -Ey Resul!- Kur'an'dan ve davet ettiğin şeyden dolayı onlardan bir karşılık talep etmedin. Kur'an bütün insanlara öğütten başka bir şey değildir.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

105

وَكَأَيِّن مِّنْ ءَايَةٍۢ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

Göklerde ve yerde nice ayetler/deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَكَأَيِّنnice var ki
مِّنْayet(ler)
ءَايَةٍۢAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىgöklerde
ٱلسَّمَٰوَٰتِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَٱلْأَرْضِve yerde
يَمُرُّونَuğrarlar da
عَلَيْهَاyanlarına
وَهُمْve onlar
عَنْهَاondan
مُعْرِضُونَyüzlerini çevirirler

Göklerde ve yerde yayılmış halde Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın birliğine delalet eden çokça ayetler vardır. İnsanlar onların üzerinden geçer onları düşünüp ibret almadan yüz çevirirler. Onlara bakmadan geçip giderler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

106

وَمَا يُؤْمِنُ أَكْثَرُهُم بِٱللَّهِ إِلَّا وَهُم مُّشْرِكُونَ

Onların çoğu Allah’a ancak şirk koşarak iman ederler.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَاve
يُؤْمِنُinanmazlar
أَكْثَرُهُمonların çoğu
بِٱللَّهِAllah'a
إِلَّاdışında
وَهُمonlar
مُّشْرِكُونَortak koşmaları

İnsanların çoğu yüce Allah'ın yaratıcı, rızık veren, yaşatan, öldüren olduğuna iman ederler. Ancak O'nunla birlikte putlara ve ilah edindikleri diğer varlıklara ibadet ederler. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın oğlu olduğunu iddia ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

107

أَفَأَمِنُوٓا۟ أَن تَأْتِيَهُمْ غَٰشِيَةٌۭ مِّنْ عَذَابِ ٱللَّهِ أَوْ تَأْتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةًۭ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
أَفَأَمِنُوٓا۟onlar emin midirler?
أَنkendilerine gelmeyeceğinden
تَأْتِيَهُمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
غَٰشِيَةٌۭsargın bir belanın
مِّنْazabından
عَذَابِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱللَّهِAlah'ın
أَوْveya
تَأْتِيَهُمُkendilerine gelmeyeceğinden
ٱلسَّاعَةُO sa'atin
بَغْتَةًۭansızın
وَهُمْve onlar
لَاhiç
يَشْعُرُونَfarkında değillerken

Bu müşrikler dünyada onları yerin dibine batıracak ve def edemeyecekleri azaptan ya da aniden kıyametin kopmasından emin mi oldular.? Onlar kıyametin gelmesini hissetmiyorlar ki onun için hazırlık yapsınlar. Bunun için mi iman etmiyorlar?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

108

قُلْ هَٰذِهِۦ سَبِيلِىٓ أَدْعُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ ۚ عَلَىٰ بَصِيرَةٍ أَنَا۠ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِى ۖ وَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

De ki: Bu, benim yolumdur, ben ve bana uyanlar basiretle Allah’a davet ederiz. Allah’ı tenzih ederim. Ben müşriklerden değilim.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
قُلْde ki
هَٰذِهِۦişte budur
سَبِيلِىٓbenim yolum
أَدْعُوٓا۟da'vet ederim
إِلَىAllah'a
ٱللَّهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
عَلَىٰbasiretle
بَصِيرَةٍAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَنَا۠ben
وَمَنِve kimseler
ٱتَّبَعَنِىbana uyan(lar)
وَسُبْحَٰنَve şanı yücedir
ٱللَّهِAllah'ın
وَمَآve değilim
أَنَا۠ben
مِنَortak koşanlardan
ٱلْمُشْرِكِينَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Rasûl!- Davet ettiğin kimselere de ki: Bu benim insanları apaçık delil ile davet ettiğim yolumdur. Bana tabi olanlar, benim yolumu izleyenler ve sünnetim üzerine hareket edenler de bu yola davet ederler. Allah -Subhânehû ve Teâlâ-, kendisine nispet ettikleri kemalini nefyeden celaline yakışmayan hususlardan münezzehtir. Allah'a şirk koşanlardan değilim. Bilakis ben, Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'yı tevhid eden birleyenlerdenim.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

109

وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًۭا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ ۗ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۗ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌۭ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Biz senden önce de, şehirler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
وَمَآgöndermedik
أَرْسَلْنَاAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
مِنsenden önce
قَبْلِكَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
إِلَّاbaşka
رِجَالًۭاerkeklerden
نُّوحِىٓvahyettiğimiz
إِلَيْهِمkendilerine
مِّنْhalkından
أَهْلِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْقُرَىٰٓkentler
أَفَلَمْhiç gezmediler mi?
يَسِيرُوا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فِىyeryüzünde
ٱلْأَرْضِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
فَيَنظُرُوا۟görsünler
كَيْفَnasıl
كَانَolduğunu
عَٰقِبَةُsonunun
ٱلَّذِينَkimselerin
مِنkendilerinden önceki
قَبْلِهِمْAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَلَدَارُve yurdu
ٱلْءَاخِرَةِahiret
خَيْرٌۭdaha iyidir
لِّلَّذِينَkorunanlar için
ٱتَّقَوْا۟Anlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
أَفَلَاaklınızı kullanmıyor musunuz?
تَعْقِلُونَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.

-Ey Resul!- Senden önce insanlardan sadece erkek olan peygamberler gönderdik, melek göndermedik. Sana vahyettiğimiz gibi onlara da vahyettik. Onlar çöl halkı olan bedeviler değil şehir halkıydı. Kavimleri onları yalanladı, biz de onları helak ettik. Seni yalanlayanlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce yalanlayanların sonu nasıl oldu düşünüp ibret almazlar mı? Ahiret yurdundaki nimetler dünyada Allah'tan korkan takva sahipleri için daha hayırlıdır. Emirlerini yerine getirip -bunun en büyüğü iman etmektir- yasaklarından sakınarak -bunun en büyüğü Allah'a şirk koşmaktır- Allah'tan korkmanın sizin için daha hayırlı olduğunu akıl etmeyecek misiniz?

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

110

حَتَّىٰٓ إِذَا ٱسْتَيْـَٔسَ ٱلرُّسُلُ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ قَدْ كُذِبُوا۟ جَآءَهُمْ نَصْرُنَا فَنُجِّىَ مَن نَّشَآءُ ۖ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُنَا عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Nihayet peygamberler (kendilerini yalanlayanların imanlarından) ümitlerini kesip de yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise suçlular topluluğundan geri çevrilemez.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
حَتَّىٰٓhatta
إِذَاne zaman ki
ٱسْتَيْـَٔسَumutlarını kestiler
ٱلرُّسُلُelçiler
وَظَنُّوٓا۟ve sandılar
أَنَّهُمْkendilerinin
قَدْgerçekten
كُذِبُوا۟yalanlandıklarını
جَآءَهُمْonlara geldi
نَصْرُنَاyardımımız
فَنُجِّىَve kurtarıldı
مَنkimseler
نَّشَآءُdilediğimiz
وَلَاasla
يُرَدُّgeri çevrilmez
بَأْسُنَاazabımız
عَنِtopluluğundan
ٱلْقَوْمِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
ٱلْمُجْرِمِينَsuçlular

(Kavimlerine) gönderdiğimiz peygamberlerin düşmanlarına mühlet verdik. Onlara istidrâc olması için ( azaplarını arttırmak için kendisine isyan edenlere Allah'ın nimetlerini arttırmasıdır) cezalarını vermekte acele etmiyoruz. Onların helak olması geciktiğinde peygamberler onların helak olmasından ümitlerini kestiler. Kâfirler kendilerine gönderilen resullerin yalancılar için vadettikleri azabın ve Müminlerin kurtulmasının yalan olduğunu zannettiklerinde resullerimize yardımımız geldi. Yalancılar için meydana gelecek helaktan resulleri ve Müminleri kurtardık. Günahkâr topluluğa azabımızı indirdiğimizde bunu onlardan kimse geri çeviremez.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir

111

لَقَدْ كَانَ فِى قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌۭ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ ۗ مَا كَانَ حَدِيثًۭا يُفْتَرَىٰ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَىْءٍۢ وَهُدًۭى وَرَحْمَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يُؤْمِنُونَ

Andolsun ki, onların kıssalarında akıl sahipleri için ibret vardır. Kur’an, uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi ayrı ayrı açıklayan ve iman eden bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir.

Tefsir Özeti / Kelime Kelime Anlam
لَقَدْelbette
كَانَvardır
فِىAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
قَصَصِهِمْonların hikayelerinde
عِبْرَةٌۭibret
لِّأُو۟لِىsahipleri için
ٱلْأَلْبَٰبِakıl
مَا(bu) değildir
كَانَAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
حَدِيثًۭاbir söz
يُفْتَرَىٰuydurulacak
وَلَٰكِنancak
تَصْدِيقَdoğrulanmasıdır
ٱلَّذِىkimsenin
بَيْنَkendinden öncekinin
يَدَيْهِAnlamı bitişik kelimeyle birlikte verilmiştir.
وَتَفْصِيلَve açıklamasıdır
كُلِّher
شَىْءٍۢşeyin
وَهُدًۭىve bir hidayettir
وَرَحْمَةًۭve rahmettir
لِّقَوْمٍۢtoplumlar için
يُؤْمِنُونَinanan

Peygamberlerin ümmetlerinin, Yusuf ve kardeşlerinin kıssalarında aklı selim sahipleri için öğütler vardır. Kur'an, Allah adına yalan ve uydurma sözü içermez. Ancak Allah katından indirilen semavi kitapları tasdik eden, hüküm ve kuralların açıklanmasında ihtiyaç duyulan her şeyi tafsilatlı bir şekilde açıklayandır. Her hayır için yol gösterici ve kendisine iman eden topluluk için bir rahmettir. İşte bu kimseler onda bulunandan istifade ederler.

Kaynak: QuranEnc — Muhtasar Tefsir